20 Mayıs 2020 Çarşamba 752 Okunma

KALBİMİN ÇİÇEK AÇMASINI...

Sessiz geçiyor bu ara her şey...
Sessizliğin dinlendirmesi beklenirken daha çok yoruyor.
Çünkü hiç bu kadar işitmedik kalbimizi...
O yüzden de tekledik biraz hayat yolunda...
Sabrın kökü acı diyorlar ama sonrası çiçek...
Bekliyorum.
Hiç bu kadar beklediğimi de hatırlamıyorum.
Kalbimin çiçek açması için...

SESSİZ HAYIRSEVERLER...

Yardım etmek ne güzel...
Maddi ya da manevi...
Bir kişinin yarasına merhem olunabiliyorsa nasıl olduğunun hiçbir önemi yok...
Yardım etmek konusuna gelince fikir ayrılıkları da başlıyor.
Bazıları diyor ki yardım ettiğin kişi seni bilmeyecek, sağ elin verdiğini sol kol duymayacak.
Bazıları da diyor ki bilecek ki başı sıkıştığında gelip kapını çalabilecek....
Öyle bir süreçten geçiyoruz ki yardımlaşma ve dayanışmaya en çok ihtiyaç olduğumuz günler...
Bu iki fikir yolculuğunda ise bende ilkini savunanlardanım...
Yardım dediğin sessiz olmalı...
Son günlerde dikkatimi çeken bir nokta oldu.
İstiklal Mahallesi Muhtarlığı yardım derneği gibi çalışıyor.
Geçen gün yanına uğradım Muhtar Hüseyin abinin kolileri dizmiş binaya geçecek yer yok.
“Hayırdır abi, ne bunlar?” diye sordum.
“Hayırsever vatandaşlar getirip bırakıyor, bende ihtiyaç sahiplerine teslim ediyorum.” yanıtını verdi.
Kim veriyor diye sorduğumda ise sessiz kaldı.
Aradığım cevap tam da oydu.
Yanıt vermemesi hoşuma gitti.
Sessiz yapılan iyiliklere minnettar oluyor insan...
Suskunluğun için de çığ gibi büyüyor güzellikler...
Teşekkür ederiz Hüseyin abiye ve adını duyurmayan sessiz meleklere...

GENÇLİK...

Anlamış ki...
Gençliğin değerini...
Bu kutsal günü armağan etmiş ATA’m...
Bayram saymış.
19 Mayıs’ı...
Bayramımız yapmış.
Ah ulan gençlik!
Öyle güzeldin ki...
Anlayamadan geçti gitti yıllar...
Yollar...
En güzel çağlar...
Bu yüzden...
Her 19 Mayıs bana seni hatırlatır.
Teşekkürler ATA’m...