AK Parti temsilcileri Eskişehir’deki sağlık hizmetleriyle övünüp duruyorlar.

İl Başkanı Gürhan Albayrak, sağlık tesislerinin fotoğraflarının yer aldığı görseller hazırlayıp ‘’parti reklamı’’ amacıyla da kullandı.

Hemen her konuşmasında ‘’şunu yaptık’’, ‘’bunu yaptık’’ diye binaları sıralıyor.

Daha önceki dönemlerde yapılanlara da kendi yaptıkları arasında yer verdiği de oluyor ya neyse…

Elbette ki, AK Parti iktidarı döneminde yapılan sağlık tesisleri var.

Ancak daha önce var olup da bugün yok olan ya da ‘’kaderine terk edilen’’ sağlık tesisi daha fazla…

Kentin merkezi bölgesinde yer alan ve kolay ulaşılabilen bir Devlet Hastanesi vardı.

Artık yok.

‘’Depreme dayanıksız’’ olduğu gerekçesiyle yıkıldı.

Verilen sözlere bakılırsa ‘’yerine yenisi yapılacak’’ idi.

Ne var ki, yıkılışının üzerinden yıllar geçtiği halde tek çivi bile çakılmadı.

Dahası arazisi ‘’satılmak üzere’’ özelleştirme kapsamına alındı.

Neyse ki, Eskişehirliler hastane arazisine sahip çıktı.

Oluşan büyük tepki üzerine özelleştirme kapsamından çıkartıldı.

Bu arada AK Parti Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun payını da unutmamak gerek.

‘’Ben var olduğum sürece satılamaz’’ gibi oldukça iddialı bir söz söyledi.

Sonuçta sözü yere düşmedi.

Eskişehir’de bir zamanlar DDY Hastanesi vardı.

Binası duruyor.

Ancak hastane özelliği kalmadı. Uzunca bir süredir sağlık hizmeti vermiyor.

Eskişehir’de Doğum Evleri vardı.

Artık yoklar.

Kentin merkezinde Hava Hastanesi var. Türk Silahlı Kuvvetleri için özel bir öneme sahipti.

Sağlık Bakanlığına devredildi.

Devredildikten sonra nedense ‘’bakımdan mahrum’’ bırakıldı.

Kısmen sağlık hizmeti veriliyor.

Ancak bakımsızlıktan tel tel dökülüyor.

Yeterli kadrosu da yok.

O da özelleştirme kapsamına alınmıştı.

Ancak Eskişehirlilerin sahiplenmesi ve Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun çabaları sonucu satışından vazgeçildi.

ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nin halini uzun uzadıya anlatmaya gerek yok.

Herkes tarafından çok iyi biliniyor.

‘’Kayıplar’’ listesi daha çok uzun…

Hepsini sıralamaya gerek yok.

Uzun sözün kısası Eskişehir’de şu veya bu nedenle ‘’hizmet dışı’’ bırakılan sağlık tesisleri ‘’yapıldı’’ denilenlerden daha fazla…

AK Parti temsilcilerinin övündüğüne bakmayın.

Sağlık hizmetleri ‘’dört dörtlük’’ olmuş değil… Tam aksine eskisini bile aratır durumda…

Sorun yalnızca tesis ile sınırlı değil…

En az onun kadar etkili olan bir başka sorun var.

O da kadro sorunu…

‘’… Eskişehir’de 8 bin 500 sağlık personeli var. Ancak bunun yüzde 20'sinin nöbet tutamadığı, engelli olduğu, engelli bir birey sahibi olduğu, bakmaya muhtaç birinin olduğu, o sebeple, bu sebeple yüzde 20'sinin çalışamadığı ve hizmete katkı sunamadığı görülüyor.”

‘’Sağlık bakanlığının kendi verilerine göre bir hemşire 4 hemşire yerine çalışıyor. Bu verilere göre bile bir hemşire Avrupa’daki meslektaşlarına göre 4 kat ağır işte çalışıyor. Eskişehir’deki hemşirenin işi ise 2 kat daha ağır. 1 hemşire 8 hemşirenin yerine çalışmak zorunda kalıyor.

Yeni binalar yaptık, içlerini doldurduk ama orada hizmet verecek bir sağlık çalışanı olmadan bina kalitenizi arttırmanız, konforu arttırmanız, yemek kalitenizi arttırmanız iyi bir sağlık hizmetleri sunumu haline dönüştürmüş olmuyor.”

Bu sözleri söyleyen Sağlık-Sen Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal…

İlk kez de söylemiyor.

Kısa aralıklarla sürekli yineliyor.

Kendisi ‘’muhalif bir sendikacı’’ değil… Dahası ‘’yandaş sendikacı’’ suçlamalarına bile hedef oluyor.

O ‘’kadro sorunu var’’ diyorsa, sorun gerçekten büyük boyutlara ulaşmış demektir.

Şimdi ‘’38 Bin sağlık personeli ataması yapılacak’’ deniliyor.

Bu Eskişehir’deki kadro sorununun çözümü için ‘’fırsat’’ olabilir.

Yalnız bu kendiliğinden olmaz…

‘’Ankara’da ağırlık konulması’’ gerekir.

Bunu yapacak olanlar da belli… İktidar partisini temsilcileri…

Gerekeni yapabilirler mi…

Hasan Hüseyin Köksal bu konuda umutsuz…

‘’En az atama Eskişehir’e yapılacak’’ iddiasında bulunuyor.

Evet… AK Parti temsilcileri haydi gösterin ağırlığınızı… Gösterin de Hasan Hüseyin Köksal’ın iddiasını boşa çıkarın…

Yapabilirler mi?

Umudumuz yok ama yine de peşin hükümlü olmayalım… Bekleyip görelim bakalım…