17 Kasım 2017 Cuma, 20:38

 Spor -6- Ferit Alp DOĞAN (90+1)

ŞİMDİ SIRA FUTBOLCULARDA

1163

 


Milli maç arasında toparlanmasını beklediğimiz Eskişehirspor, Giresun deplasmanında bizlere tam bir hayal kırıklığı yaşattı. Sergilenen oyun bugüne kadar devamlı dile getirilen, henüz hazır değiliz, zaman lazım gibi söylemleri boşa çıkaracak kadar kötüydü. Son derece isteksiz ve bezgin bir görüntü veren kırmızı siyahlılar sanki yenilgiyi daha maç başlamadan kabullenmiş gibiydiler.


Nitekim bizim dirençsiz ve kırılgan halimizi fark eden Karadeniz ekibi maçın başlama düdüğü ile birlikte üzerimize gelmeye başladı ve sonuca da çok kolay ulaştı. Giresun’daki tablonun izah edilebilir bir tarafı yok. Üzülerek söylemek istiyorum ki, bazı futbolcularımızda inanılmaz bir düşüş var. Kulübün içinde bulunduğu durumun onları motive edeceğini, hırslandıracağını düşünmüştüm. Aksine nasıl olsa bu yoklukta yerimiz garanti düşüncesiyle fazlaca rahatlamış gördüm. Öyle olunca da sahada ikili mücadele kazanamayan, en ufak sertlikte tırsıp geri adım atan, yumuşak ve kırılgan bir takım izledik. Takımda kimse sorumluluk almak istemiyor, topu ya yana, ya da geriye doğru oynuyoruz. Ağırız, yavaşız, iki üç maç üst üste oynamış gibi yorgun ve bitkin bir halimiz var.  Hâlbuki tek tek ele aldığımızda birçoğu bu ligin kalburüstü futbolcuları. Ama ne yazık ki bir araya geldiklerinde ortaya iyi bir şey çıkmıyor, sıradan bir takım görüntüsü veriyoruz.


Sergen Hoca, Giresun’da, Denizli maçının 11’ini sahaya sürdü. Sanırım takımdaki düşüşü o da beklemiyordu. Bana göre Sergen Hocanın en önemli hatası milli arada hazırlık maçı yapmaması oldu. Böylece bazı futbolculardaki formsuzluğu önceden görme imkânı olurdu. Anlaşılan 15 günlük arayı boşu boşuna harcamışız. Bu arada takımın 4 haftalık görüntüsü beklentileri en alt seviyeye çekmiş durumda. Şimdiden birçok taraftar ligde kalmayı yeterli buluyor. Bu durumun artıları olabileceği gibi hedefsiz kalmanın vereceği rehavet yüzünden eksileri de olabilir. Sergen Hocanın bu durumu da dikkate alması gerekebilir.


Bu arada nihayet cezamız bitti. Ümraniye maçını taraftarımız önünde oynayacağız.  Bu maç, borçları, sorunları, transfer yasaklarını, puan silme cezalarını konuşmaktan dolayı bozulan moralleri düzeltmek için bir fırsat olabilir. Ümraniye geçen sezondan iyi tanıdığımız, çok koşan, mücadele eden, rakibine boş alan bırakmayan ters ve zorlu bir rakip. Kazanmak istiyorsak bizim de en az onlar kadar mücadele etmemiz gerektiğini hatırlatmak isterim. Giresun maçı bahanemiz kalmadığını gösterdi. Şimdi sıra futbolcularda… Çıkıp oynayacaklar ve bu maçı kazanacaklar. Bir galibiyet her şeyin ilacı olur…     

  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar