Balkanlardan Anadolu’ya gelen göçmenlerimiz için bir anıtın yapılabileceğini yazmıştım. Eskişehir Rumeli Sanayici ve İş adamları Derneği (ERİAD) Başkanı Rüştü Şentuna, konuya son derece olumlu yaklaştı ve bu anıtı kendilerinin yapabileceğini söyledi.

Şentuna’nın konuya ilişkin açıklamasını olduğu gibi kamuoyunun dikkatine sunuyorum:

-Gazeteci Sayın Ali Baş’ın, Balkan Türklerinin yaşadığı göçleri ve geçmişte yaşanan acıları gelecek nesillere aktaracak bir anıt yapılması yönündeki çağrısını önemli ve anlamlı buluyorum. Çünkü bazı hikâyeler vardır; sadece anlatılmaz, hatırlanır ve gelecek kuşaklara emanet edilir.

Rumeli ve Balkanlar’dan Anadolu’ya uzanan hikâyemiz de böyledir. Bu topraklardan ayrılmak zorunda kalan insanların geride bıraktığı evleri, toprakları, hatıraları ve kayıpları elbette unutamayız. Ancak bizim hikâyemiz yalnızca acılardan ibaret değildir.

Rumeli insanı Anadolu’ya geldiğinde beraberinde yalnızca hatıralarını değil; emeğini, üretme iradesini, kültürünü ve geleceğe olan inancını da getirdi. Eskişehir bunun en güçlü örneklerinden biridir.

Bugün şehrimizin sanayisinde, ticaretinde, eğitiminde, kültüründe ve sosyal hayatında Rumeli ve Balkan kökenli insanların önemli izlerini görmek mümkündür. İşte bu nedenle yapılacak bir anıtın sadece geçmişte yaşanan acıları anlatan bir yapı olmasının yeterli olmayacağını düşünüyorum.

Biz ERİAD olarak bunun adının ve ruhunun “Rumeli’den Anadolu’ya” olmasını öneriyoruz. Bir tarafında geçmişimizi, göç yollarımızı ve yaşanan acıları; diğer tarafında ise Anadolu’da yeniden kurduğumuz hayatı, emeğimizi, üretimimizi ve geleceğe yürüyüşümüzü anlatan bir eser...

Böyle bir anıt, geçmişi unutmadan geleceğe bakmanın sembolü olabilir. Üstelik bunu herhangi bir milleti, ülkeyi veya topluluğu hedef almadan; kimseyle hesaplaşmadan, tarihimizden ders çıkararak yapabiliriz.

Çünkü bizim amacımız geçmişin yaralarını yeniden kanatmak değil, hafızamızı gelecek nesillere doğru aktarmaktır.

Sayın Ali Baş’ın çağrısını bu anlamda değerli bir başlangıç olarak görüyorum. ERİAD olarak bu çağrının gerektirdiği sorumluluğu almaktan kaçınmayız. Bu fikrin yalnızca konuşulan bir öneri olarak kalmaması, doğru bir zeminde ve ortak akılla hayata geçirilmesi için üzerimize düşen katkıyı vermeye, gerekli çalışmalarda sorumluluk üstlenmeye hazırız.

Bu eserin; Balkan ve Rumeli derneklerimizin, üniversitelerimizin, tarihçilerimizin, sanatçılarımızın, yerel yönetimlerimizin ve Eskişehir halkının ortak katkısıyla hayata geçirilmesini arzu ediyoruz. Bu şehirde böyle bir eser yükselirse, o yalnızca Balkan Türklerinin değil, Eskişehir’in ortak hafızasının bir parçası olacaktır.

Çünkü;

Köklerimiz Rumeli’de,

hayatımız Anadolu’da,

hafızamız hepimizindir.

Ve gelecek nesillere bırakabileceğimiz en değerli miraslardan biri de budur:

Geçmişimizi unutmadan, geleceğimizi birlikte kurmak.