AK Parti, siyasi tarihinin en zor günlerinden geçiyor.

Sadece ekonomiden bahsetmiyorum.

Biliyorum; emeklisinden işçisine, işçisinden öğrencisine, öğrencisinden memuruna, gazetecisine kadar herkesin yakasına yapışmış, nefes almasına müsaade etmeyen bir geçim derdi var.

Mesele sadece bunlar değil ama.

Hukuka bakıyorsunuz, başka bir dert. Eğitime bakıyorsunuz, ayrı bir felaket. Spordan sanata, sağlıktan çalışma hayatına kadar elinizi nereye atsanız elinizde kalıyor.

Bütün bunlardan sonra bir iktidarın yapabileceği en makul şeyin, ülke yönetimini usulca terk etmek olduğunu düşünüyor insan.

Yani AK Parti’nin iktidar koltuğunu terk etme vaktinin geldiğini fikrine kapılıyor.

Fakat muhalefet partilerine bakıyorsunuz, durum farklı. Onlar bizler gibi "kör cahil" olmadıkları için elbette farklı düşünecekler. Bizim gördüğümüz pahalılık, yoksulluk, adaletsizlik ve işsizlik; onlar için resmin yalnızca küçük birer ayrıntısı...

Onlar bizim büyük fotoğrafı görmemizi istiyor.

Ne zaman böyle AK Parti’den falan söz edilse, AK Parti’nin kendi muhalefetini yarattığını bu nedenle muhalefeti bölme konusunda mahir olduğunu belirtiyorlar.

Büyük resim bu; “AK Parti muhalefeti bölmeye çalışıyor!”

Peki, bölünüyor musunuz?

“Evet!”

Kim bölüyor?

“AK Parti!”

Siz ne yapıyorsunuz?

“Büyük resmi görüyoruz!”

Yalnız bizim muhalefete büyük resmi görmek yetmiyor.

O resme girip bir de poz vermeye teşne hepsi.

Genel merkezler düzeyinde yaşanan pespaye poz verme yarışını bir kenara koyarsak yerelde yaşadıklarımız bu garip durumu bir hayli gözler önüne sermiyor mu?

Bir yandan muhalefet milletvekili ile başka bir muhalefet il başkanının söz dalaşı, diğer yerde başka bir il başkanının bu kavganın ortasına dalma sevdası.

Ol mâhîler ki deryâ içredür deryâyı “bilirler” hepsi…

Denizin içinde, denizi gösterip, denizde boğuluyorlar birde…

Biri biraz öne çıksa öteki rahatsız oluyor.

Birinin sesi yükselse diğeri cevap vermek zorunda hissediyor.

Tabii bu arada resmin dışında kalanlar da var.

Mesela emekli…

İşçi…

İş bulamayan genç…

Kirasını ödeyemeyen aile…

Onlar fotoğrafın kadrajına pek giremiyor. Girseler de arka planda kalıyorlar.

Çünkü ön taraf dolu…

Muhalefetin bütün önemli isimleri orada.

Bu, muhalefetin kendi kendisiyle çektirdiği bir hatıra fotoğrafı gibi.

Fotoğrafa iyi bakın ve altına not düşelim bence “büyük resmi görenler” diye…