İstikbal Gazetesi’nden Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtlayan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, “Eskişehir’in sorunlarını biliyoruz; teşhisimiz net, irademiz tamdır. Trafikten altyapıya, sanayiden sosyal hizmetlere kadar her alanda bu şehrin tıkanan damarlarını açacağız” dedi.
Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, İstikbal Gazetesi’nden Meltem Karakaş’ın sorularını yanıtladı. Sivrihisar ve Tepebaşı kaymakamlığı görevleriyle beraber eşinin de Eskişehir’de görev yapmasından kaynaklı şehre sık sık gelip gittiğini söyleyen Vali Yılmaz, Eskişehir’in tüm sokaklarına, sorunlarına ve taleplerine sadece bir bürokrat olarak değil vatandaş olarak da hakim olduğunu ifade etti. Göreve geldiği günden bu yana kamu binalarının deprem dayanımını kontrol etmek amacıyla çalışma başlattıklarına dikkat çeken Vali Yılmaz, başta okullar olmak üzere Eskişehir’i depreme dirençli bir kent yapma konusunda kararlı olduğunu belirtti.
“Bizim hedefimiz şahlanış olmalıdır”
Daha önce Eskişehir’de kaymakamlık görevinde bulundunuz ve yıllar sonra Eskişehir’e vali olarak geri döndünüz. Vali olduğunuz günden bu yana Eskişehir’i nasıl gözlemliyorsunuz? Osmaniye’de olduğunuz dönemde sizce Eskişehir ilerlemiş mi yoksa yerinde mi saymış?
Eskişehir benim için sadece bir görev yeri değil; meslek hayatımın en kıymetli yıllarının geçtiği, Sivrihisar ve Tepebaşı gibi her köşesinde ayrı bir hatıramın olduğu bir yuvadır. Yıllar sonra bu şehre Vali olarak dönmek, benim için büyük bir onur olduğu kadar, bir vefa borcudur. Eskişehir yerinde sayan bir şehir asla olmamıştır. Ancak şunu çok net ifade etmeliyim: Eskişehir, potansiyeli mevcut başarılarının çok üzerinde olan bir şehirdir. Osmaniye’de görev yaptığım süre zarfında da Eskişehir’i hep yakından takip ettim. Döndüğümde gördüğüm tablo şudur: Şehrimiz sanayi üretiminde, sosyal ve kültürel anlamda bir marka haline gelmiş, turizmde rüştünü ispatlamıştır. Fakat biz çıtayı buraya bırakamayız. Kaymakamlık yaptığım dönemdeki Eskişehir ile bugünkü Eskişehir arasındaki farkı 'ilerleme' olarak nitelendirebiliriz ama bizim hedefimiz 'şahlanış' olmalıdır.
“Eskişehir henüz son sözünü söylemedi”
Tepebaşı’nda görev yaptığım dönemden bu yana OSB’nin ve teknoparkların kapasitesinin arttığını görüyorum. Beylikova’daki Nadir Toprak Elementleri gibi dünya çapında projelerle artık sadece bölgesel değil, küresel bir teknoloji üssü olma yolundayız. Eskişehir geçmişin mirasını korumuş, üzerine çok şey koymuş ama henüz son sözünü söylememiştir. Biz bu yeni dönemde, şehrin sanayisinden tarımına, turizminden madenciliğine kadar her alanda, eksik kalan ne varsa tamamlayıp Eskişehir’i Türkiye Yüzyılı'nın parlayan yıldızı yapmak için buradayız. Eskişehir’i tanıyan, dinamiklerini bilen bir kardeşiniz olarak, bu şehre değer katmaya devam edeceğiz.
“Şehri tanıma safhasını çoktan geçtim”
Aslında ben Eskişehir’den hiç kopmadım. Kıymetli eşimin burada görev yapıyor olması hasebiyle, Osmaniye’de olduğum dönemde de gönlümün bir yarısı hep buradaydı; şehre sık sık gelip gitme imkanım oldu. Bu durum benim için çok büyük bir avantaj sağladı. Bir vali olarak resmi ziyaretlerin ötesinde; bir eş, bir vatandaş ve bir Eskişehir sevdalısı olarak şehrin sokaklarını, esnafını ve değişimini sivil bir gözle de takip edebildim. Yani Valilik makamına oturduğumda 'şehri tanıma' safhasını çoktan geçmiş, şehrin ihtiyaçlarını bizzat yerinde ve yaşayarak gözlemlemiş durumdaydım. Bu sık geliş gidişlerimde şunu fark ettim: Eskişehir’in dışarıdan görünen o güzel vitrininin ötesinde, daha derinlemesine dokunulması gereken alanlar var. Özellikle mahalle aralarındaki sosyal ihtiyaçlar, yaşlılarımızın beklentileri ve sanayimizin teknolojik dönüşüm hızı benim bu sivil gözlemlerimle ajandama not ettiğim öncelikler oldu. Dolayısıyla bugün attığımız her adım, sadece resmi raporlara değil, yıllardır bu şehrin caddelerinde bir vatandaş gibi yürümenin verdiği o samimi tecrübeye de dayanıyor.
Erdinç Yılmaz’ın Eskişehir için hayata geçirmek istediği bir proje var mı?
Eskişehir hem tarihi derinliği hem de modern yüzüyle Türkiye’nin gözbebeği olan bir şehir. Bizim buradaki temel gayemiz, bu şehri sadece fiziksel olarak değil, sosyal adaleti ve ekonomik bağımsızlığıyla da bir üst lige taşımaktır. Valilik olarak önceliğimiz, devletin şefkatli elini uzatmadığımız tek bir hane bırakmamaktır. Özellikle engelli vatandaşlarımız, yaşlılarımız ve ihtiyaç sahibi ailelerimiz için kapsayıcı projeleri hayata geçireceğiz. Yoksullukla mücadelede sadece yardım odaklı değil, meslek edindirme ve aile ekonomisini güçlendirme odaklı bir rota izliyoruz. Eskişehir turizmi artık sadece kent merkeziyle sınırlı kalmamalı. Frigya bölgesindeki turizm potansiyelini canlandırarak yerel kalkınmayı tetikleyeceğiz.
“Bu süreci yönetmek en büyük motivasyon kaynağım”
Eskişehir’e Vali olarak döndüğümde beni en çok heyecanlandıran ve şehrimizin çehresini değiştiren en büyük değişim; kuşkusuz Eskişehir’in artık bir ‘Yüksek Teknoloji ve Stratejik Madencilik Üssü’ haline gelmiş olmasıdır. Şu an Beylikova’da Nadir Toprak Elementleri Pilot Üretim Tesisi’nin kurulmuş olması, sadece Eskişehir için değil, Türkiye Yüzyılı vizyonumuz için tarihi bir kırılma noktasıdır. Bu projenin her bir aşaması, ülkemizin tam bağımsız teknoloji hedefine hizmet etmektedir. Geçtiğimiz aylarda Kırka Bor İşletmemizi ziyaret ettim. Oradaki muazzam üretim kapasitesini, dünya lideri olduğumuz bu alandaki gelişimi yerinde görmek heyecanımı daha da artırdı. Kırka’daki mevcut gücümüz geliştiğinde ve Beylikova’daki Nadir Toprak Elementleri potansiyelimiz birleştiğinde, Eskişehir sadece bölgesel bir merkez değil, küresel bir güç haline gelecektir. Şehrimizin bu devasa potansiyeline şahitlik etmek ve bu süreci yönetmek, bir Vali olarak benim en büyük motivasyon kaynağım.
“Şehrin tıkanan damarlarını açacağız”
Eskişehir’in acil olarak çözülmesi gereken sorunları neler sizce?
Sokaktaki vatandaşımızın en çok dert yandığı konuların başında hiç kuşkusuz ulaşım ağı ve trafik yoğunluğu geliyor. Eskişehir’in il merkezindeki trafik yoğunluğu, maalesef şehrimizin yaşam kalitesini ciddi şekilde tehdit ediyor. İlçe bağlantı yollarımızın standartlarının yükseltilmesi ve çevre yolu bağlantılarının daha akıcı hale getirilmesi önceliğimizdir. Ulaşım meselesini ‘bugünü kurtarma’ mantığından çıkarıp, Eskişehir’in gelecek 50 yılını planlayan bir vizyonla ele almalıyız. Eskişehir bir sanayi şehri ancak, sanayimizin dünya ile rekabet edebilmesi için lojistik ağlarımızın güçlenmesi şart. Özellikle Organize Sanayi Bölgemizin demiryolu bağlantısının ve limanlara erişim kapasitesinin artırılması, sanayicimizin maliyetlerini düşürecek ve şehrimize daha fazla yatırımcı çekecektir. Sadece merkez odaklı bir büyüme, beraberinde sosyal sorunları da getiriyor. Sivrihisar, Çifteler, Mahmudiye gibi ilçelerimizde yerinde istihdamı artıracak projeleri hayata geçirmeliyiz.
“Kamu binalarının deprem tahkiklerini yapıyoruz”
Deprem kuşağında yer alan bir şehir olarak, kentsel dönüşüm meselesi bizim için bir tercih değil, zorunluluktur. Göreve geldiğimiz andan itibaren önceliğimizi kamu binalarının deprem tahkiklerine verdik. Depreme dayanıksız olduğu tespit edilen kamu binalarımızın yıkım süreçlerini hızla tamamlıyoruz. En kıymetli varlığımız evlatlarımızdır. Çocuklarımızın güvenli ortamlarda eğitim görmesi için depreme dayanıksız olduğu belirlenen okullarımızı yıkarak yerlerine son teknolojiyle donatılmış, deprem dirençli okul binaları inşa ediyoruz. Kamu binalarındaki bu kararlılığımızı şehrin genel dokusuna da yaymak zorundayız. Eskişehir’i sadece binalarıyla değil; altyapısıyla, ulaşım akslarıyla ve toplanma alanlarıyla tam anlamıyla ‘Dirençli bir Şehir’ modeline dönüştürmek için tüm yerel paydaşlarımızla el ele çalışacağız. Eskişehir’in sorunlarını biliyoruz; teşhisimiz net, irademiz tamdır. Trafikten altyapıya, sanayiden sosyal hizmetlere kadar her alanda bu şehrin tıkanan damarlarını açacağız.
“Her vatandaşa ulaşmaya çalışan bir vali olacağım”
Eskiden valiler vatandaşla daha mesafeli bir ilişki kurardı. Ama son dönemde biraz farklı. Eskişehirliler nasıl bir vali görecek?
Çok haklısınız, artık o mesafeli ve kapalı kapılar ardındaki valilik anlayışı geride kaldı. Benim yönetim felsefemde vali; makamında oturan bir bürokrat değil halkın derdiyle dertlenen, sokağın nabzını tutan ve milletin bizzat hizmetinde olan bir neferdir. Bana çok yabancı değil Eskişehir. Sivrihisar ve Tepebaşı kaymakamlığımdan tanıyorum ama vali olarak öncelikle halkın içinde olan bir vali, halkı ziyaret eden bir vali. Esnaflarımızı sık sık ziyaret ediyoruz. Onlar da çok memnun oluyor. Kapımızın sonuna kadar açık olduğu, her vatandaşımıza ulaşamaya gayret eden bir vali. Her vatandaşın derdini anlattığı bir vali ve vatandaşın derdine çare arayan bir vali. Dolayısıyla vatandaşlarımız tanıdıkça kendilerinden biri olan bir vali görecekler.
Eskişehir uzun yıllar en güvenli şehirler arasında yer aldı. Ama son dönemde asayiş olaylarının arttığını görüyoruz. Verilere baktığımızda Eskişehir’e güvenli şehir diyebilir miyiz hala?
İlimiz de sağladığımız güvenli ortamın devamı için yaptığımız çalışmalar ve gerçekleştirdiğimiz operasyonlar sonucunda, ilimizde gerçekleşen suç sayılarında 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 7,8’lik bir azalış sağlanmış, 2026 yılının ilk 3 ayında ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 düşüş olduğu görülmüştür. Bu da sokakta hissedilir durumdadır, bununla beraber Aydınlatma oranları da yüzde 96.6 seviyesindedir. Son iki yılda kişilere karşı işlenen 10 önemli suçta yüzde 15, mal varlığına karşı işlenen 9 önemli suçta yüzde 49 azalış gerçekleşmiştir.
Madde bağımlılığı konusunda Eskişehir’i nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir artış söz konusu mu? Madde bağımlılığına önlemek adına ne gibi çalışmalarınız var?
Şehrimiz Türkiye genelindeki TUBİM (Türkiye Ulusal Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi) verileri incelendiğinde, bağımlılıkla mücadelede oldukça avantajlı ve güçlü bir konumdadır. Şehrimizde madde kullanımı konusunda ciddi bir artış söz konusu değildir. Bu istikrarın temelinde; "arz ile mücadele" ve "talebin önlenmesi" süreçlerinin tam bir eş güdümle yürütülmesi yatmaktadır.
“Yaşlılara yönelik sosyal hizmet politikaları güçlenmeli”
Eskişehir çok uzun yıllar öğrenci şehri olarak tanındı ama şimdilerde yaşlı nüfusun arttığını görüyoruz. Bu anlamda yaşlı nüfus için projeleriniz olacak mı? Eskişehir’in mevcut nüfus yapısı sosyal politikalarınızı nasıl etkileyecek?
Eskişehir, ağırlıklı olarak öğrenci nüfusu ile öne çıkıyor ama son yıllarda yaşlı nüfus oranında artış gözlenen illerimiz arasında yer alıyor. Türkiye genelinde 65 yaş ve üzeri nüfus oranı yüzde 10,6 seviyesinde iken, Eskişehir’de bu oran yaklaşık yüzde 13 seviyelerinde. Bu durum, ilimizin yaşlanan nüfus yapısına sahip olduğunu göstermekte ve yaşlılara yönelik sosyal hizmet politikalarının güçlendirilmesini gerekli kılmaktadır. İlimizde yaşlı bireylerin öncelikle kendi sosyal çevreleri içerisinde desteklenmesi amacıyla evde bakım hizmetlerine önem veriyoruz. Bu kapsamda, 65 yaş ve üzeri yaşlılara yönelik 665 aile evde bakım desteğinden yararlanıyor. Kurumsal bakım hizmetleri kapsamında ise ilimizde 4 resmi ve 6 özel olmak üzere toplam 10 yaşlı bakım kuruluşu hizmet veriyor. Bu kuruluşların toplam kapasitesi 766 kişi olup, yaşlı bireylerin bakım ve korunma ihtiyaçlarına yönelik hizmet sunulmakta. Mevcut kapasiteye ek olarak, 2026 yılı içerisinde açılması planlanan 100 kişi kapasiteli Cafer Güven Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü’nün inşaatı devam etmektedir. Kısacası, Eskişehir’de yaşlı nüfusun artış eğilimi dikkate alınarak hem evde bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması hem de kurumsal bakım kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar kararlılıkla sürdürülüyor. Yaşlılarımızın hayat kalitesini artırmaya, sosyal hayata aktif katılımlarını desteklemeye ve ihtiyaç duydukları bakım hizmetlerine erişimlerini kolaylaştırmaya yönelik projeleri öncelikli olarak ele alıyoruz.


