YENİ Parti İl Kongresi yapıldı.
Kongre ile ilgili olarak söylenecekler oldukça fazla…
Kongrede doğal olarak konuşmalar yapıldı.
Aralarında dikkat çekici iki konuşma var.
Yapanlar da İbrahim Arslan ve Talat Yalaz…
İbrahim Arslan, YENİ Parti Eskişehir Milletvekili… Aynı zamanda da Parti Meclisi Üyesi…
Konuşmasında ‘’
“Bugün bilerek geç konuşmak istedim. Bu konuşmanın alkış almak gibi bir derdi yok. Bir kısım arkadaşımızın da canını sıkacağını biliyorum. Ama kongreler böyle bir şeydir. Tarihe not düşmek adına doğrularımızı, yanlışlarımızı, eksiklerimizi ve fazlalıklarımızı konuşmamız gereken ortamlardır’’ sözleriyle başladı.
‘’Basına açık olduğu için bazı konularda yutkunarak’’ yaptığı konuşmasında kongrede uygulanan sisteme yönelik eleştiriler var.
‘’…Üyelerimizin doğrudan karar süreçlerine katılmasını sağlamak adına yaptığımız iş, gerçekten çok önemli ve devrim niteliğinde bir adımdır. Doğrudan demokrasiyi yaşatmak adına son derece değerli bir uygulamadır.
Fakat üyeye yalnızca il ve ilçe başkanlarının belirlenmesinde ‘Gel, sandıkta oyunu kullan, sonrasında yoksun’ dediğiniz anda, karşı çıktığımız başkanlık sistemini kendi içimizde yaratmış oluruz.’’
‘’…Az önce bir oylama yapıldı. Oylama blok liste usulüyle mi yapılsın, çarşaf liste usulüyle mi yapılsın diye soruldu.
Blok liste için el kaldırdınız. Buna saygı duyuyoruz. Demokrasi böyle bir şeydir. Delegasyon kararını verdi.
Peki, yönetimlerde kimleri seçeceksiniz? Kimleri destekleyeceksiniz? Kurultay delegeliklerinde kimler aday? Kimlere oy vereceksiniz?
Önümüze bir liste geliyor. Bakın, bu listeyi ben düzenliyor olsam bile bana karşı çıkmalısınız.
Demokrasi böyle bir şeydir. Haklarımıza sahip çıkmamız gerekir.’’
İbrahim Arslan’ın ‘’yutkunarak’’ yaptığı eleştirilerden bazıları böyle…
‘’Yersiz’’ demek olanaksız…
Tam aksine ‘’yerinde’’ eleştiriler.
Evet, YENİ Parti’de ilçe başkanları ve il başkanı üyelerin oyları ile belirlendi.
Kongre delegeleri, ‘’üyelerin seçtiği başkanları onaylayan noter’’ olarak gösterildi.
Dahası kongreleri ‘’formalite’’ olarak sunanlar bile oldu.
Başkanlar için ‘’tamam’’ diyelim…
İyi de kongrelerde yalnızca başkanlar seçilmiyor ki…
Yönetim kurulu üyeleri, disiplin kurulu üyeleri ve kurultay delegeleri de belirleniyor.
Nasıl belirlendiği de ortada…
Üyeler tamamen devre dışı… Delegelerin konumu da onlardan farklı değil…
Başkanlar bir liste hazırlıyor.
Kimlerle nasıl hazırladıklarını bilemiyoruz… Tek başlarına da hazırlayabilirler.
Şu veya bu şekilde hazırlanan listeler delegelere dayatılıyor.
Delegelerin tercih hakları yok.
Zorunlu olarak oy veriyorlar.
Kongre delegeleri ‘’önseçim’’ ile belirlenen başkanı onaylarken, onların hazırladığı listeyi de onaylamak zorunda kalıyor.
İbrahim Arslan ‘’Karşı çıktığımız başkanlık sistemini kendi içimizde yaratmış oluruz’’ diyor.
Dediği yanlış mı?
Kesinlikle değil… Doğru söylüyor.
İl Başkanı Talat Yalaz, konuşmasında isim vermese de İbrahim Arslan’a yanıt veriyor.
‘’ Az önce çarşaf liste bağlamında konuşulan konulara da değinmek istiyorum. Maalesef üzülerek söylüyorum ki tüzüğümüzde şöyle bir madde bulunmaktadır. Yanlış madde söylememek adına doğrudan maddesiyle birlikte söyleyeceğim. Madde 28, dokuzuncu fıkra. Hüküm şu şekilde:
"Seçimlerde kongre üye tam sayısının beşte birinden az oy alanlar, asil ya da yedek üye olamaz."
Tekrar okuyorum. Seçimlerde kongre üye tam sayısının beşte birinden az oy alanlar, asıl ya da yedek üye seçilmiş sayılmazlar. Yani üye tam sayımız 609. Yaklaşık 120 civarında oy alamayanlardan bahsediyor.
Değerli arkadaşlar, çarşaf liste yapmış olsaydık şimdi ben anahtar listeme 30 kişi yazabilecektim ya da 30 kişi civarında başvuru olacaktı. Sonraki başvuranların aldığı oy sayısı 120'nin altında kalırsa, ki ben bu delegelerin benim listeme oy vereceğine yürekten inanarak söylüyorum, fiiliyatta böyle bir sayıyı tutturma imkânı yok.
Yani yedek yönetimi olmayan bir yönetim ortaya çıkacak. Bu ciddi bir risk ve tehlikedir. Yedeği olmayan bir yönetim olmaz. İktidara yürüyen bir parti olarak, daha geçen sene CHP'de bu kongreleri yapan bir kitle olarak, yaklaşık iki yıldır sürekli seçim yapıyoruz. Bu kongrenin geçersiz olma ihtimalini ya da fiiliyatta yedek sayılarının oluşmaması sebebiyle işlevsiz olma ihtimalini göze alamayız.’’
‘’Blok liste’’ yöntemine karşı çıkanlara söylüyor.
Muhataplarından birisi de Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi İbrahim Arslan…
Bugünkü konumları şöyle dursun son derece deneyimli bir politikacı…
Çok sayıda kongreye katıldı, divan başkanlıkları da yaptı.
Parti tüzüğü konusunda ‘’bilgisiz’’ olduğu da söylenemez…
Tam aksine çoğu yöneticiden çok daha fazla bilgiye sahiptir.
Talat Yalaz, böylesi bir politikacıya ‘’ders vermeye’’ kalkıyor.
Söylediklerine ‘’doğru’’ demek olanaksız…
YENİ Parti’de değilse bile CHP kongrelerinde defalarca ‘’çarşaf liste’’ uygulandı.
Dahası bir zamanlar ‘’blok liste’’ seçeneği hiç yoktu. İl kongrelerinde ‘’çarşaf liste’’ zorunlu yöntemdi.
Talat Yalaz’ın ‘’risk’’ olarak gördüğü tüzük maddesi de yeni icat olmadı. Hep vardı.
O tüzük maddesi hiçbir kongrede sıkıntı yaratmadı.
Neden yaratsın ki…
Talat Yalaz ‘’çarşaf liste yapmış olsaydık şimdi ben anahtar listeme 30 kişi yazabilecektim ya da 30 kişi civarında başvuru olacaktı’’ diyor.
Sanki başvurular ona yapılacak?
Yok öyle bir şey…
Başvurular kongre Divan Başkanlığına yapılır.
Ayrıca başvurular ‘’asil’’ ya da ‘’yedek’’ olarak yapılmaz…
Başvuranlar arasında aldıkları oya göre sıralama yapılır.
Başvuranların sayısı da hiç de öyle 30’da falan kalmaz…
Doğal olarak kongreyi riske atacak bir sıkıntı oluşmaz… Bugüne kadar oluşmadı da zaten…
Talat Yalaz bunları bilmiyor mu?
Bilmemesi büyük ayıp… Elbette ki biliyor.
Bilmesine biliyor da aklınca ‘’kurnazlık’’ yapıyor.
‘’İnsan zekasıyla alay ettiğinin’’ farkında bile değil…
Söylenecek daha çok şey var ama neyse…
Talat Yalaz bu konuşmayla aslında nasıl bir anlayışa hakim olduğunu da ortaya koyuyor.
İbrahim Arslan ‘’kendi içimizde başkanlık sistemi yaratmış oluruz’’ diyor ya…
Yaratılmış bile…
İşte kanıt Talat Yalaz…