Bu hafta istikbalgazetesi.com Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Cansu Tunç, Eskişehir’in gündemini belirleyen kritik başlıkları mercek altına alıyor...

Emekli Pazarda Sadece (2)

EMEKLİ PAZARDA SADECE BAKIYOR

Gazetemiz Genel Koordinatörü Meltem Karakaş 68 yaşındaki emekli Öznur Yılmaz ile pazar alışverişi yaptı. 22 bin lira maaş alan ve kanser tedavisi gören Yılmaz, haftalık alışveriş için yalnızca 425 lira harcayabildi. Yılmaz, fiyatlar nedeniyle birçok ürünü alamadığını, çoğu zaman yarım kilo ya da tek tek ürün almak zorunda kaldığını ifade etti.

Bir pazar arabası ülkenin ekonomisine dair her şeyi anlatabilir. Öznur Yılmaz’ın hikâyesi de tekil değil. O pazar arabası, bugün Türkiye’de binlerce emeklinin ortak sorunu. 20 yıl çalışmış, emekli olmuş bir vatandaş… Elinde 22 bin lira maaş. Buna rağmen haftalık alışverişte sadece 425 liralık ürün alabiliyor. Üstelik bu alışveriş “ihtiyaç listesi” değil, “mecburi kısıtlama listesi”.

“Semiz otu aldıysam ıspanak almıyorum” diyor Öznür Yılmaz. Emekli ne istediğini değil, neyi alamayacağını planlayarak pazara çıkıyor. Emekli artık pazarda dolaşan bir müşteri değil, çoğu zaman sadece bakan bir izleyici. Bir ömür çalışmış bir insan neden pazarda bakıp geçmek zorunda kalıyor? Bu insanlar lüks istemiyor. Tatil, araba, konfor talebi yok. Sadece gönül rahatlığıyla alışveriş yapmak istiyorlar. Bu, bir toplum için ulaşılması zor bir hedef olmamalı.

Bir Canımız Var Onu Da Alacaklar (2)

“BİR CANIMIZ VAR ONU DA ALACAKLAR”

Eskişehir’in Alpagut-Atalan bölgesinde planlanan altın madeni projesi için yapılan bilirkişi keşfi, bölge halkı ve çevre örgütlerinin protestoları eşliğinde gerçekleşti. Keşfe CHP milletvekilleri, belediye başkanları ve çevre örgütleri temsilcileri katıldı. Köylüler ve çevreciler, madenin tarımı, su kaynaklarını ve yaşam alanlarını yok edeceğini savunarak projeye karşı çıktı.

Bölgedeki itirazların sebebi sadece çevre hassasiyeti değil, aynı zamanda köylülerin yaşam biçiminin korunma. Çünkü tarım yapan, hayvancılıkla geçinen, suya ve toprağa bağımlı olan üreticiler, olası bir maden faaliyetini sadece ekonomik bir proje olarak değerlendirmiyor, yaşam alanlarını ve geçim kaynaklarını kaybedeceklerini biliyor. Nitekim alanda konuşan köylülerden biri bu tabloyu tek cümleyle özetliyor: “Bir canımız var onu da alacaklar.”

Bir başka üreticinin de “Toprağımız bize altını topraktan çıkartıyor” sözleri bölge halkının toprağa verdiği değeri gösteriyor. Öte yandan Ziraat Mühendisleri Odası’nın su kaynaklarına yönelik uyarıları da bu endişeleri destekliyor. Sakarya Havzası içindeki bölgenin tarımsal üretim açısından kritik olduğuna dikkat çekilirken, yer altı sularının ve yüzey kaynaklarının risk altında olabileceği ifade ediliyor. Çevre örgütleri de sadece bu nedenle bile yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakların da yaşam hakkını savunuyor.

“DOĞRU DUVAR YIKILMAZ”

ESKİ Genel Kurulu, bazı tarife kalemlerinde yapılan hesaplama hataları nedeniyle olağanüstü toplandı. Toplantıya başkanlık eden Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, konuya ilişkin hem idari hem de cezai inceleme süreci başlattığını açıkladı. Ünlüce, tarifelerdeki çelişkilerin netleştirilmesi için Plan ve Bütçe Komisyonu’nun devreye girdiğini, ayrıca kurum içinde 5 kişilik bir inceleme heyeti kurulduğunu belirtti. Ünlüce, “soruşturma izni verildi” haberlerine ise tepki göstererek sürecin yanlış yansıtıldığını savundu.

Başkanı Ayşe Ünlüce, sürecin ortaya çıkmasının ardından konuyu ertelemek yerine doğrudan inceleme başlatmasıyla dikkat çekti. Bu süreçte Ayşe Ünlüce’nin hem iç inceleme başlatması hem de idari ve cezai süreçleri devreye soktuğunu açıklaması, süreci şeffaflıkla ve hesap verebilirlikle yürüttüğünün göstergesi oldu. Tüm bu gelişmelerin ardından CHP’li isimler Başkan Ünlüce’ye destek verdi. “Doğru duvar yıkılmaz” ifadesi başta olmak üzere birçok paylaşımda, Ünlüce’nin süreci şeffaf bir şekilde yönetmesine vurgu yapıldı.

Genç Nüfus Değil Kaygı

GENÇ NÜFUS DEĞİL KAYGI BÜYÜYOR

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de çocuk nüfus oranı %24,8 iken Eskişehir’de bu oran %19,8’de kaldı. Eskişehir’de toplam 927 bin 956 nüfusun 183 bin 491’ini çocuklar oluşturuyor. Ayrıca ildeki 358 bin 92 hanenin %67,6’sında çocuk bulunmuyor.

Rakamlar bize şunu söylüyor, hayat yavaş yavaş yaşlanıyor. İnsanlar artık çocuk sahibi olmaktan çekiniyor. Çünkü gelecek, güven vermiyor. Çocuk sahibi olmak bir “hayat tercihi” olmaktan çıkıp bir “risk hesabına” dönüşüyor.

Eskişehir gibi eğitim düzeyi yüksek, genç nüfusu canlı tutan ve birçok açıdan “yaşanabilir şehir” olarak görülen bir yerde bile bu tablonun daha belirgin hâle gelmesi tesadüf değil. Çocuk sadece bir birey değil, geleceğin iş gücü, üreticisi, öğretmeni, doktoru… Kısacası toplumun devamlılığı ama bu toplum farkındalık düzeyi her gün daha da artan, bilgiye daha hızlı ulaşan ama aynı zamanda bu bilginin ağırlığını daha fazla hisseden, her güne kötü bir haberle uyanmak zorunda kalan bir toplum… Bu sebeple yarına güvenmiyor ve bu sebeple kendi geleceğini büyütmek istemiyor.

Sanayici Destek Istiyor

SANAYİCİ DESTEK İSTİYOR

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, 2026’nın ilk çeyrek dış ticaret verilerini değerlendirerek Türkiye genelinde ihracatın düştüğünü, ithalatın arttığını vurguladı. Buna rağmen Eskişehir’in ihracatını %0,5 artırarak 969 milyon dolara ulaştığını belirtti. Kesikbaş, sanayicinin artan maliyetler ve finansmana erişim sorunları nedeniyle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye ekonomisinin son verileri bize üretim tarafının direnmeye çalıştığını ancak şartların giderek zorlaştığını belirten ESO Başkanı Kesikbaş ‘’İhracattaki düşüş ve ithalattaki artış, dış ticaret açığını büyütürken, bu yük yine üreticinin omuzlarına biniyor. Bu noktada Eskişehir’in ortaya koyduğu ihracat artışı zor koşullara rağmen üretimden vazgeçmeyen bir sanayi yapısını ortaya çıkarıyor. Ancak bu çabanın sürdürülebilir olması için destek şart.

Sanayici bugün yalnızca üretim yapmıyor, aynı zamanda krediye erişim zorluklarıyla ve artan giderlerle mücadele ediyor. Tam da bu nedenle sanayicinin desteklenmesi artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiş durumda. Türkiye’nin geleceği üretimde şekillenecekse, bu geleceğin en temel şartı, sanayicinin güçlü şekilde ayakta kalabilmesi’’ dedi.

Hava Hastanedi De Özelleştiriliyor Jpeg

HAVA HASTANESİ DE ÖZELLEŞTİRİLİYOR

Eskişehir’de daha önce Devlet Hastanesi arazisinin özelleştirme kapsamına alınmasının yarattığı tartışmalar sürerken, bu kez eski Hava Hastanesi (Yunus Emre Devlet Hastanesi 2 Eylül Ek Hizmet Binası ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün bulunduğu alan) ile birlikte Sivrihisar ve Mihalıççık’taki bazı sağlık taşınmazlarının da özelleştirme programına dahil edildiği açıklandı. 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı’na göre bu taşınmazların satış, kiralama veya gelir ortaklığı gibi yöntemlerle değerlendirilmesi planlanıyor.

Karar Eskişehir’de yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. CHP İl Başkanı Talat Yalaz, sağlık alanlarının “rant politikalarına kurban edildiğini” savunarak sert tepki gösterirken, “AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak bunu da mı Resmi Gazete’den öğrendi?” ifadeleriyle eleştiride bulundu. AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ise kararın yanlış yorumlandığını belirterek, elde edilecek gelirin sağlık yatırımlarına aktarılacağını ve kamuoyunda “algı operasyonu” yapıldığını söyledi.

Muhalefet ise bu süreci “parça parça kamu varlığı satışı” olarak değerlendiriyor ve uzun vadede kamusal sağlık hizmetlerinin zayıflayabileceği uyarısında bulunuyor. Bu eleştiri tamamen göz ardı edilemeyecek bir noktaya işaret ediyor; çünkü sağlık gibi temel bir alanda atılan her adım, yalnızca ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda toplumun kamu hizmetine duyduğu güveni doğrudan etkiliyor.