21 Ekim 2020 Çarşamba 833 Okunma

DENİZİ OLMASA DA AVRUPA SEHRİ ESKİŞEHİR!


"Güzel görünmek için denize ihtiyaç duymayan, gökdelensiz o mamur kent"

++++

Denizi olan şehirler bir başkadır gerçekten.

Hatta halk ağzına dolanmış şöyle de bir söz vardır;

"Denizi olmayan şehre, şehir bile denmez"

Oysa, kendi dinamikleri içinde, kendi içindeki  fırsatları değerlendirerek gelişen kentler öyle değildir.

Bu tür şehirlere daha çok Avrupa'da rastlarız.

Ama bizim ülkemizde, çok güzel olmak için illa ki deniz lazımdır.

+++

Eskişehir, ülkemizdeki bu tabuyu yıkan ilk ve tek şehirdir işte.

Bunu dışarıdan bakan farklı gözler daha iyi süzüyor.

Yazının başındaki o güzel Eskişehir tanımlaması, İzmirli bi gazeteciye ait mesela...

++++

"Gerçek İzmir"den Gönül Soyoğul, Eskişehir tarifine o sözle başlıyor.

Bir kentin güzel görünmesi için illaki denize ihtiyaç olamayacağını Eskişehir'in başardığını anlatıyor...

+++

Meslektaşımın, Eskişehir gezisinden sonraki izlenimlerine dair bir kaç not ekleyelim şimdi.

"...Tertemiz sokakları, yıllar önce çöp konteynırlarını ortadan kaldıran sistemi, sürekli açılan ve açılmaya devam eden müzeleri, her caddede, her köşebaşında sizi karşılayan heykelleri, 

çiçek bahçeleriyle bezenmiş yolları, meydanları, 

Porsuk üzerine kurulmuş minyatür köprüleri, sayamadığım parkları, turist kaynayan bölgelerinde bangır bangır müziksiz kafeleri, esnafa ya da araçlara değil de yayalara ait kaldırımları, en yüksek binanın 12 katlı olduğu gökdelensiz mahalleleri, 

yıllar önce işlemeye başlamış kesintisiz tramvayı ve daha sayısız güzelliği ile bir bozkırdan Avrupai bir kent yaratmış Yılmaz Büyükerşen ile sadece partisi CHP değil, hepimiz ne kadar gurur duysak az…"

+++

Sevgili Gönül Soyoğul, yazının sonunu İzmir ve Eskişehir'in yaşadığı gelişimin kıyaslaması ile sonlandırıyor.

Diyor ki;

"...Bir yangın yerinden bir Kültürpark çıkarmış vizyona/çalışkanlığa/becerikliliğe bir daha ulaşamamayı, sadece gelmiş geçmiş yerel yöneticilerin sırtına yüklemek adaletsizlik, hakkaniyetsizlik olur elbet. 

Öyle çok sebep, öyle çok bile isteye yapılmış kötülükler varken, bunları biliyorken, kimilerine şahit olmuşken… 

Ama bozkırı cennete çeviren Büyükerşen örneği de orada, yakınımızda duruyor işte. Etiyle, kemiğiyle, gerçekleştirdikleriyle, yaptığı ya da yolunu açtığı yüzlerce imkansız örnekle, capcanlı.  

“Şehir Eskişehir’dir” demek, sonuna kadar hakkı, haklı. “Ya İzmir” diye sormak da bizim… Ya İzmir? Modifiye mi, gerçek mi?..."

+++

Dışarıdan Eskişehir'e bakan bir gözün, kent analizi işte bu yazının başındaki özete götürüyor bizi.

Yani, halkın ağzına pelesenk olmuş o "Denizi olmayan şehir, sehir değildir" lafının evrilip, deniz olmasa bile  "Şehir Eskişehir'dir" dedirtmesi artık herkese.

Hemde denizi olan şehirleri kıskandırıcasına...