Zekât verecek kişiye bir takım vazifeler düşer. İşte bunlardan belli başlıları:
1- Zekâtın vücubunu, manasını, zekât ile imtihanı, yolunu, islamın esaslarından biri sayılmasının hikmetini bilmektir. Mü'min şehadet kelimelerini söyleyip manalarını kalp ile inanarak Allah'ın tek olduğunu ikrar etmiştir. Bu davanın tahakkuku için, muvahhidin kalbine tek olan mabuttan başka bir sevgili kalmamalıdır. Çünkü sevgi, ortaklığı kabul etmez. İşte mü'minler davalarında sadık olduklarını ispat için, en çok sevdikleri mallardan infakla imtihan olunmuştur. Mal ve servet dünya maişetlerini sağlaması bakımından insanların tabii olarak sevdiği bir varlıktır. Zekâtta, helak edici duylardan olan cimrilikten temizlenme, kurtulma vardır. Zekât, verilen nimete bir teşekkürdür. Kullarının bedenle yapılan ibadetler beden nimetlerinin şükrünü, mal ile yapılanlar ise mal nimetinin şükrünü ifa içindir.
2- Zekâtı vaktinde ödemelidir. Zekât kendisine borç olan kimse geciktirmedeki afet ve günahı, hemen verilmesindeki emre uymanın ve fakiri sevindirmenin ehemmiyetini düşünerek, bir an evvel bu borcunu ödemelidir. İlk fırsatı ganimet bilmelidir. Ve hemen zekâtını ödemelidir. Bu hususta da ecir ve mükâfatın çoğalması için; şerefli vakitleri, sene başı olan ve hürmetli aylardan olan Muharrem ayı ve Ramazan-ı Şerif gibi kıymetli ayları seçmelidir. Peygamber Efendimiz insanların en cömerdi olmakla beraber hassaten; Ramazan ayında eline geçeni infak ederdi.
3- Riya gösterişten korunmak için, zekât ve sadakalarını gizli vermektir. 4- Riyanın kendisine zarar vermeyeceği yerde zekâtı aşikâre vermektir. Eğer riya korkusu yoksa başkalarını teşvik için açıktan vermesi daha iyidir.
5- Başa kakmak ve eziyet etmek suretiyle sadakasını, zekâtını ifsat etmemektir.
Ayet Meali: "Ey iman edenler! Sadakalarınızı başa kakmak ve eziyet vermekle boşa çıkarmayın." (Bakara, 264)
6- Verdiğini küçümsemek ve hiçe saymaktır. Zira verdiğini beğenir ve çok görürse; ucba düşer. Ucb; (kendini beğenme) insanı helak eden vasıflardandır.
7- En kıymetli, en iyi, en güzel ve en sevimli malını infak etmektir.
Ayet Meali: "Siz sevdiğiniz şeylerden Allah için harcamadıkça, asla iyiliğe nail olamazsınız. Sadaka namına ne verirseniz, şübhesiz Allah onu çok iyi bilir." (Al-i Imran, 92)
8- Sadaka ve zekâtı nemalandıran yani; sadaka ve zekâtı iyilikte kullanan kişileri seçmektir. Bunlar dört kısımdır
a) Dünyadan yüz çevirip yalnız ahiret için çalışan müttaki fakirler.
b) Bilhassa ilim sahibi olan veya ilim tahsili ile meşgul olan fakirler. Çünkü bu gibilere vermek en şerefli ibadet olan ilimde kendilerine yardımcı olmaktır.
c) Halinden şikâyet etmeyip vaziyetini gizleyen fakirler. Yahut zengin iken herhangi bir afet neticesinde serveti elden gitmiş, ama zahiren zengin görülen fakirler
d) Ailesi kalabalık olan ve ayrıca hastalık veya herhangi bir sebeple harice çıkıp kazanamayan fakirler.
Zekâtlarınız makbul olması dileğiyle...
Yorumlar