Eskişehirlilerin ismini çok duyduğu, ancak kim olduğunu tam olarak bilmediği tarihi kişiliklerimizden birisi de Madam Tadia…
130 yıl önce Eskişehir’in ilk otelinin sahibi Madam Tadia…
O yıllarda otelde kalanlar kendisini şöyle taraf ediyordu:
- Bohemyalı güler yüzü ve sevecendi. Bu yüzden müşteriler tarafından o kadar sevilirdi ki ona çoğu zaman mama/anne Tadia gibi isimler takılırdı…
1892 yılında Berlin-Bağdat demiryolu hattı kurulduğunda Eskişehir önemli bir istasyondu. Tren yolculuğu yapanlar geceleri güvenlik gerekçesiyle mola veriyordu… Konaklama ihtiyaçları Madam Tadia’nın otelinde gerçekleşiyordu…
Başta, Halide Edip Adıvar, olmak üzere pek çok ünlü yazar romanlarını burada kaleme almıştı…
Madam Tadia Eskişehir’in tarihi için önemli bir figürdü…
Ancak onun hayatı hakkında çok az şey biliyoruz Bildiklerimiz derme çatma bilgilerden ibaret. Eskişehir’den öncesi ve Eskişehir’den sonrası yok…
Araştırmacı-yazar Tuncay Çırak, Madam Tadia’nın peşinden yollara düştü. Avusturya, Almanya ve Çek Cumhuriyeti’ni karış karış gezdi.
Kütüphanelerde sabahladı.
Eski mektupları buldu.
Fotoğrafları taradı.
Müzayedelere katıldı.
Eski gazete küpürlerini taradı!
En önemlisi de Madam Tadia’nın akrabalarını buldu!
Tüm bu çalışmaların sonunda “Madam Tadia – Bir Kadın, Bir Otel, Bir Şehir” isimli biyografik romanı, hazırladı… Eskişehir’in kültür hazinesine önemli bir katkı yaptı. Dahası Eskişehir’in yakın tarihine ışık tutacak ve gri alanda kalan bilgi eksikliğini de tamamlayacak.
Bence bu kitap, yalnızca Madam Tadia’nın hayatını anlatmıyor.
Aynı zamanda Eskişehir’in 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarındaki sosyal hayatına açılan bir kapı aralıyor. Çünkü bir şehrin tarihini sadece büyük devlet adamları, savaşlar, fabrikalar ve resmi yapılar anlatmaz.
Bazen bir otel de anlatır. O otelde konaklayan insanlar… Tren bekleyen yolcular…
Demiryolunun Eskişehir’e getirdiği değişimin, şehrin ticaret ve sosyal hayatında yarattığı hareketliliğin küçük ama önemli bir tanığıdır, Madam Tadia ve Oteli…
Tuncay Çırak’ın biyografik romanı bu nedenle önem kazanıyor…
Eski mektuplar, fotoğraflar, gazete kupürleri ve aile izleri… Hepsi bir araya geldiğinde karşımıza sadece bir kadın değil, yaklaşık 130 yıl önceki Eskişehir’in de silik bir fotoğrafı çıkıyor.
Şehirlerin hafızası da işte böyle çalışmalarla oluşuyor.
Tuncay Çırak’ın bize kazandırdığı Madam Tadia’nın hikâyesi bize bir de hatırlatmada bulunuyor:
-Eskişehir’in geçmişinde keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda hikâye var.