Bu hafta istikbalgazetesi.com Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Cansu Tunç, Eskişehir’in gündemini belirleyen kritik başlıkları mercek altına aldı.

OKULLAR GÜVENLİ DEĞİLSE HİÇBİR YER GÜVENLİ DEĞİLDİR

Siverek’te bir okula yönelik gerçekleştirilen saldırı, Türkiye’nin yüreğine bir kez daha ateş düşürdü. Olayda hayatını kaybeden çocukların acısı henüz tazeyken, eğitim camiası ayağa kalktı. Eskişehir’de de Eğitim-İş, Eğitim-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen, Eğitim Gücü-Sen, TÖB-SEN ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Türk Eğitim Sen, Eğitim Bir Sen üyesi öğretmenler okullarda can güvenliğinin sağlanmasını istedi, derslere girmeyen eğitimciler çok sayıda eylem gerçekleştirdi.

Yaşananlar, bir filmin sahnesi gibi uzak ve kurgu olması gerekirken, günlerdir en acı haliyle izliyoruz. Sabah çocuklarını sevgiyle okula uğurlayan veliler akşam morg kapılarında beklemek zorunda kalıyor. Saldırıyı gerçekleştiren kişinin bu noktaya gelene kadar fark edilmemiş olması, sadece bireysel bir eksiklik değil veya ailesinin suçu da değil sistemin bu denli çürümesi. Okullarda güvenlik önlemlerinin yetersizliği, psikolojik destek mekanizmalarının eksikliği, olası risklerin zamanında tespit edilememesi bu ihmal zincirinin parçaları… Bu ihmallerin en ağır bedelini ise masum çocuklar ve onların aileleri ödüyor.

Okullar, çocukların hayal kurduğu, öğretmenlerin gelecek inşa ettiği en güvenli alanlar olmak zorunda. Eğer bu alanlarda güvenliği sağlayamıyorsak, en temel sorumluluklarımızdan birini yerine getiremiyoruz demektir. Artık okullarda sadece eğitim değil, hayatın kendisi de korunmak zorunda.

“SEBZE HALİ’NDE FATURA HİLESİ”

Eskişehir Sebze ve Meyve Hali’nde bazı firmaların ürünleri gerçek satış fiyatlarının çok altında faturalarla kestiği iddiası, hem market esnafını hem de tüketiciyi zor durumda bırakıyor. Marketler ürünü yüksek fiyattan almasına rağmen düşük bedelli faturalar nedeniyle denetimlerde “fahiş fiyat uygulayan” taraf gibi görünüyor.

Bu tabloya dışarıdan bakınca “marketler yine fırsatçılık yapıyor” denebilir ancak işin iç yüzü, kayıt dışılık ve denetimsizlik. Devlet denetim yapsa da belli ki yanlış veriye bakıyor. Market maliyetini belgeleyemiyor. Tüketici ise kime inanacağını şaşırıyor. Haldeki işletmelerin büyük çoğunluğu bu yöntemi kullanıyor. Mesele birkaç “kötü örnekten” ibaret değil. Bu durumda tek tek marketleri cezalandırmak, sorunun kaynağını çözecek mi? Bunun bedelini yerel marketler ödüyor. Bir de tüketici var tabii… Fiyatların neden bu kadar arttığını anlayamayan gelir gider algısını kaybetmiş bir tüketici.

Hal giriş ve çıkışlarında karşılaştırmalı denetim yapılmadan bu sorun çözülmez. Ürünün kaynağından raf fiyatına kadar izlenebildiği şeffaf bir sistem kurulmadıkça, “fahiş fiyat” tartışmaları hep marketlere yönelecek.

“YERİN ALTINDA ÖLÜM KORKUSU ÜSTÜNDE AÇLIK KORKUSU”

Mihalıççık ilçesinde bulunan Doruk Madencilik bünyesinde çalışan Bağımsız Maden İş üyesi işçiler, ücret ve tazminatlarını almak için Ankara’ya yürüyüş başlattı. Bağımsız Maden İş üyesi işçiler, yaşadıkları hak kayıplarına karşı eylem kararı aldı.

İşçiler uzun süredir haklarını alamıyor. İşletme önünde bir gece geçirerek başlattıkları eylemi, Ankara’ya yürüyüşle büyütme kararı aldılar. Yüzlerce işçi, “haklarımızı alana kadar durmayacağız” diyerek yola çıktı. Bu yürüyüş aynı zamanda bu sorunu, hak mücadelesini görünür kılma çabası.

Haklarını sonuna dek arayacaklarını söyleyen işçiler, “Bu kavga ekmek kavgası. Mutlaka kazanacağız. Ölmek var dönmek var hakkımızı alana kadar. Hakkımızı alana kadar devam edeceğiz. 15 yıllık emeğimizi yedirmeyeceğiz. Yerin altında ölüm korkusu üstünde açlık korkusu” dedi.

Yerin metrelerce altında çalışan insanların, yer üstünde geçim sıkıntısı çekmesi hakkını alamaması kabul edilemez bir tablo.

15 yıl çalışıp emeğinin karşılığını alamayan, emekli olduğu halde ikramiyesine ulaşamayan insanların varlığı, yalnızca bireysel mağduriyeti değil, çalışanı koruması gereken düzenin yetersiz kaldığını anlatıyor.

Bu yürüyüş, sadece bir grup işçinin alacak mücadelesi değil, emeğin değeri için yapılıyor. İşçilerin mesajı net: Bu yolculuk, haklar alınana kadar sürecek.

OĞUZHAN ÖZEN EMEKLİYE AYRILDI

Eskişehir’de ESKİ’nin 2026 su tarifelerinde mecliste kabul edilen fiyatlarla uygulanan ücretler arasında fark olduğu iddiası tartışma yarattı. Yaşanan gelişmelerin ardından ESKİ Genel Müdürü Oğuzhan Özen görevinden ayrıldı, yerine Niyazi Solak vekalet etmeye başladı.

Emekliye ayrıldığını duyurduktan sonra bir veda mesajı yayımlayan Özen’in “vicdanım rahat bir şekilde emekliye ayrılıyorum” cümleleri dikkat çekti. Özen’in veda mesajında ise bu cümle dışında vefa vurgusu ve uzun yıllar birlikte çalıştığı isimlere geçmişe dönük teşekkürleri öne çıktı. Oğuzhan Özen’in görevinden ayrılması rutin bir bayrak değişiminden ziyade su tarifeleri etrafında yürüyen tartışmaların yoğunlaştığı bir süreçte gerçekleştiği için çeşitli eleştirilerin odağı oldu.