CHP’de devam eden ön seçim tartışmalarına ilişkin konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, geçmişte ön seçim yaptırmayanların şimdi ön seçim istediğini söyledi. Ön seçim vurgusu yapan Başkan Kurt, “Eskişehir’de kontenjan aday olmamalı” dedi.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, İstikbal Gazetesi Genel Koordinatörü Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. Belediye meclis toplantısında CHP’li Ali Haydar Çelik’in grup kararına aykırı olarak çekimser oy kullanmasına ilişkin herhangi bir girişimde bulunup bulunmayacağı hakkında konuşan Başkan Kurt, kimseyi şikayet etmeyeceğini söyledi. Hakim huzurunda ön seçin vurgusu yapan Başkan Kurt, Eskişehir’de kontenjan milletvekili adayı olmaması gerektiğini de belirtti.
Yerel seçimlerin üzerinden iki yıl geçti. Bu iki yılınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
31 Mart 2024’ten bu yana Odunpazarı Belediyesi’nde taahhüt etiğimiz vizyon projeler diye sunduğumuz 25 projemiz vardı. İlk yıl bunun 12-13’üne başladık ve gerçekleştirdik. 2025 döneminde buna bazılarını daha ekledik. Yani şu anda önümüzdeki beş yıl için taahhüt ettiğimiz işlerin yüzde 80’nine yakınını gerçekleştirmiş ya da başlamış bulunmaktayız. O nedenle bizim için iki yıl verimli geçti. Ve bu iki yıl içinde Odunpazarı Belediyesi’ni borcu olmayan, ekonomik sıkıntısı olmayan bir belediye haline getirdik. O nedenle başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Zaten bu konuda çeşitli şirketlerin yaptığı kamuoyu yoklamalarında da Odunpazarı Belediyesi Türkiye genelinde önde çıkan belediyeler arasında sayılıyor. Demek ki karşılığını aldık, diye düşünüyorum.

‘’TARTIŞMANIN ANLAMI YOK’’
Belediyenin yanındaki arsa üzerinden bir tartışma yaşandı mecliste. “Belediye hizmet binası diye kamulaştırılan araziye ticaret merkezi yapılacak” eleştirileri oldu. Ali Haydar Çelik’in çekimser oy kullanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben bir meclis üyesinin pozisyonunu kamuoyunun önünde değerlendirmem. Çünkü bu parti içi meseledir. Bir sıkıntı varsa gelip meclis grubunda ve mecliste konuşulur. Bu arkadaşımız böyle yapmadı. Dikkat ederseniz biz meclisteki oylamadan sonra da hiç sesimizi çıkarmadık. O konuda tartışma yaratmadık ama o tekrar sosyal medyada paylaşmaya başladı. Bunların parti disiplini açısından doğru şeyler olmadığını düşünüyorum. Parti ya da partililer buna göre gereğini yapacaktır. O, zamanı gelince belli olur. Bunu tartışmanın bir anlamı yoktur.
“BEN HİÇ KİMSEYİ ŞİKÂYET ETMEM”
Talat Yalaz, “Muhatapları gerekli başvuruyu yaparsa biz de gereğini yaparız” dedi. Siz bir başvuru yapacak mısınız?
Muhatap ben değilim. Muhatap parti. Partinin grup başkanı ilçe başkanıdır. İl başkanı bütün grupların başkanıdır. Dolayısıyla parti bu konuda bir rahatsızlık duyuyorsa gereken işlemi yapar. Ben çıkıp da hiç kimseyi şikâyet etmem. Siyaseten bir tercihtir. Hiç kimsenin tercihine de karışmam. Ama bundan sonraki siyasi çalışmalarımda da ona göre davranırım.
“METİN GÜLER BENİM MUHATABIM DEĞİL”
Meclis’te ETO’nun fuarlarına ve Metin Güler’e yönelik eleştirileriniz oldu. Metin Güler de sizin Eskişehir’e kötülük yaptığınızı söyledi. Metin Güler’in açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Metin Bey zaman zaman benimle ilgili polemikler yapmaya çalışıyor. Ama benim muhatabım Metin Bey değil. O Ticaret Odası’nın seçimlerinde seçmene yönelik mesajlar veriyor. Şu çelişkiye dikkat çekiyorum ben: Bizim burada yapmış olduğumuz festivaller Eskişehirspor yararına. Çok net. Bu inkar edilemez. Eskişehirspor’a hem katkı vermeyecekler hem burada yapılan festivali eleştirecekler. Ama kendileri Karavan Fuarı diye yaptıkları fuarda Eskişehir esnafının sattığı bütün ürünleri sattıracaklar. Bu çelişkidir. İkinci çelişki, başka bir dernekler federasyonu Cumhuriyet Meydanı’nda yöresel festival yaptı. Bu arkadaşlar o festivalin açılış töreninde kurdele kestiler. Onun için samimi bulmuyorum. Dolayısıyla da fazla da ciddiye almıyorum.
“HAYDAR ÇORUM’UN YÜZÜNE SÖYLEYEMEYECEĞİMİ KAMUOYUNA SÖYLEMEM”
Ahmet Ataç’ın DSP’li Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum’a yönelik “Çakma CHP’li” söylemi ve eleştirileri oldu. Bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz? Haydar Çorum, CHP’ye geçmeli miydi?
Kimin hangi siyaset içinde kalacağına, hangi partide kalacağına kendisi karar verir. Ama ben şunu vurgulamak isterim: Sayın Haydar Çorum’un yüzüne karşı söyleyemeyeceğim hiçbir şeyi kamuoyuna söylemem. Dolayısıyla ben daha önce bunları konuştum yüz yüze. Haydar Bey’in CHP’ye geçmesi gerekir. CHP bütün Türkiye’de belediyeleri kazanırken Mihalıççık’ta aday çıkarmamıştır. Bu acizliğinden değildir. CHP’nin büyüklüğünden kaynaklanır. Haydar Bey bunu kavrayamamış diye düşünüyorum.
Ayşe Ünlüce, “Ön seçim hakim huzurunda olmalıdır” diye çok net bir cümle kullandı. Siz ön seçimin yöntemi ile ilgili ne söylersiniz?
Bizim tüzüğümüzde ön seçim dendiği zaman onun bütün üyenin katılımıyla hakim denetiminde bir ön seçim olduğu yazıyor. Artık bunun ayrıca şöyle olması gerekir, böyle olması gerekir diye bir tartışmanın anlamı yoktur. Ön seçim genel merkezin koyacağı inisiyatifin dışında bir gelişmedir. Herkes aday olabilir. Herkes bu seçimin sonucuna saygı göstermelidir. Ben artık daha ön seçim ama hakim denetiminde, ön seçim ama şöyle… Öyle bir tartışma yok. Tüzük açık. Tüzükte diyor ki, ön seçim hakim denetiminde bütün üyenin katılımıyla olur. Bitti.
“23 BİN KİŞİNİN BELİRLEDİĞİ BİR KİŞİNİN BELİRLEDİĞİNDEN İYİDİR”
CHP’nin en sağlıklı aday profili ön seçim ile mi belirlenir? CHP tabanının seçtiği isimlerin kamuoyunda karşılığı olacak mı?
En sağlıklı derken beklentimiz ne kastımız ne o tartışılır. Ama bir kişinin ya da üç kişinin belirleyeceği aday listesinden 23 bin kişinin belirleyeceği liste daha tabana uygundur, daha elverişlidir, parti tabanını daha çok hareketlendirir diye düşünüyorum. Ön seçimde herkesin uzman seçmek gibi bir derdi yok. Biz siyasetçi seçeceğiz. Uzmanı bulmak genel merkezin işidir. Kontenjanı vardır, bazı sıraları boş bırakma şansı ihtimali yetkisi vardır. Onlar onu ayarlar, ayarlamalıdır.
“ESKİŞEHİR’DE KONTENJAN ADAY OLMAMALI”
Eskişehir için bir kontenjan aday olur mu?
Olmasın. Niye olsun! Şimdiye kadar hep oldu. Şimdi olmayıversin. Milletvekili adayını parti tabanının belirlemesi parti tabanının daha çok çalışmasını sağlar. Yoksa şimdiye kadar ki tespitlerde ne oldu? Ankara’dan bir liste geldi. O liste Ankara’ya nasıl gitti, o işin ayrı tarafı. O listeyi bazı arkadaşlar beğendi, bazı arkadaşlar beğenmedi. Beğenmeyene “niçin beğenmiyorsun?” demek gibi bir hakkımız yok.
“ESKİŞEHİR’İ DİZAYN EDEYİM DİYE HASTALIKLI BİR KAFAM YOK”
Genel merkezle olan ilişkilerinizden kaynaklı bundan sonraki süreçte Eskişehir’de belirleyici olacağınız ya da olmak istediğiniz söyleniyor. Hatta Kazım Kurt, Eskişehir’in yeni Yılmaz Büyükerşen’i gibi yorumlar yapılıyor. Bunları nasıl görüyorsunuz?
Hiç katılmıyorum. Kazım Kurt demokrat bir adamdır. Partinin demokrasi ile yönetilmesini sonuna kadar savunan, gerekirse genel başkanlarla bile kavga edebilen bir politik kişidir. Benim Eskişehir’i ben yöneteyim, Eskişehir’i ben dizayn edeyim diye hastalıklı bir kafam yok. Ben herkesle çalışırım. Herkesle çalışmalıyız. Bu partinin üye beyannamesinin altına imza atan 23 bin üyesinin 23 bini de benim dostumdur, yoldaşımdır, arkadaşımdır. Dolayısıyla birini diğerinden daha çok severim, biriyle diğerinden daha çok çalışırım ya da biri benim dediğimi daha çok yapar diye bir hastalığa kapılmadım şükür. Bundan sonra da böyle bir derdim yoktur. Kim listede olursa olsun ben partinin iktidar olması için çalışan birisiyim.
“ÖN SEÇİM YAPTIRMAYANLAR ŞİMDİ ÖN SEÇİM İSTİYOR”
Yani listeleri belirleme gibi bir kaygınız yok…
Bu hastalıktan parti kurtulsun istiyorum ben yıllardır. Şunu çok net söylemekte yarar var: Şu anda partide muhalefet yapmaya çalışanların, parti içi muhalefeti canlandırmaya çalışanların tamamı eskiden il başkanıydı, ilçe başkanıydı, yöneticiydi ve onların zamanında seçimler oldu. Hiçbiri ön seçim istemedi. Şimdi konuşuyorlar. Ben bunu da çok komik buluyorum. Siz il başkanıyken ön seçim yaptıramamışsınız, şu anda diyorsunuz ön seçim yapılmazsa olmaz. Siz niye yaptıramadınız? Yaptıraydınız. Kavga edeydiniz. Mücadelesini yapaydınız.
“AYŞE HANIM’LA İLGİLİ SPEKÜLASYONLARI REDDEDİYORUM”
Sizin Ayşe Ünlüce ile aranızda gizli bir rekabet olduğuna dair paylaşımlar yapılıyor. Böyle bir rekabet söz konusu mu?
Ben asla böyle bir şeyi üstüme almam. Hangi belediye başkanları aleyhte çalışıyordur onu bilemem. Ama ben bir parti disiplini içinde Büyükşehir Belediye Başkanımızın başarılı olması için her türlü çalışmayı yaparım. Rekabet içine girmek gibi bir hastalığa da kapılmam. Üç yıllık bir süre var. Üç yıllık süre içinde neler olur neler olur. Onun için böyle hayal de kurmam. Ben dediğim gibi gerçekçi bir politikacıyım. Ayşe Hanım başarılı bir belediye başkanı. Eskişehir’de ciddi bir oyla seçim kazanmış. O seçim kazanmasında bizim de iyi kötü katkımız vardır, payımız vardır. Biz ekip olarak çalışıyoruz. Hiç kimse Kazım Kurt’tan kişisel bir hırsla hareket etmesini beklemesin. Ben bu işleri aşmışım. Benim partinin iktidar olmasından başka hiçbir düşüncem yoktur. Türkiye’de iktidar olmadıktan sonra üçüncü kez, beşinci kez belediye başkanı olmuşsunuz hiçbir işe yaramaz. O nedenle Ayşe Hanım’la ilgili yapılan bu spekülasyonların tamamını reddediyorum.
“AYŞE HANIMLA ASLA TARTIŞMAM”
Bunu yapanların kötü niyetli olduğunu biliyorum. Var, çünkü kimin yalanının nereden çıktığını, hangi dumanın nereden estiğini biz biliyoruz, görüyoruz. Eskişehir küçücük bir yer. Ben bu tür işlerde yokum. Benim derdim başarılı bir yönetim sergileyerek buradaki uygulamalarımızın iktidara örnek olması gerektiğini, iktidarda da bunların bu işi becerebileceğini insanları ikna etmek gerektiğini düşünerek hareket ediyorum. Kusura bakmasınlar, Ayşe Hanım’la asla kavga etmem, tartışmam. Yani kavga lafını da tartışma anlamında kullanıyorum. Çünkü bunu da yanlış değerlendirebilirler. Tartışmam. Biz uyumlu bir biçimde çalışıyoruz, çalışabiliyoruz. Geçmişte olmayan kadar uyumlu çalışıyoruz. Bir iş yapılacaksa konuşuyoruz, önceden planlama yapıyoruz. Biz geçmiş dönemlerde yapamadığımız, yaptıramadığımız pek çok işi Ayşe Hanım’la konuşarak çözdük. Dolayısıyla benim bir olumsuz duruşum söz konusu olmaz. Bunu söyleyenlerin art niyetli olduğunu düşünüyorum. Kim söylüyorsa söylesin, derinlemesine incelerseniz mutlaka kendi çıkarıyla ilgili bir yere dokunmuşuzdur. O nedenle bu lafları söylüyordur. Dediğim çok açık. CHP’nin bir kişisinin bile zarara uğramasına gönlüm razı olmaz.

