5 Aralık 2019 Perşembe 2284 Okunma

ALEVİ OLMAK

                                                    


           İzmir’in, Gaziemir ilçesine bağlı, Yeşil Mahallesi’nde, oturan Alevi ailenin, evinin duvarına “Defol Alevi” yazılarak, çarpı işareti konuldu. Kimliği belirsiz kişilerce yapılan yazılamayı, fark eden aile, karakola giderek şikâyette bulundu.


          Polis,” Bu, sarhoşların veya çocukların işidir.” derken, aile bu işaretlemenin çocukların işi olamayacağını söyledi.


             Alevi ailenin, evi, ne amaçla işretlendi bilinmez ama yıllardır, ülkemizde, etnik ve dinsel unsurlar kullanarak,  huzusuzluk yaratılmak istenmiştir. Oysa dini ve mezhebi, ne olursa olsun, her yurttaş, Türk vatandaşıdır. Bu ülkenin de gerçek sahibidir.


              Ayrıca çokpartili dönemde, zaman, zaman, Türkiye’deki siyasi partiler, siyasi çıkarları için,  idolojik, dini ve etnik alanda, bir taraf destek vererek, diğer tarafta karşı çıkarak, dinsel ideolojik ve etnik nefreti artıracak ve ülkeyi de "KAOS" a sürükleyebilecek zemin yaratma yarışı yanlışlığına da düştüler. Sonuçta da dinsel ve etnik nefret yaratılar.


            Nitekim CIA Başkanlarından George J. TENET, ABD üniversitelerinde, , " NERDE, BİR ÖN YARGI VE NEFRETLE KARŞIAŞIRSAN KARŞILAŞ MÜCADELE ET. NERDE KAOS VARSA BİL Kİ, ARKASINDA DİNSEL VE ETNİK BİR NEFRET VEYA ÖNYARGI VARDIR." demiştir.


             Nitekim bazı ilerimizde, kasıtlı olarak dinsel nefret yaratılarak, Alevilere, ait evler ve işyerleri yakıldı. Bir ilimizde, nefretin derecesi öyle yükselmişti ki yangınlara, müdahale edecek itfaiyelerin, hortumları bile kesilmişti.


            Oysa Alevilik, "Allah, Muhammed, Ali kutsallığını kalbinde taşıyan, Hz. Ali’nin adaletinden ayrılmayan, temelinde insan sevgisi bulunan, her dine, mezhebe, her inanca saygı duyan ve hoşgörü ile bakan, dil, din, ırk, renk, farkı gözetmeyen, eline diline sahip olma ilkelerini şart koşan, laik, demokrat, eşitlikçi, katılımcı, paylaşımcı düşünceyi savunan”. Bir inanç sistemidir.


            Ayrıca Alevi İslam anlayışı; Hoca Ahmet Yesevi, Ebul Vefa, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Mevlana, Pir Sultan Abdal ve Anadolu erenleri, Kuran’ı en iyi yorumlayan hikmet sahibi velilerin görüşlerinden ilham alarak, hayat alanı bulmuştur.


           Bugün Alevilere, yönelik önyargılar, büyük ölçüde azaldı. Bunda, en büyük etken, Alevilerin, Türk milletine bağlı, her türden gericiliğe karşı olması, ATATÜRKÇÜLÜK, özgürlük, laiklik, demokrasi, barış, emek, insan hakları, gibi,  kavramlardan, en önemlisi de cumhuriyetimizin, demokratikleştirilmesi ve geliştirilmesinden yana taraf olmalarıdır.


            AB, imzalı çeşitli raporlarda, Alevilerden "azınlık" olarak söz edilmesi, tesadüf değildir. Bu raporlar, Türkiye’ nin, bölünmesine yöneliktir. Çünkü Aleviler, kendilerini, hiçbir zaman Türkiye´de, "azınlık" olarak görmüyorlar.
             Emperyalizm ve Siyonizm’in, yeni ortak hedefi, ülkemizde, " Türk-Kürt", "Alevi-Sünni" nefreti yaratarak, herkesi birbiriyle kan davalı yapmaktır. Bunun için, her türlü senaryo tezgâhlanıyor.


          Nitekim Tatort dizisinin, ’Wem Ehre Gebürt’ (Namusuna Layık Olmak) adlı bölümündeki gelişmeler, buna en güzel örnektir. Çünkü Avrupa ülkeleri, yıllardan beri, Türkiye’ de, ETNİK" ve "MEZHEPSEL" çatışmaları körükleyerek, menfaatlerini korumayı ve kollamayı, temel politika olarak benimsemişledir.


            Ancak ne Aleviler, ne de Sünniler, emperyalizmin ve Siyonizm’in, bu oyuna gelmeyecektir.


             Ayrıca hiçbir şekilde, ırk, renk ve cinsiyet ayrımı yapmaksızın, yeryüzünde yaşayan tüm insanların, hatta tüm canlıların, yüce yaratanın tecellisi olarak görülmesi, ilkesinden hareketle, tüm yaratılmışların, aynı kutsal değerde olduğunu savunan, ince tasavvuf anlayışında, yaşamın anlamı; kâinatla beraber tüm canlılar, Tanrı’nın özünden yaratılmıştır.


              Alevilere, karşı yapılan yanlışlıklar, sivil toplum örgütleri de karşıdır. Nitekim EGİT- SEN’ e göre, yıllardır, eğitim sistemini, bilimsel ve demokratik değerleri temel almak yerine, farklı din, mezhep ve kimlikleri, yok sayan ayrımcı politikalardaki ısrarın sürmesi kabul edilemez bir durumdur.


            Yine EGİT-SEN, “ Yıllarca, çok inançlı, çok dilli, çok kültürlü Türkiye toplumunu özellikle inanç ve kimlik farklılıkları üzerinden kutuplaştırıp, sürekli yeni çatışma alanları yaratarak, ülkenin, hızla şiddet sarmalı içine itilmesine seyirci kalmamız mümkün değildir.”görüşünü, her kesim, dikkate almalıdır. Çünkü başka Türkiye yok.


           Alevi, İslam anlayışı; İslamiyet’in, Kuran’a dayalı, Hz. Muhammed’in buyruklarına göre İslam’ı, evrensel boyutuyla yorumlayıp, insanlığa, yeni kapılar açan, büyük düşünce felsefesine yol veren, ilahi Tasavvuf anlayışı ile hayat bulan bir inanç bütünlüğüdür.


           O nedenle de Aleviler, tarih boyunca, haksızlığa uğramasına rağmen, çok hoşgörülü ve barıştan yana oldular. Terörizme karşıdırlar.   Her zamanda, çağdaş, laik  cumhuriyetten,  yana oldular.