21 Mayıs 2020 Perşembe 1178 Okunma

ESKİŞEHİR’İN AYAĞININ DİBİNDEKİ EKONOMİK TEHLİKE!

 


 


Ülkede son 3 yıldır çarklar tabiri caizse ittire kaktıra dönüyordu, korona salgını da tedirginliği tam anlamıyla üçe, beşe katladı.


Özellikle ülke ekonomine dair gelecekte neler olacağına ilişkin endişeli bir bekleyiş var.


Ve elbette yerel ölçekteki ekonominin nereye yol alacağını da kestirmeye çalışıyor herkes…


+++


Örneğin, Eskişehir’in durumu…


Ahalinin geneli makro ekonomiyi düşünüyor ama yaşadığımız şehir olmasından dolayı biz mikro ölçekli de düşünmek zorundayız.


Böyle yaptığımızda ise karşımıza bir gerçek çıkıyor;


“Eskişehir, şu an için muadil şehirlerine göre çok daha fazla sıkıntılı durumda”


+++


Neden?


Çünkü Eskişehir için bir “sanayi kenti” desekte, hizmet sektörü çok daha ön planda.


Şehirde çarkların birçoğunun hizmet sektörü sayesinde döndüğünü biliyoruz.


Pekiyi salgınla bunun ne alakası var derseniz?


Şöyle anlatalım;


“Şu anda neredeyse herkesin önceliği gündüz AVMlere, gece de eğlenceye gidip para harcayıp, kafa dağıtmak değil!”


Kısa ve orta vadede halkın tek önceliği;


“Mevcut borçları ödeyip, temel gıdaya ulaşmak!”


Eskişehir, işte tam da bu yüzden kendine acilen çeki düzen vermeli.


+++


“Hizmet sektörünün sıkıntıya düşmesi demek, Eskişehir’in direk sıkıntıya düşmesi anlamını taşıyor!”


Bunu bir araştırma ile anlatarak, konuyu daha da netleştirelim.


Chicago Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Akçiğit, Sabancı Üniversitesi’nden Dr. Yusuf Emre Akgündüz ile Türkiye’deki üretim zincirini ve bunu ekonomik şoklara yarattığı bölgesel ve sektörel yansıma etkilerini incelemiş.


Ve bu incelemenin sonuçlarınıda Ekonomist Dergisi’nde bir röportaj ile anlatmışlar.


Röportajda soru şu;


“Araştırmanıza göre, Anadolu’da hangi iller arasında ticari bağlar yüksek? Örneğin, Konya, Denizli, Adana, Antalya, Kayseri gibi illerin en çok ticari ilişkide bulunduğu iller hangileridir?”


Ekonomistlerin soruya araştırma sonuçlarıyla verdikleri yanıt şöyle;


 “Ticaret ilişkisi en yüksek iller arasında yüzde 12’lik ticaret oranı (birbirleriyle ticaret/toplam satışları) ile Hatay-Zonguldak ikilisi başı çekiyorlar.


Giresun-Ordu, Adana-Mersin, Hatay-Osmaniye, Ordu-Samsun da aralarında ticaretin çok yoğun olduğu şehirler olarak göze çarpıyorlar.


Verilere baktığımızda Denizli’nin en sıkı ticari partnerinin İzmir, Konya’nın Ankara, Antalya’nın Burdur, ve Kayseri’nin de Nevşehir olduğunu görüyoruz.”


+++


Verilen yanıt Eskişehir için düşündürücü değil mi?


O yüzden, şehir olarak daha çok düşünmemiz için bu sefer biz soralım;


“Eskişehir söz konusu araştırmada nerede?”


Öyle ya;


“Bölgedeki hakimiyetimizi bile gözden geçirtecek bir noktaya geldik maalesef!”


Oysa Eskişehir’in İstanbul, Ankara ve İzmir ile çok sıkı ticari bağı olması gerekli değil mi?


Ayrıca Eskişehir, Kütahya, Afyon, Bilecik’in her ihtiyacını karşılayan bir il olması gerekli değil mi?


Yani her şeyi burada üreteceğiz, bölge illerine de satacağız.


Bakın; Kayseri Nevşehir’i, Antalya'da Burdur’u resmen besliyor.


+++


Pekiyi ne yapacağız?


Belki de ilk yapmamız gereken nedir biliyor musunuz?


“Teşvik haritasını degiştirtmeliyiz.”


Eskişehir hala 1. bölgede.


Yahu nasıl 1. bölgede olabiliriz biz?


Tarafsız gözle bakan hiçbir Eskişehirli bunun nedenini bana açıklayamaz.


İhracat sıralamasında 20. sıralarda geziniyoruz.


Nüfusumuz diğer birinci bölge illerinden çok çok daha az.


Birinci bölge illerine bakar mısınız şimdi?


Türkiye’nin en büyük beş ili,


Ülkenin sanayi başkenti Kocaeli,


Ve turizmin başkenti Muğla!


Bizim bu ligde ne işimiz var Allah aşkına?


İktidarın bu şehre attığı belki de en büyük kazıklardan biridir bu sıralama.


1. bölgedeki şehirleri tekrar hatırlatayım size:


“İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Kocaeli, Muğla ve Eskişehir”


2. Bölgedeki illeri de yazayım:


“Sakarya, Denizli, Aydın, Konya, Kayseri, Adana”


Bakın bizim ligimiz burası olmalı.


Ekonominin başında olanlar ve iktidar vekilleri bastırıp bizi 2. Teşvik bölgesine acilen düşürmeliler.


“Bizim gelişmiş hizmet sektörümüze, güçlü sanayiyi eklememiz gerekiyor.”


Sonuç olarak kısaca şunu söyleyelim;


“Salgından en büyük ekonomik darbeyi yiyecek illerden birisi olabiliriz!”


Yani tehlike hemen kapımızın ucunda bekliyor aslında da gören yok!