Üzülerek söylüyorum, biz Anadolu Üniversitesi’ni eleştirmekten yorulduk, üniversite yönetimi hata yapmaktan yorulmadı.

Bir kurumda hataların üst üste gelmesi sanırım tesadüf olamaz.

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel göreve geldiği günden bu yana çeşitli tartışmaların öbeğinde kaldı.

Bazı basın mensuplarını Kıbrıs ve Azerbaycan gezilerine götürmesi ile gündeme geldi. Üzerine yine İstanbul Boğazı’nda bazı basın mensuplarına konaklamalı etkinlik düzenledi.

Bunları yapabilir elbette ama o dönemde Anadolu Üniversitesi öğrencileri yemekhanede yaşanan “rezervasyon sistemi” skandalı nedeniyle yemek yemekte zorlanıyordu.

Öğrenciye reva görülen sistem işlemezken millete Kıbrıs’ta, orada burada tatil ayarlanması kabul edilebilir bir durum değil.

Ben bunları sert eleştirdim. Daha önce de Anadolu Üniversitesi’nin düşen başarı sıralamalarını eleştirdim. Okulun kalitesinin nasıl günden güne zayıfladığını anlattım. Yetmedi tekrar anlattım. 2026’daki düşüşe de anlattım.

Buna karşılık üniversite başarılı olduğunu iddia ettiği bazı tablolar paylaştı. Ama inanın birçoğu hikaye…

Üniversitedeki yemekhane rezaleti ile ilgili protesto yapan öğrenciler yaka paça dışarıya atılınca yine konuştum, pek çok arkadaşımız da konuştu. Kim doğruları söyleme cesareti gösteriyorsa hepsini kutluyorum.

Bu konular biraz duruldu dedik…

Personelin promosyon çilesi gündeme geldi. Anadolu Üniversitesi personeli maaş promosyonu konusunda büyük bir çıkmazın kucağına atıldı. Problemin çözümü oldukça uzun sürdü.

Üniversite bu süreci yönetmekte de tıpkı diğer süreçleri yönetmekte olduğu gibi sınıfta kaldı.

Ve insanı “Anadolu Üniversitesi skandallara doymuyor.” diye düşündüren iki hadise ile daha karşılaştık son günlerde.

İlki, Anadolu Üniversitesi Iraklı Öğrenci Programı Online Giriş bölümünde, yani internet sitesi ve uygulama girişinde Türk bayrağı ile Irak Bölgesel Kürt Yönetimi bayrağının yan yana koyulma iddiası oldu.

İddialara her zaman tedbirli yaklaşırım. Sordum, soruşturdum olayla ilgili teyitli bilgi elde ettim.

Evet, Irak bayrağı ile Türk bayrağı değildi yan yana olan. Türk bayrağının yanına Kürdistan gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarını tehdit eden bir çakma devletin bayrağı koyulmuştu.

Bu yenilir yutulur bir hadise değil. Bunun milliyetçi olmakla veya olmamakla da ilgisi yok.

Anadolu Üniversitesi yönetimi, “açılım sürecine” ve kendilerini o koltuklara oturtan merkezi hükümete cici görünmek için böyle bir yola başvurmuş sanırım.

Önce bu skandalı yalanlamaya çalışan Anadolu Üniversitesi, daha sonra skandal bir açıklama yaptı.

Aslında hiçbir şey anlatmayan açıklamada tek dikkat çeken kısım şuydu;

“Söz konusu görsel kullanımının kamuoyunda hassasiyet oluşturduğu ve farklı yorumlara sebebiyet verdiği titizlikle takip edilmektedir. Kurumsal hassasiyetlerimiz gereği, ilgili dijital içerikler üzerinde gerekli güncellemeler ivedilikle yapılmış; konuyla ilgili gerekli işlemler başlatılmıştır.”

Bunu okuduktan sonra insan şunu sormak istiyor.

Hani iddialar doğru değil gibi bir algı oluşturuyordunuz.

Doğrular ortaya çıkınca böyle oldukça samimiyetten uzak bir açıklama ile mi insanları ikna edeceksiniz.

Edemediniz zaten…

Ne oldu?

Aldığımız duyumlara göre görseli oraya koyan, entegre eden kişi görevinden alınmış.

Tepki yükseldikçe gerçekler bir bir ortaya döküldü.

Tabii bir de Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın sert tepkisi de bu görevden almalarda falan etkili olmuştur.

Cici görünmeye çalıştığınız hükümet bu skandalın bir parçası olmamak adına herkesin önüne sizi attı. Durup bir düşünmeniz gerekmiyor mu?

Neyse…

Gelelim son skandala.

Öğrencinin yemek yemek için çile çektiği yemekhanede, yemeğin içinden kurt çıkıyor.

Bugün kurt bir tane çıkar, yarın iki.

Toplum sağlığını yakından ilgilendiren yerlerde böyle şeylere hassasiyet göstermek, iyi denetlemek gerekiyor.

Oldu bir kere diye geçip gidemeyiz.

Bir restoranda yaşansa böyle bir hadise herkes linç sırasına girer.

Anadolu Üniversitesi de on binlerce öğrencinin sağlığına en hassas şekilde dikkat etmek zorunda.

Bunun lamı cimi yok.

Ayrıca, Anadolu Üniversitesi’nin her kulvarda yeni bir skandala imza atmaya bir dur demesi gerek.

Artık yeter…

Herkese keyifli bir hafta sonu diliyorum. Sevgiyle kalın…