İnegölspor karşısındaki farklı galibiyet umut verdi. Ancak şampiyonluk tabeladaki skordan değil, bu kadronun ne kadar hızlı gerçek bir takıma dönüşeceğinden geçiyor. Kumaş iyi, iskelet sağlam... Şimdi sıra o elbiseye şampiyonluk ruhunu vermekte.

★★★

Bazı maçlar vardır skor tabelası 90 dakikanın sonucunu gösterir ama hikayenin tamamını anlatmaz.

İnegölspor karşılaşması da bizim için böyle bir maçtı.

Bir tarafta Eskişehirspor'un yeni sezon öncesindeki en ciddi provası vardı. Diğer tarafta ise İstikbal Gazetesi adına özel bir sayfa açılıyordu.

Rüzgarda, yağmurda, çamurda, soğukta, deplasmanda, hep saha kenarında...

Eskişehirspor'un sevincini de hüznünü de yerinde yaşadık. Anları olumsuzlaştırıp, yaşananları en yalın ve objektif haliyle yıllardır okuyucularımıza aktarmaya çalıştık. Kısacası bu takımın hikayesini yıllardır sahadan yazdık.

★★★

Bu kez ise hikayeyi yalnızca yazmadık, ekranlara taşıdık.

İmtiyaz Sahibimiz Şenol Durur'un vizyoner yaklaşımıyla Eskişehirspor'a önemli bir maddi katkı sağlanarak İnegölspor karşılaşmasının yayın hakkı alındı.

Bir gazete olarak YouTube üzerinden canlı yayın gerçekleştirmek, her ne kadar daha önce birçok kez yorumculuk yapsak da İstikbal Gazetesi adına olduğu kadar bizim için de önemli bir ilkti.

★★★

Canlı yayın farklıdır.

Kamera açık, mikrofon açık, saniyeler akıyor ve hata payı yok.

O anda ne yaşanıyorsa doğru aktarmak zorundasınız.

Bu nedenle hem ciddi bir sorumluluk hem de önemli bir raldı.

Yayın sona erdiğinde ise geriye yalnızca başarılı bir organizasyon değil, meslek hayatımın unutulmayacak anlarından biri kaldı.

★★★

Başta Şenol Durur olmak üzere emeği geçen tüm çalışma arkadaşımı kutluyor, Eskişehirspor yönetimine, teknik heyet ve futbolcularla birlikte ekran başında bizleri yalnız bırakmayan büyük taraftarımıza teşekkür ediyorum.

ASIL MESELE 5-0 DEĞİL

Gelelim asıl meseleye...

5-0 elbette güzel.

Futbolcuya moral verir, özgüven kazandırır, taraftarın yüzünü güldürür.

Ama hazırlık maçlarında skora gereğinden fazla anlam yüklemek büyük yanılgıdır.

Çünkü hazırlık maçları size şampiyonluk kazandırmaz.

Size şampiyonluğa ne kadar hazır olduğunuzu gösterir.

İnegölspor karşısında gördüğümüz...

İskelet var. Kalite var. Kumaş var. Alternatif var. Potansiyel var.

Ve en önemlisi, her geçen gün biraz daha tamamlanan bir takım var.

Fakat henüz bitmiş bir eser yok.

Şimdi yapılması gereken, bu kaliteli kadroyu gerçek anlamda bir takıma dönüştürmek.

Çünkü şampiyonluk, iyi futbolcuları toplamakla değil, iyi futbolcuları aynı hedef için birbirine bağlamakla kazanılır.

ELBİSE DİKİLİYOR

Muşspor'la başlayan hazırlık sürecinden Bolu kampına, Odunpazarı'ndan İnegölspor'a kadar Eskişehirspor'un her maçta üzerine koyduğunu gördük.

Alanlar arasındaki mesafeler kapanıyor.

Hatlar birbirine yaklaşıyor.

Pas bağlantıları güçleniyor.

Oyuncular birbirini daha iyi tanıyor.

Top kaybında verilen reaksiyon daha net hale geliyor.

Kısacası bireysel kalite, yavaş yavaş oyun kalitesine dönüşüyor.

İşte umut veren taraf burası.

Ama lig, hazırlık maçına benzemez.

İnegölspor'un verdiği alanları her rakip vermeyecek.

Kapanan, oyunu bozan, sabırla hata bekleyen takımlar olacak.

O zaman mesele sadece yetenek değil, oyun aklı ve sabır olacak.

İyi takım olmak başka...

İyi takım olarak istikrarlı kalmak bambaşka.

REKABET ARTIK LÜKS DEĞİL GÜÇ

İnegölspor maçının ikinci yarısında oyuna giren isimlerin performansı da önemli bir mesaj verdi.

Mert Başer'in iki golü, sadece tabelaya yazılan iki rakam değil, forma rekabetinin de güçlü bir işaretiydi.

Hasan Kaya'nın kanat oyuncusu olmasına rağmen sürekli gol pozisyonlarına girmesi, Atatay Yıldırım'ın delici koşuları, Ahmet Dereli'nin tecrübesi ve Osman Zafer'in farklı santrfor profili Eskişehirspor'un hücumdaki seçeneklerini artırıyor.

★★★

Şimdi Hakan Şapçı'nın işi daha da zor.

Çünkü soru artık sadece "Kim oynayacak?" değil.

"Kime, ne zaman, hangi rakibe karşı, hangi görev verilecek?"

Şampiyonluk yarışında kadro genişliği kadar, o genişliğin doğru yönetilmesi de belirleyici olacak.

Bekleyeni hazır tutmak, formda olanı doğru kullanmak ve rekabeti takımın enerjisine çevirmek...

Teknik heyetin önündeki en önemli sınavlardan biri bu.

GÖRÜNMEYEN İŞLER VE BÜYÜK HEDEFLER

Ozan İsmail Koç gibi bazı oyuncuların yaptığı işler tabelaya yansımıyor.

Doğru pozisyon almak...

Bir geçişi kesmek...

Takımın dengesini korumak...

Doğru pası doğru zamanda vermek...

Bunlar manşet olmaz.

Ama şampiyonluklar biraz da bu küçük görünen ayrıntıların toplamından çıkar.

İsmail Kulet'in hırslı görüntüsü, Beykan Şimşek'in sorumluluk alma isteği ve Murat Şenel'in performansı da bu açıdan değerliydi.

Özellikle Beykan'ın kaptan olarak oyunun sorumluluğunu daha fazla üstlenmesi önemli.

Çünkü Eskişehirspor'un yetenek kadar karaktere de ihtiyacı var.

ASIL SINAV ŞİMDİ BAŞLIYOR

5-0 geride kaldı.

Şimdi Alanya 1221 maçı var.

Ve bu maç bize çok daha farklı bir fotoğraf gösterecek.

Rakip kapanabilir.

Oyunu yavaşlatabilir.

Geniş alan bırakmayabilir.

Geçiş kovalayabilir.

Üstelik taraftar desteğinden yoksun olmak da ayrı bir sınav.

İşte o zaman Eskişehirspor'un gerçek karakterini göreceğiz.

Gol gelmezse sabır gösterecek mi?

Rakip kapandığında çözüm üretecek mi?

Baskı altında sakin kalabilecek mi?

Bir şeyler ters gittiğinde oyundan kopacak mı yoksa kopmayacak mı?

Şampiyonluğu belirleyecek sorular bunlar.

İLK 7 HAFTA ÇOK ŞEY SÖYLEYECEK

Sezonun ilk 7 haftası siyah kırmızılı takım için sadece puan açısından değil, karakter açısından da önemli.

Taraftar desteğinden yoksun oynanacak maçlar...

Balıkesirspor ve Etimesgut gibi zirve yarışındaki rakipler...

Zorlu deplasmanlar...

Ve her rakibin Eskişehirspor'u yenmeyi özel bir hedef olarak görmesi...

Bütün bunlar sezonun daha ilk bölümünde takımın karşısına çıkacak.

Bu yüzden Eskişehirspor'un yalnızca fiziksel ve taktik olarak değil, mental olarak da lige hazır olması gerekiyor.

HENÜZ TAMAMLANMIŞ DEĞİL

İnegölspor maçından çıkaracağımız sonuç çok net...

Skora aldanmayalım ama verdiği umudu da küçümsemeyelim.

Çünkü bu skor şampiyonluğu garanti etmiyor.

Ama gelişimi gösteriyor.

Takım henüz kusursuz değil.

Henüz tamamlanmış değil.

Ama doğru yolda.

Şimdi mesele, bu gelişimi sezon boyunca sürdürebilmek.

Çünkü şampiyonluk bir maçta kazanılmaz.

Bazen 5-0 kazanırsınız.

Bazen 1-0 için 90 dakika savaşırsınız.

Bazen iyi oynayıp puan kaybedersiniz.

Bazen kötü oynayıp kazanırsınız.

Büyük takım olmanın ölçüsü, bütün bu senaryolarda hedefinden kopmamaktır.

İnegölspor bize bir fragman sundu.

Güzel bir fragman...

Ama filmin tamamı şimdi başlayacak.

Şimdi sıra umudu gerçeğe dönüştürmekte.

Çünkü sezon sonunda kupayı kaldıranlar, en iyi başlayanlar değil; en doğru şekilde devam edenler olacak.