14 Ocak 2021 Perşembe 1188 Okunma

ESO VE YABANCI YATIRIMCI

                          


               ESO, 50. Yıl Etkinlikleri, kapsamında, “Eskişehir-Afrika Ülkeleri Sanayi, Turizm ve İş Konseyi” gerçekleştirildi. ESO ve TÜMSİAD, Eskişehir Şubesi’nin, işbirliği ile gerçekleştirilen toplantıya, 26 ayrı ülkeden toplam 43 büyükelçi ve ticari ataşesi ile Eskişehirli sanayiciler katıldı.


            İş Konseyi açılışında konuşan, ESO Başkanı Sayın Kesikbaş, “Bugün önemli bir toplantı için buradayız. Afrika Ülkelerinin temsilcilerini ESO’da ağırlıyoruz. Hepimiz üreten insanlarız, ürettiğimizi satmamız gerekiyor. Stratejik işbirliği ve ortaklıkları ile beraber iş yapabilme kültürünü artıracağız. Afrika ülkeleri bugün bunun için buradalar.” diyerek işbirliğinde kararlı oduklarını paylşmıştı.


            Afrika Büyükelçileri Dönem Başkanı ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti Büyükelçisi Sayın Marcel Mulumba Tshidimba, yaptığı konuşmada, Eskişehirli sanayicileri tanımak, iş kültürlerini öğrenmek istediklerini belirtmişti.


              Bu kapsamda konuşan, Sayın Marcel Mulumba,”“Eğer biz sadece sizlerin şirket bilgilerini istiyor olsaydık, internetten bakarak öğrenebilirdik. Biz sizleri tanımak istiyoruz, sizlerde bizleri tanıyabileceksiniz. Burada önemli olan, bire bir birleşmeyi sağlamak.” dedi. 
             Ayrıca kendisinin, 33 Afrika ülkesinin temsilcisi olduğunu ifade eden,  Sayın shidimba, “Bizi buraya davet ettiğiniz için, teşekkür ederim. İşleri öğrenip kendi ülkemize döndüğümüzde bunları sanayicimiz ile paylaşıp sağlıklı bir iletişim paylaşacağımızı düşünüyorum. Birebir görüşmelerde, her ülke kendi adına neler yapabileceğini anlatacak. Bu konuşmaların sonunda bir anlaşma sözü de alabileceğiz.” demişti.


             Afrikalı işadamları ile Eskişehir iş adamlarımız, hangi sektörlerde işbirliği yaparlar zaman gösterecektir. Ancak Afrika Büyükelçileri Dönem Başkanı ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti Büyükelçisi Marcel Mulumba Tshidimba ve Afrika Büyükelçi ve Ticaret Ateşelikleri ile yapılan toplantı bile umut vericidir.


            Çünkü ekonomik, büyümeyi hızlandırabilmek için, yurtiçinde mevcut kaynaklar maalesef yeterli değil. Dolayısıyla yabancı kaynaklara, özellikle de bunlar içinde en sağlam, en güvenilir, en uzun vadeyle gittiği yerde kalan üretim ve istihdam yaratan yabancı tasarruflara ihtiyacımız vardır.


             Türkiye’ye, dünyanın, dev firmaları geliyor. Eskişehir’ de gelebilir. Ancak bu firmaları büyük bir kısmı, yatırım zahmetinde bulunmuyor.


             Çünkü ülkemiz ve Eskişehir’ de sıfırdan yatırıma gelen yabancı sermaye, yok denecek kadar azdır. Türkiye’ye, gelen yabancı sermaye, kesinlikle yeni bir yatırım yapmıyor. Babadan kalma veya insanımız tarafından gerçekleştirilen, fabrikaları satın alıyor. Böylece de sektörde, iç pazarı ele geçirirken, insanımızın, global pazarlarda, kendilerine rakip olmalarını da engelliyorlar.


             Yani bir taşla da, iki kuş vurmuş oluyorlar.


            Ancak dünyanın globalleşmesi ve ticaretin artık çok daha kolay yapılabilir hale gelmesi, yabancı sermayenin de daha rahat hareket edebilmesine ve kolay transfer edilebilmesine yol açmıştır. Günümüz dünyasındaki istatistiklere göz attıldığında, gelişmekte olan ülkelerde yapılan yatırımların, % 80’e yakını yabancı sermayelerden oluşmaktadır


              Ülkemiz ve Eskişehir’ gelecek olan doğrudan yabancı sermaye yatırımları, ciddi anlamda ekonomik ve sosyal fayda sağlarken, ülkemiz ve Eskişehir için, istihdam artışı, doğal kaynakların, etkin kullanılması, bilgi gelişimi, dış ticaret açığının azaltılması, ekonomik büyüme gibi, birçok makroekonomik gelişmeye  de katkıda bulunmaktadır.


             Geçen yıl,  ülkemize, gelen yabancı sermaye yaklaşık, 188 milyon dolar artarak, 3,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Bu yatırımın, yüzde 19,4'ü Katar'dan, yüzde 18,7'si İngiltere'den ve yüzde 17,5'i Azerbaycan'dan geldi. Geçen yıla kıyasla, bu yıl ilk üçte yer alan ülkelerin gelen toplam yatırımlar içindeki payı yüzde 34,3'ten yüzde 55,6'ya yükseldi.


              Son 5 yılda yabancı sermayenin, doğrudan yatırımları yüzde 54 geriledi, COVID salgını ile birlikte, hazine iç borçlanma kağıtlarına olan ilgi de rekor seviyelerde düştü. Borsa İstanbul’daki yabancı payı ise 16 yıl sonra ilk kez yüzde 50’nin altına indi.


                Finans ve sigorta, Türkiye’deki tüm yabancı yatırımların, hizmet sektörü yatırımları listesinde, birinci sırada yer almıştır. Finans ve sigorta sektörü doğrudan yabancı yatırım girişinin, % 34’ünü elinde bulundururken, imalat sektörü ve enerji sektörü toplam doğrudan yabancı yatırımların sırasıyla, yüzde 24,1 ve yüzde 11,7’sini çekmiştir.


             Bilişim ve İletişim Hizmetleri sektörü, yüzde 8,3 ile dördüncü sırada, yer alırken, toptan ve perakende ticaret ve taşıma-depolama sektörleri, doğrudan yabancı yatırımlarınsırasıyla yüzde 6,3 ve yüzde 4,6’sını almayı başarmıştır..Ancak uluslararası yatırımcılar, gerek fabrika ve tesis kurmak gibi doğrudan yatırımlarda, gerekse hisse senedi veya Hazine borçlanma kağıdı almak gibi portföy yatırımlarında, Türkiye’den uzaklaşıyor.


              Türkiye ve Eskişehir için, yararlı olan, “sabit sermaye yatırımı”. İstenen yabancı sermaye de budur. Bu tür yabancı sermaye, insanımız için, aş ve iştir. Teknoloji getirir. Kalite ve maliyet avantajları yaratır. İhracata, ciddi katkıda bulunur. O  nedenle de ülkemize, gelecek yabancı sermaye mutlaka üretime yönelik olmalıdır.


              Eskişehir, sahip olduğu dogal zenginlikleri, ulaşabilirlik ve erişebilirlik imkaları yetişmiş insan gücü ve hassas mekanikteki altyapısı ile yabancı sermaye ve yatırım alma konusunda, çok fazla potansiyeli bulunmaktadır.


             ESO, yabancı ” sabit sermaye yatırımı”nda kararlıdır. Bu alandaki yatırımları ciddiye alıyor, planlıyor. OSB’ye, yatırım yapan ve yapacak olan,  yerli ve yabancı, her yatırımcıya da rehber oluyor, her türlü kolaylığı da sağlıyor.


             Yeter ki ESO’ nun,  yerli ve yabancı yatırımlarla ilgili başlattığı, ulusal ve uluslararsı girişimler, ildeki tüm kesimler tarafından, destek görsün, yabancı ve yerli yatırımcıya, rehber olacak bir “Master Plan”  da hayata geçirilsin.