Eskişehir yıllardır kendisini “öğrenci kenti”, “gençlik kenti”, “spor şehri” olarak tanımlıyor. Ancak artık süslü sloganlarla gerçekleri görmezden gelme dönemi geride kaldı.
Bugün dönüp tabloya baktığımızda karşımıza çıkan manzara iç açıcı değil. Üç üniversiteye, yüz binlerce gence ve köklü bir spor kültürüne sahip olan Eskişehir, spor tesisleri konusunda ne yazık ki hak ettiği noktada bulunmuyor. Özellikle amatör spor kulüplerinin yaşadığı saha ve tesis sıkıntısı, yıllardır çözülemeyen kronik bir sorun olarak önümüzde duruyor.
Çevre illerle yapılan basit bir kıyaslama bile bu gerçeği ortaya koymaya yetiyor. Birçok şehir ve ilçe yeni tesis yatırımlarıyla sporun altyapısını güçlendirirken, Eskişehir hala yıllardır konuşulan projelerin tamamlanmasını bekliyor.
Yarım kalan hikayelerin şehri
Bunun en somut örneklerinden biri de Vali Hanefi Demirkol Tesisleri.
Eskişehirspor'un geleceği açısından büyük önem taşıyan bu alan, bugün hala tamamlanamayan projelerin sembolü olarak karşımızda duruyor. Bitmeyen çalışmalar, eksik kalan yatırımlar ve yıllardır süren belirsizlik, sadece bir tesis meselesi değil; aynı zamanda spor vizyonunun da sorgulanmasına neden oluyor.
Oysa sporun geleceği tesislerle inşa edilir. Gençlerin gelişimi, kulüplerin sürdürülebilirliği ve şehrin sportif başarısı güçlü altyapılarla mümkündür.
Tek sahadan çıkan büyük başarı
İşin en dikkat çekici tarafı ise tüm bu eksikliklere rağmen elde edilen sonuçlar.
Eskişehirspor U19 Takımı’nın Türkiye üçüncülüğü, U16 Takımı’nın ise Türkiye'nin en iyi sekiz takımı arasına girmesi sıradan başarılar değildir. Bu sonuçlar, kısıtlı imkanlarla çalışan teknik kadroların, fedakar ailelerin ve büyük özveri gösteren genç futbolcuların eseridir.
Üstelik bu başarıların büyük bölümü, sınırlı saha imkanlarıyla elde edilmiştir.
Bu tablo aynı zamanda önemli bir gerçeği de ortaya koyuyor:
Eskişehir’in yetenek sorunu yok.
Sorun; bu yetenekleri geliştirecek sistemin ve altyapının yıllardır yeterince oluşturulamamış olmasıdır.
2 Eylülspor formülü
Tam da bu noktada Eskişehirspor yönetiminin üzerinde çalıştığı model dikkat çekiyor.
Bölgesel Amatör Lig temsilcisi 2 Eylülspor’un geleceği önümüzdeki günlerde netleşecek. Kulüp Başkanı Aykan Bayrak ile İnönü Belediye Başkanı Serhat Hamamcı arasında yapılacak görüşme, sadece bir kulübün geleceğini değil, Eskişehir futbolunun yeni yol haritasını da şekillendirebilir.
Şayet mevcut yönetim gerekli desteği bulamazsa, Eskişehirspor’un 2 Eylülspor’u bir gelişim merkezi ve pilot takım modeliyle değerlendirmesi gündeme gelebilir.
Bu yaklaşım, genç oyuncuların profesyonel futbol ile altyapı arasında kaybolmasının önüne geçebilir. U19 ve U16 kategorilerinde dikkat çeken yeteneklerin Bölgesel Amatör Lig seviyesinde düzenli forma giymesi, hem gelişimlerini hızlandıracak hem de Eskişehirspor'un geleceğine önemli katkılar sağlayacaktır.
Bugünü değil yarını planlayan kulüplerin ortak özelliği tam da budur.
Transferde sessiz ve planlı operasyon
Eskişehirspor cephesinde dikkat çeken bir diğer konu ise transfer çalışmaları.
3.Lig piyasasında ekonomik dengelerin oldukça zorlandığı bir dönemde yönetim, kulübün mali gerçeklerini dikkate alarak hareket ediyor. Popülist transferlerden çok eksik yönlere ve bölgeler en iyisi olduğuna inanılan isimlere gidiliyor. Teknik Direktör Hakan Şapcı’nın raporları doğrultusunda ihtiyaç duyulan bölgelere nokta atışı hamleler yapılıyor.
Üstelik bu süreç büyük ölçüde sessizlik içinde yürütülüyor.
Şehirde henüz tam anlamıyla birlik ve beraberlik havası oluşmamış olmasına rağmen yönetimin önemli ölçüde yol aldığı görülüyor. Şu anda transferde alınan yol, taraftarın beklentilerinin büyük bölümünü karşılayabilecek bir kadro iskeletinin oluşturulduğu yönünde.
15 Temmuz’da başlayacak sezon hazırlıkları öncesinde zaman daralırken, yönetim ve teknik heyetin hızlı ancak kontrollü bir çalışma yürüttüğü dikkat çekiyor.
Asıl sınav Mali Genel Kurulda
Ancak sahadaki planlamanın başarılı olması tek başına yeterli değil.
Eskişehirspor’un önünde çok önemli bir viraj bulunuyor. Mali Genel Kurul.
Yönetimin açıklayacağı mali tablo, oluşacak ortam ve kulübün geleceği açısından şehrin atacağı adımlar. Asıl işin gerçeği ve daha önemlisi, mali genel kurulun ardından şehrin tüm dinamiklerinin nasıl bir tavır alacağı büyük önem taşıyor.
Siyasetçiler, iş insanları, sanayiciler, oda başkanları ve şehrin önde gelen isimleri artık tercih yapmak zorunda kalacak.
Tribünde görünmek kolaydır.
Başarı geldikten sonra destek vermek de kolaydır.
Zor olan; ihtiyaç duyulan zamanda taşın altına el koyabilmektir.
Şimdi söz değil, destek zamanı
Eskişehirspor bugün sadece bir futbol takımının mücadelesini vermiyor.
Bu şehir, gençlerine ne kadar sahip çıkacağını, sporun geleceğine ne kadar yatırım yapacağını ve ortak değerlerini ne ölçüde koruyacağını da test ediyor.
15 Temmuz’da takım sahaya çıktığında arkasında yalnızca taraftarını değil, şehrin tamamını görmek istiyor.
Çünkü başarı yalnızca sahada kazanılmıyor.
Başarı; doğru planlamayla, güçlü altyapıyla, ortak akılla ve samimi destekle inşa ediliyor.
Eskişehir’in artık yeni sloganlara değil, yeni sahalara, yeni projelere ve yeni vizyonlara ihtiyacı var.
Aksi halde bugün konuştuğumuz eksiklikleri yarın da konuşmaya devam ederiz.
Ve o zaman kaybeden sadece Eskişehirspor değil, Eskişehir’in geleceği olur.
