Sosyal medyada önüme düşen iki video vardı.

Emek Partisi Eskişehir il örgütü bildiri dağıtıyor. Kendime şu soruyu sordum:

-Sosyal medyanın bunca öne çıktığı bir dönemde bildiri dağıtılarak halkla ilişki kurulabilir mi?

Videoyu izlemeye devam edince, pek de politik olmayan vatandaşlarımızın bildirilere epey ilgi gösterdiğine tanık oluyorum…

Gültepe ve Emek mahallelerinde partili gençlerin dağıttığı bildirinin konusu “devlet okullarına yaptırılacak kayıtlar için talep edilen ücretlerle” ilgili…

Şimdiye kadar okullara yapılacak kayıtlar için istenilen rakamlar 15 bin lira ile 100 bin lira arasında değişiyor.

Emek Partisi 71 Evler ve Gültepe mahallelerinde sabah vardiyasında giden işçilere "Okullar açılıyor, fatura emekçi ailelere kesiliyor" başlıklı bildiri dağıtıyor ve şu önerilerde bulunuluyor…

-Devlet okullarında velilerden bağış, kayıt parası vb. adlarla para istememesine son verilsin!

-Tüm öğrencilere okullarda bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek ve temiz içme suyuna erişim sağlansın!

-Kırtasiye, kıyafet, kitap vb. diğer eğitim giderleri devlet tarafından karşılansın!

…/…

Gazeteler haber siteleri birkaç kez oldukça yüksek rakamlarla istenilen okul bağışlarıyla ilgili haberler yaptılar. Ancak sosyal medyada her gün ekranımıza düşen görüntülerde halkın gerçekten acil sorunları için bir habere bir görsele rastlamamız mümkün değil!

Çünkü sosyal medyanın büyük bir bölümü eğlenilen, güzel vakit geçirilen bir alana dönüştü!

Peki halkın “kayıt parası” gibi yakıcı ve acil sorunları için ne yapılıyor. İşte sosyalist partiler eskilerde kaldı, denilen yönteme başvuruyor.

Halka bildirilerini sunuyor ve talepler konusunda hatırlatma yapıyor. Siyasi partilerimizin çoğunluğu propaganda yöntemini sadece sosyal medyaya bırakmış durumda!

Sosyal medyada görünür olmak, halkın içinde olmak anlamına gelmiyor.

Algoritma size neyi göstereceğine karar verebilir. Ama sokağın gerçeğine algoritma karar veremez.

Halkın kapısını çalmadan, halkın derdini anlayamazsınız. Bir bildiri, bir sosyal medya paylaşımından daha eski olabilir…

Ama doğru zamanda, doğru insanın eline ulaştığında bence hala çok güçlüdür.

Algoritma ekrana, bildiri insana ulaşır!

KİM NEREDE OKUDU NE İŞ YAPIYOR!

Bir grup arkadaş, okudukları bölümleri ve yaptıkları işleri sosyal medyadan paylaştı:

-Ben psikoloji bölümü okudum. Şu an kahve falı ve tarot bakıyorum.

-Ben ilahiyat okudum. Şu an tütüncü dükkanım var.

-Ben Türkçe öğretmenliği mezunuyum ama şu an Trendyol'da kuryelik yapıyorum.

-Sağlık Yönetimi okudum, pazarda çorap satıyorum.

-Marmara'da Radyo ve Televizyon okudum. Şimdi oto tamir yapıyorum.