SKOR VAR AMA OYUN KİMLİĞİ ARANIYOR!

Eskişehirspor gol atıyor, puan topluyor, zirve yarışını sürdürüyor. Ancak Uşak’ta geri dönüşe, Biga’da kırılmaya, Etimesgut’ta son saniye golüne ihtiyaç duyan; Altay karşısında ise bireysel performanslarla öne çıkan takımın hala çözmesi gereken sorunları var. Şampiyonluk için artık yalnızca sonuçlara değil, oyunun kendisine de bakmak gerekiyor.

***

Eskişehirspor, yedi haftada attığı 21 golle maç başına üç gol ortalamasına ulaştı ve lider Gemlik Sümerbey’in üç puan gerisinde zirve takibini sürdürüyor. Bu tablo elbette değerli. Ancak puan cetvelindeki yer, sahadaki her sorunun üzerini örtmemeli.

Çünkü şampiyonluk yarışında önemli olan yalnızca kazanmak değil, nasıl kazandığınız ve işler ters gittiğinde ne yaptığınızdır.

DEĞİŞEN 11’LER, DEĞİŞMEYEN SORULAR!

Hakan Şapçı’nın özellikle deplasman maçlarında tercih ettiği ilk 11’ler ve işler iyi gitmediğinde karşılaşmaları tamamladığı kadrolar arasında dikkat çekici farklılıklar var. Maça başlayan oyuncularla bitirenler arasındaki farklılıklar, teknik heyetin kimlik arayışını ortaya koyuyor. Elbette rakibe ve maçın gidişatına göre değişiklik yapmak futbolun doğasında var. Ancak bu kadar çok arayışın temelinde ne olduğu da sorgulanmalı.

***

Uşak deplasmanında 2-0 geriye düşen Eskişehirspor’un geri dönmesi, takımın karakterini ve hücum gücünü gösterdi. Fakat aynı karşılaşma, takımın neden geriye düştüğünü de düşündürdü. Biga’da ikinci golün ardından yaşanan dağılma ise başka bir sorunu gözler önüne serdi…

Skoru aldığında Alanya (4-0), Akşehir (3-0), Balıkesir (7-1) sorun yok! Fakat skor aleyhe döndüğünde sonuç baskısıyla kaosa sürüklenmeye aday bir takım görüntüsü dikkat çekici…

İç sahada Etimesgut karşısında puanın son saniyelerde gelen frikik golüyle kurtarılması da benzer bir tablo ortaya koydu. İzmir’de Altay karşısında 68.dakikada ki penaltıya kadar 1-0 geride oynayan Eskişehirspor, sonrasında Atalay Yıldırım’ın hat-trick yapmasıyla 4-1 kazandı.

Bu sonuç, takımın hücum gücünü ve bireysel yeteneğini ortaya koyarken aynı zamanda şu soruyu da beraberinde getiriyor…

Eskişehirspor neden bazı maçlarda çözümü sadece bireysel performanslar üzerinden bulabiliyor?

SORUN KADRODA DEĞİL, OYUN PLANINDA!

Altay maçında bir kez daha gördük ki; savunmadan çıkışlarda yaşanan zaaflar, üzerinde durulması gereken başlıklardan biri. Geriden oyun kurarken yapılan hatalar ve rakibin baskısı karşısında yaşanan sıkıntılar, daha güçlü takımlar karşısında ağır sonuçlar doğurabilir.

Hakan Şapçı’nın ilk 11 tercihleri kadar rakip analizleri ve maç içindeki müdahaleleri de bu nedenle önem taşıyor. Rakibin baskı biçimine uygun çıkış planı oluşturmak, top kayıplarını azaltmak ve takımın oyun kontrolünü korumasını sağlamak teknik heyetin sorumluluğunda.

***

Atalay Yıldırım’ın Altay karşısındaki üç golü, Uşak’taki geri dönüşteki etkisi ve Beykan Şimşek’in Etimesgut karşısında son saniyede takımını kurtarması, bireysel kalitenin değerini gösteriyor. Ancak her sıkışılan maçta bir oyuncunun olağanüstü performansına ihtiyaç duymak, sürdürülebilir bir şampiyonluk planı olamaz.

Eskişehirspor’un hücum gücü var. Mesele, bu gücü maçın tamamına yayabilmek. Savunma güvenliğini korumak, geriden doğru çıkmak, geriye düşüldüğünde panik yapmamak ve üstünlük sağlandığında oyundan kopmamak…

Bireysel kalite maç kazandırır; doğru oyun planı şampiyonluğa taşır.

ELEŞTİRİ VAR AMA ÇÖZÜM DE GEREKİYOR!

Hakan Şapçı’nın tercihlerini sorgulamak, teknik direktör değişikliğini tek çözüm olarak görmek anlamına gelmemeli. Asıl mesele, tekrarlanan sorunların nedenlerini doğru belirlemek ve bunlara kalıcı çözümler üretmek.

Eskişehirspor’un önünde hala uzun bir yarış var. Liderle fark yalnızca üç puan. Dolayısıyla sakin kalarak, eksikleri gidermek ve birlik beraberliği arttırmak gerekiyor.

Cumartesi günü saat 19.00’da oynanacak Bursa Yıldırımspor müsabakası hem taraftarın maçı olacak hem de bu açıdan önemli bir sınav anlamı taşıyacak..

ŞEHRİN FUTBOLU…

Eskişehir futbolunun diğer temsilcileri de farklı koşullarda mücadele ediyor. Anadolu Spor Faaliyetleri A.Ş.’de, ligin başlamasına günler kala gelen transfer yasağının ardından amatöre dönmeyi kabul eden oyuncular önemli bir karakter ortaya koymuştu. O gün gösterilen fedakarlık, bugün sahaya mücadele ve aidiyet olarak yansıyor. Bu takımın hikayesi, futbolun yalnızca bütçeyle değil, inanç ve sorumluluk duygusuyla da oynandığını gösteriyor.

***

Demirspor’un ise imkanları doğrultusunda PGL’ye son anda katılması ve bütün zorluklara rağmen sezona Bolu Aladağspor deplasmanında aldığı 3-1’lik galibiyetle başlaması moral verici. Kısa sürede takıma önemli dokunuşlar yapan Mustafa Atalan’ın emeğini de göz ardı etmemek gerekiyor.

Demirspor’un ligde kalması, bu şartlarda yalnızca sportif bir başarı değil, Eskişehir futbolunun geleceği açısından da büyük önem taşıyor. Çünkü şehrimizdeki futbol iklimi ve kalite, Süper Amatör Küme’den PGL’ye takım taşımayı bile zorlaştıracak bir noktaya geldi. Üstelik yeni dönemde üst lige çıkmak isteyen ekiplerin başka illerin şampiyonlarıyla baraj maçına çıkacak olması, işi daha da güçleştirecek.

Bu nedenle Demirspor’un mücadelesi yalnızca bugünü değil, yarını da ilgilendiriyor. Genç futbolculara yol açan, kulüplere hedef sunan ve şehrin futbol basamaklarını ayakta tutan her yapı değerlidir.

***

Unutmamak gerekir ki bir şehrin futbolu, yalnızca en büyük takımının başarılarıyla değil, ayakta tutabildiği kulüplerin sayısıyla da ölçülür.

Eskişehirspor şampiyonluk hedefiyle zirveye yürürken Anadolu Spor Faaliyetleri karakteriyle, Demirspor ise geleceğe tutunma mücadelesiyle bu futbol hikayesinin parçalarıdır. Her birinin şartı farklı, sorumluluğu ayrı; ancak hepsinin ortak ihtiyacı, doğru planlama ve sürdürülebilir destektir.

Çünkü başarı, yalnızca zirveye çıkmak değil, o zirveye giden yolu da sağlam tutmaktır.

Bir şehrin futbolu, birlikte yükseldiğinde güçlenir. Eskişehir’in ihtiyacı da; şampiyonluğa yürüyen bir Eskişehirspor, mücadeleden vazgeçmeyen Anadolu ve geleceğe tutunan bir Demirspor. Çünkü futbol sahada oynanır ama bir şehrin futbol geleceği, ortak akılla inşa edilir.

Bu yüzden Gemlik Sümerbey karşılaşmasında Anadolu Spor Faalşyetleri AŞ’ye verilen destek her anlamda değerlidir…