Gelir ve Kurumlar Vergisinde en yüksek vergi ödeyen mükellefler belli oldu.

Gelir Vergisinde, açıklanan 100 kişilik listenin ilk sırasında ‘’sürpriz bir isim’’ yok.

Yine Ahmet Firuzan Kanatlı var.

Babasından devraldığı rekortmenliği koruyor.

Ondan sonraki iki sırada da yine Kanatlı ailesi temsilcileri yer alırdı.

Bu kez onlar yok.

Listenin ikinci sırasındaki isim meçhul…

‘’İsminin açıklanmasını istemeyen mükellef’’ olarak tanımlanıyor.

Onun altındaki sıralar da aynı…

9’ncu sıraya kadar yer alan mükelleflerin hepsi meçhul…

‘’Meçhul’’ mükellefler yalnızca onlarla sınırlı değil…

Dahası var.

100 kişilik listede yalnızca 28 mükellefin ismi var.

Geriye kalan 72 mükellefin hepsi meçhul…

İsimlerinin açıklanmasını istemiyorlar.

Her vergilendirme döneminde böyle ‘’meçhul’’ mükellefler oluyor.

Her geçen yıl da sayıları artıyor.

Bu yıl bir önceki dönemi çok geride bıraktı.

Böyle giderse tüm liste ‘’meçhul’’ mükelleflerden oluşacak.

O zaman herhalde liste falanda açıklanmaz…

Oldukça ilginç…

Vergi vermek ‘’Devlete karşı kutsal görev’’ olarak tanımlanır.

Vergi ödeyip görevi yerine getirmek ‘’ayıp’’ değil…

Tama aksine ödeyeni gururlandırır.

Vergi ödememek büyük ayıp…

‘’Yüzsüz’’ olarak tanımlanıyorlar.

Durum böyle iken vergi ödeyip ‘’Devlete karşı kutsal görevi’’ yerine getirenler neden kendilerini gizleme gereği duyarlar ki?

‘’Hısım akraba borç ister’’ endişesine mi sahipler yoksa?

Bilemiyoruz artık…

Ama nedenleri ne olursa olsun ‘’meçhul’’ olmayı tercih etmelerini anlamak olanaksız…

Merak uyandırıyor.

‘’Acabalar’’ oluşturuyor.

KURUMLAR VERGİSİNDE SÜRPRİZ YOK

Kurumlar Vergisinde en yüksek vergi ödeyen mükellefler listesi de açıklandı.

100 kişiden oluşan listenin ilk sırasında ‘’sürpriz’’ yok.

Her vergilendirme döneminde olduğu gibi yine ETİ Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi var.

Eskişehir’in gururu olan kurum ‘’Eskişehir rekortmeni’’ olma gururunu taşıyor.

Takdir etmemek elde değil…

Sonrasındaki tablo ise şaşırtıcı…

2’nci sıradan 9’ncu sıraya kadar tüm mükellefler ‘’meçhul’’…

‘’Meçhul’’ mükellefler o kadarla da kalmıyor.

Devamı var.

100 isimden oluşan listede 46 kurumun ismi var.

Geriye kalan 54 kurum ‘’isminin açıklanmasını istemeyen mükellef’’ olarak tanımlanıyor.

Kurumlar Vergisinde de ‘’meçhul’’ mükelleflerin sayısı bir önceki döneme göre daha artmış durumda…

Şaşırmamak elde değil…

Anlamak da olanaksız…

Haydi Gelirler Vergisinde ‘’meçhul’’ mükelleflerin isimlerini gizlemeleri zor da olsa anlaşılabilir.

Kendilerine göre haklı bir gerekçeleri olabilir.

Peki, kurumlar vergisindeki ‘’meçhul’’ mükelleflere ne demeli?

Kendilerini gizlemeleri olacak şey değil…

Kurum olarak şu veya bu sektörde faaliyette bulunuyorsunuz… O faaliyetler ile para kazanıyorsunuz… Sonra da kazandığınız paranın vergisini ödüyorsunuz…

Bir anlamda ‘’Devlete karşı kutsal görevi’’ yerine getiriyorsunuz…

Bunda utanılacak bir yan yok.

Tam aksine gururlanmak gerek…

İyi de kurumun kimliğini gizleme gereğini neden duyuyorsunuz.

Dedik ya anlamak olanaksız…

İnsan şaşırıyor…

Dahası ister istemez kuşkular da oluşuyor.