23 Ekim 2019 Çarşamba 558 Okunma

MESLEKİ EĞİTİM

                                 
               Çağımızda,  ülkelerin, gelişmesinde ve kalkınmasında, özellikle de  sanayileşmenin temel unsuru olan bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarına sahip, yüksek verimi gerçekleştirecek, kalifiye insan gücünün yetiştirilmesi gerekmektedir.
            Bugün ülkemizde, mesleki eğitimin, taşıdığı öneme ve sürdürülen çabalara karşın, sistemin beklenen sonuçları vermediği bir vakıadır. Yapılan tüm araştırmalar, öğrenci, veli, öğretmen, işveren, konunun, tüm taraflarının ortak olarak sorunlarda buluştuğunu göstermektedir.
.             Oysa geleceğimizin teminatı olan,  gençlerimizin, ilgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirecek, gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle, hayata hazırlanmasında ve ülkemizin kalkınmasında, en önemli unsur haline gelmesinde Mesleki Eğitimin önemi çok büyüktür.
                Geçmiş yıllarda, Kalkınma Planlarında, “mesleki ve teknik eğitime öncelik verilmesi” temel ilke olarak benimsenmiştir. 10. Kalkınma Planında, iş arzı ile insan kaynağı talebi arasındaki kurulamayan dengenin, yasal, yapısal, yönetsel, bölgesel, ekonomik ve sosyal özellikler gibi, birçok nedenine işaret edilmekle beraber, çözüm için bir adım atılamaması, sorun olarak karşımızda durmaktadır.
                 Dünyada ve ülkemizde, Mesleki Teknik Eğitimin, öneminin, çok büyük olduğu herkes tarafından bilinen ve kabul edilen, bir gerçektir. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin, ilgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirecek, gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlanmasında Mesleki Eğitimin önemi büyüktür.
                Ayrıca gelişmiş ülkeler,  mesleki ve teknik eğitimde bireylerin teknolojiyi anlayıp kullanabilecek temel becerilere, iletişim ve problem çözme becerilerine ve işbirliği içinde çalışabilecek disipline, sahip olmasına önem vermektedirler
              Geleceğimizin, teminatı  olan gençlerimizin, ilgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirecek, gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle, hayata hazırlanmasında ve ülkemizin kalkınmasında ,en önemli unsur haline gelmesinde Mesleki Eğitimin önemi çok büyüktür
             Mesleki eğitimde özel sektörde görev almalıdır. Nitekim Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya SELÇUK, "Almanya’da mesleki ve teknik okulların, yüzde 80’i, özel sektörün desteklediği okullardır. Bizde bu oran, yüzde 4 civarında" dedi.
             Oysa özel seköründe mesleki eğitime katkıda bulunması gerkmektedir. Çünkü  çağımızda sanayileşmiş ülkelerde, kalifiye insan kaynağına daha fazla ihtiyaç duyulması ve uluslararası pazarlarda rekabet üstünlüğünün sağlanması amacıyla mesleki eğitim daha fazla önem kazanmıştır. Bu nedenle de Türkiye’de, mesleki eğitimin kalitesinin iyileştirilmesi ve yaygınlaştırılması zorunlu hale gelmiştir.
             Ayrıca mesleki ve teknik eğitim programlarının geliştirilmesinde,  toplumun ihtiyaçları ve ülkenin istihdam alanları, göz ardı edilmemelidir; Çünkü mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları, mezun ettiği öğrencileri,  nitelikli eleman olarak sektöre kazandırmakla görevlidir.
              Her zorluğa rağmen, ülkemiz ve Eskişehir’ de mesleki eğitime hakim duyaenler vardır. Bu insanlarımızdan biri de yıllardır mesleki okullarda görev yapana Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğünden, Eskişehir Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğüne geçen,  Sayın  Dr. Sırrı KABADAYI, dır. Eskişehir de yıllardır, mesleki eğitimle ilgili çalışmaları ve başarıları ile sürekli dikkat çekti.
               Ayrıca Sayın Dr. KABADAYI, mesleki eğitim, meslek liseleri ve sektörler açısından bir şanstır. Çünkü mesleki okulları, ülkemizin kalkınması için, vazgeçilmez bir unsurdur. Sistem içinde yetiştirdiğimiz, insan gücünün, üstün niteliklere sahip olması, gelişen bilim ve teknolojiye uyum sağlamasını istiyorsak, meslek eğitimi yapan insanlarımız, gerçek iş koşullarında, yaparak yaşayarak, öğrenme esaslarına göre yetiştirmek zorundayız.              
            Sayın Dr. KABADAYI, içinde bulunduğu koşulları, çok iyi değerlendirir, olup bitenleri çok iyi görür. Diğer yandan, geleceği, icratlarında sürekli göz önün de tutar.  En önemlisi olayların ve gelişmelerin içinde, aktif bir biçimde rol alırken, olası hamleleri düşünür ve doğru tahminlerde bulunur.
               Çalışanlarına ve öğrencilerine, yapmasını istediği işlerde, öncülük ve rehhberlik  eder, Fedakârlık, alçakgönüllülük, onun  temelinde yatan özellikleridir. Beklenmeyen durumlarda, sağduyulu,  hareket eder,  olayları da hisseder
               Sayın Dr.KABADAYI’ göre, bilginin sürekli artması ve bilimin gelişmesine paralel olarak teknolojinin, her geçen gün kendini yenilemesi, ülkelerin eğitim sürecini etkilemektedir. Bu nedenle eğitim programlarının, güncel olması ve yapılan eğitim-öğretim ortamlarının çağın koşullarına uygun olması gerekmektedir
              Sayın Dr. KABADAYI, bir yöneticide sahip olması gereken, bilgi, deneyim, önsezi, yetki ve sorumluluk trafiğini doğru yönlendirme ve denetleme, başarı ve başarısızlıkları paylaşabilme, ekibini eğitebilme gibi, meziyetlere de sahiptir..
              Ayrıca faktörler, ne kadar değişse de, değişen koşullara uyan ve insanlarla, özellikle de öğremen ve öğrencileri ile iyi ilişki kurabilen, imkânların elverdiği sürece de, her etkinlik ve faaliyetin içinde, olmak isteyen, bir yöneticimizdir..
              Sayın Dr. KABADAYI’ kutluyor, başarılar diliyoruz.