9 Eylül 2019 Pazartesi 899 Okunma

METABOLİZMAYI HIZLANDIRMAK



Biyokimyasal bir süreç olan metabolizma vücuttaki yapım ve yıkım olaylarının tamamıdır. Bu başlıkta ise metabolizmanın vücutta besinleri enerjiye dönüştürme hızından ve bazı besinlerden bahsedeceğiz.

Metabolizma hızı kişinin yaşına,genetiğine, cinsiyetine, vücut kompozisyonuna, tıbbi öyküsüne göre değişmekle beraber kişinin yaşam tarzından, besin tüketiminden ve besin tercihlerinden de etkilenebilir.Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme ile birlikte kişinin kendisine uygun fiziksel aktivitelerde bulunmasının metabolizma üzerinde etkisi büyüktür.

Beslenme tedavisi/diyet sürecindeki kişinin diyetinde bulunan besinlerin ve besin dağılımının diyetisyen tarafından o kişiye göre planlanmış olması metabolizma açısından önem taşır. Bu yazıda siz değerli okuyucularımıza bazı besinleri derledik.

Herhangi bir besinin (sıvı veya katı)tek başına metabolizma hızlandırma etkisi yoktur. Metabolizma hızını etkileyen en büyük unsur vücut kompozisyonudur. Yani vücudun; yağ, kas, su gibi içerikleridir. Kas yoğunluğunun ideal miktarda olması metabolizmanın hızı adına önemli bir etkendir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta vücuttaki kas miktarının değil kas yoğunluğunun önemli olduğudur. Obez bireylerde yağlanma miktarının yüksek olması kas yoğunluğunu azaltmakta ve metabolizma hızını otomatik olarak düşürmektedir. Metabolizma hızının düşük olması da yağlanmayı artıran unsurdur.


 


Su


Temel yaşam kaynaklarımızdan biri olan su birçok kişinin yeterli miktarda tüketmediği önemli sıvı kaynağımızdır. Sağlıklı ve dengeli beslendiğinizi düşünüyorsanız ve ağırlık sorununuz devam ediyorsa vücudunuz için gerekli miktarda su almıyor olabilirsiniz.

Aç karna tüketilen su vücudu sindirime hazırlar, besinlerin sindirimini kolaylaştırır. Yemeklerden bir saat önce veya bir saat sonra tüketilen su ise enerji alımını azaltacağı için ağırlık kaybına yardımcıdır. Su, kişinin kendini daha zinde ve daha sağlıklı hissetmesini sağlar. Vücutta çeşitli etkenlerle oluşan ödem yapısının atılmasını sağlayan en büyük kaynak yine sudur. Yeterli miktarda su tüketen bireylerin vücudunda ödem yapısına daha az rastlanır. Kendinize yapacağınız küçük hatırlatmalar ile su tüketiminizi artırabilirsiniz.


Yeşil Çay
Bilindiği üzere çay çok kapsamlı bir konudur. Burada ele alacağımız konu yeşil çaydır. Yeşil çayın popülerliğini korumasındaki en büyük etken ‘metabolizma hızlandırma’ başlığı adı altında pazarlanıyor olmasıdır. Yapılan araştırmaların bazıları yeşil çayın metabolizma hızlandırmadığını, bazılarının ise en fazla %20 kadar metabolizmayı hızlandırdığını ortaya koymuştur. Güçlü antioksidanlar içeren yeşil çayın tüketiminde dikkatli olunması gerekir. Fitoterapistler günde en fazla 2 – 3 fincan yeşil çay tavsiye etmektedir. Ayrıca yeşil çayın; ulaşımı, demlenmesi, saklanması önemli konulardandır.


Kahve
Kafeinin de metabolizma hızlandırma üzerinde etkisi çok savunulur ve tartışılır. Kahve içerdiği kafein, tanen gibi etkili bileşikler sebebiyle tüketiminden sonra kan dolaşımının ve  boşaltımın hızlandığı bilinen gerçektir. Ancak metabolizmanın hızlanması demek uzun vadede etki göstermesi anlamına gelir. Tüketim sonrası veya o zaman zarfında hareket geçiş metabolizmanın hızlandığı anlamına gelmez. Yapılan bazı çalışmalar sabah saatlerinde tüketilen kahvenin metabolizmayı hızlandırdığını savunur. Ancak kahvenin şeker ilavesiz, sütsüz veya diğer ilavelerden sıyrılmış olması gerekir. Aksi takdirde ilave enerji (kalori), basit şeker tüketilmiş demektir.

Kahve; hipotansiyon (kadınlarda yaygındır) durumunda kullanılabilir.Konstipasyona (kabızlık), dikkat eksikliğinde, odaklanma güçlüklerinde faydalıdır. Ancak fazla tüketimi aritmide (kalp ritim düzensizliği), duygu durum bozukluklarında (depresyon, anksiyete vs.), uykusuzlukta tavsiye edilmez.


Ağırlık kazanımı veya ağırlık kaybı yoksa alınan enerji ve harcanan enerji dengede demektir. Metabolizma hızlandırmanın kolay olmadığını çünkü vücut kompozisyonunun kolay değişmediğini, diyet/beslenme tedavisi süreçlerinin hızlı sonuç vermediğini eklemek isterim. Sağlıklı, yeterli ve dengeli tüketilen her besinin size olumlu dönüş yapacağını söylerken bu yazıyı hazırlamamda bana yardımcı olan beslenme ve diyetetik öğrencisi Çağla Can’a teşekkür ederim.