10 Eylül 2020 Perşembe 1501 Okunma

LANETLEMEK-LANETLENMEK VE LANETLENMEMEK-1

 


Lanetlemek, bir kimsenin Allah tarafından çok yönlü olarak değerlendirilmesi ve uygun bulununca da yine Allah’ın o kişiyi rahmetinden, diğer bir ifade ile nimetlerinden, Allah’a yakınlaştırıcı doğru yola yönlendirici desteğinden ve af işleminden mahrum edilmesi demektir. Dolayısıyla Lanetleme işlemini gerçekleştirip sonuçlarını yerine getirme yetkisi sadece ve tamamen Allah’a aittir. Bir kişinin başka bir kişi için lanetleme isteğinde bulunması, sadece bir temenni sözdür ve bir çeşit bedduadır. Gerçekleşmesi ise lanetlenen veya beddua edilen kişinin gerçekleştirmiş olduğu olumsuzluğun Allah tarafından ve konmuş evrensel kurallara göre değerlendirilip hak eder bulunmasına bağlıdır. Yapılan bir lanet isteği, haksız bulunursa, haksız edilen bir beddua gibi ve Bumerang etkisi şeklinde, laneti eden kişiye geri döner ve onun hesabına bir olumsuzluk olarak kaydedilip, uygunluk belirlenirse karşılığı verilir.


Lanetlenenler:


Allah tarafından lanetlenmeye uygun bulunarak lanetlenenlerle ilgili açıklamalar Kur’an’da açıkça yapılmış ve şu özelliklerde olanlara Allah tarafından lanet edileceği belirtilmiştir.



  • Aklını kullanmayıp kandırılan ve bunları bilerek kandırarak zulme sapanlar


A’raf-44. Bu arada, Cennet halkı, Cehennem halkına şöyle diye­cekler: "Biz, Rabbimizin bize söz vermiş /vaad etmiş olduğu Cennet gerçeğine kavuştuk. Peki, Rabbinizin size de söz verdiği Cehennemi gerçek olarak buldunuz mu?". Cehennem halkı cevaben, "Evet! Bulduk" diye­cekler. Ve aralarından biri, "Allah'ın laneti, aklını ve gönül gözünü çalıştırmayan bizlerin ve bizi kandıran zalimlerin üzerine olsun!" diye bağıracaktır.


Böylece, başkalarını da kandırıp kendisi gibi günah işleten, kandırdığı ve günah işlemesine sebep olduğu kişinin bedduasına mazhar olursa, o beddua tutar demektir. Ankebud-13 ve Nahl-25 nci ayetlerde de, bilgisiz olan başkasını günah işlemesi için kandıranın, hem kendi günahını, hem de kandırdığı kişinin işleyeceği günahın bir kısmını yükleneceği belirtilmiştir.


Ankebud-13. Ama gerçek şu ki böyleleri, kendi günah yüklerine ek olarak, sözleri ile kandırdıklarının bu nedenle yapacağı olumsuzluğun da günahından yüklenecekler. İmana ve Allah’a ilişkin uydurdukları yalanlardan dolayı da kıyamet günü, mutlaka hesaba çekileceklerdir.


Nahl-25.  Ve bu ileri gelenler, yapılacak hesaplamada kendi günahlarının tamamı­ yanında, ayrıca bilgisizlikleri /cahillikleri yüzünden saptırdıkları kimselerin günahla­rından da bir kısmını yüklenmiş olacaklar. Ne yazık ki yüklendikleri şeyin bu kadar kötü olacağının farkında değiller! 



  • Doğruya ve güzele götürmeyen Firavun benzeri bir lidere uyanlar ve destekleyenler


Hud-96. Gerçek şu ki Musa'yı da, ayetlerimizi bildirmek için ­apaçık kanıtlarımızla ve kesin bir yetkiyle elçimiz olarak gönderdik. 97. Çünkü Firavun'un ileri gelenleri, onun emrinin dışına çıkmıyorlardı. Hâlbuki Firavun'un emri doğruya ve güzele ulaştırmıyordu. 98. Bilmiyorlar ki Firavun, kıyamet gününde de halkına öncülük edecek ve onları ateşe götürecektir. Girecekleri yer ne kötü bir yerdir ki bilseler! 99. Firavun nasıl ki Dünyada halkını suya götürerek boğulmalarına neden olduysa,  kıyamet günü de aynı şekilde, ona uymuş olan halkını ateşe götürerek yakacaktır. Dünyada da, ahrette de arka arkaya gelen bu lanet, ne kötü lanettir.


Bu ayetteki bilgiye göre, bir toplumun yöneticileri mahşerde toplumları ile birlikte hesaba çekilecek ve hesap sonucuna göre ya Cennet veya Cehennem'e beraber gideceklerdir.



  • Ayetleri ve gerçeklerini gizleyenler


Bakara-159 İndirdiğimiz Kitap’ta açık ve anlaşılır biçimde bildirdiğimiz ve dosdoğru yolun bu kurallarını /ayetlerini gizleyenleri, hem Allah lanetler /rahmetini esirger ve hem de bu nedenle lanetlenmiş olduklarını fark edenler de, onları bu duruma yöneltmiş olanlara, Allah'ın lanetlemesi yanında kendileri de lanetlerler ve beddua ederler.



  • Yalan söyleyenler


Al-i İmran-61 Sana gelen bu açıklamalarımızdan sonra, her kim bu konuda Seninle tartışmak isterse, onlara: "Gelin, çocuklarımızı ve çocuklarınızı, ka­dınlarımızı ve kadınlarınızı, diğer yakınlarımızı ve yakınlarınızı çağırarak hep bir araya gele­lim ve sonra Allah'ın lânetinin yalancıların üzerine olmasını dilemek üzere dua edelim.” diyerek meydan okumadan çekinme.


Yalan söyleyene lanet edilmesi ve bu lanetin de kabul edilmesi için dua edilmesine yönelik olan bu ayete "Mübahale ayeti" de denmektedir. Tabi buradaki dua, diğer bir ifade ile bedduadır.



  • Karıştırıcı yalan haber yayanlar


Ahzab-60. İmanlarından dönmüş olan münafıklar /ikiyüzlüler, kalpleri hastalıklı sapıklar ve sizin aleyhinizde şe­hirde asılsız ve iftira dolu haberler yayanlar /kargaşalık çıkaranlar var ya, size karşı olan bu davranışlarına son vermezlerse, Seni destekleyip onlara mutlaka üstün kılacağız. O zaman da Senin bulunduğun bölgeden /Medine’den en kısa sürede ayrılmak zorunda kalırlar. 61. Olur da ayrılmazlarsa, lanetlenmiş /Allah’ın sevgi ve merhametinden uzaklaşmış oldukları için artık yakalandıkları yerde öldürülebilirler.


İflah olmayanların, savaş sırasında toplumda fitne çıkarma yerine artık öldürülebileceklerine müsaade edilmektedir. Çünkü fitnenin, öldürmekten daha büyük bir günah olduğu Bakara-217 nci ayette vurgulanmıştır.


Bakara-217. Ey Peygamber! Yine Sana, haram aylarda savaşmak konusunu da soruyorlar. De ki, "Daha önce de bildirildiği gibi, haram aylarda savaş büyük bir günahtır. Fakat Allah'ın inancından çevirmek, Mescid-i Haram'a girmeyi engellemek ve oranın halkını oradan çıkarıp sürgün etmek, Allah'ın yanın­da daha büyük bir günahtır. Çünkü fitne /kargaşa çıkarmak ve baskı ve şiddete maruz kalmak, ölmek­ten daha beterdir. Küfre sapmış olanlar, güçleri yetse dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmak isterler. Bu baskılar nedeniyle sizden kim imandan döner ve inkârcı /küfre sapmış olarak ölürse, tüm yaptıkları Dünyada ve Ahrette boşa gider ve böyleleri ateşin olduğu Cehennem halkındandırlar ve orada uzun süreler /devreler kalıcıdırlar.



  • Peygamberin bildirdiği gerçekleri inkâr eden, şirk koşan ve böylece zulüme sapanlar


Al-i İmran- 86. Bir düşünsenize iman ettikten, peygamberin gerçek olduğunu bildikten ve bunlarla ilgili kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, tüm bunları inkâr edip şirk koşarak küfre sapmaya devam eden insanlara Allah, nasıl olur da doğruya yönelsinler diye yardım eder! Çünkü Allah, gerçekleri saklayan ve dolayısıyla zulme sapmış toplumları muhkem /değişmez ana kurallara uygun olumlu ameller gerçekleştirme olan doğruya /hidayete yönlendirmez. 87. Ayrıca böyle insanların cezası, Allah'ın, Meleklerin ve iman etmiş insanların hepsinin lanetine uğramalarıdır.



  • Allah ve resulüne iftira edenler


Ahzab-57. İşte Allah’ın tek dini olan İslam’ın mücadelesini yapmakta olan peygamberi terk ederek, hem Allahve hem de resulünü /elçisini üzenlere, Allah, Dünya yaşamları ve Ahret için onlara lanet etmiştir /rahmetinden mahrum etmiştir ve onlar için ıstırap verici bir ceza da hazırlamıştır.  



  • Put ve tağutları destekleyenler


Nisa-, 51. İçinde yararlanacakları gerçek bilgiler bulunan kitap verilenlerin bir kısmının nasıl da kendilerine bile faydası olamayan putlara ve şeytanlaşmış kişilere (büyücü, müneccim, zalim, Allah ve Din ile aldatan, Allah ile insan arasına giren vs) iman etmekte olduklarını görüyor musun? Hatta bunların ileri gelenleri, tek Allah’ı ve bildirdiği gerçekleri inkâr ederek şirk koşmaları nedeniyle küfre sapmış olanlar için de "Bunlar, inananlardan daha doğru yoldadır" diye iddiada da bulunuyorlar. 52. İşte Allah böylelerini lanetlemektedir. Ve Allah kimi lanetlerse onun artık bir yardımcısı da olmaz.


Konuya kaldığım yerden devam edeceğim. İnşallah……


NOT- NÖVAK Vakfımızın kitaplarının gelirleri ile Eskişehir Tıp Öğrencilerine burs veriyoruz. Özel günlerinizde kitaplardan alır veya hediye ederseniz bize destek olur ve öğrenci sayımız artar: "DİN VE BEYİN", "SON DAVET KUR'AN Tercümesi", "KUR’AN KADINI KORUYOR", "OKU! Konularına göre Kur'an ayetleri", "KUR'AN'IN KULU KÖLESİ MEVLANA", “TEVRAT VE İNCİL’DE ÖNCEKİ İSLAM”, “KUR’AN VE SON İSLAM” ve “ALLAH İLE ANLAŞMAMIZ VAR”