Bazı deplasmanlar üç puandan fazlasını getirir.
Kimi zaman bir galibiyet yalnızca haneye üç puan yazmaz; üzerinizdeki baskıyı alır, özgüveni büyütür ve rakiplere sessiz ama net bir mesaj verir.
Eskişehirspor’un Akşehir deplasmanı tam olarak böyleydi.
Son altı deplasmanda kazanamamanın ağırlığıyla sahaya çıkan siyah-kırmızılılar, bu kez yalnızca rakibiyle değil, deplasman psikolojisiyle de mücadele etti.
Ama asıl önemli olan skor değil, bunu ne yaptığını bilerek yapmasıydı…
KALİTE SAHNEYE ÇIKTI
Akşehirspor gücü ölçüsünde mücadele etmeye çalıştı. Ancak iki takım arasındaki kalite farkı sahada fazlasıyla hissedildi.
İlk gol bunun en güzel örneğiydi.
Üç pasla kaleye gidilen müthiş bir geçiş… Arda ile başlayan ve Ahmet Dereli’nin duvar olmasının ardından Beykan Şimşek’ten akıl dolu bir servis… Hasan Kaya’dan doğru zamanlama ve klas bir bitiriş.
İkinci golde de aynı fotoğraf vardı.
Kerem Baykuş’un savunma arkasına bıraktığı top, Hasan’ın yaptığı koşu ve yine klas bir son vuruş.
Hasan ilk yarıda yalnızca iki gol atmadı; savunmanın dengesini bozdu, boşluk yarattı, koşularıyla rakibi sürekli tehdit etti ve günün sonunda hat-trick yaptı.
Kalite bazen uzun uzun anlatılmaz. Birkaç dokunuşta kendini gösterir.
OYUNUN AKLI OTURUYOR
Bu galibiyeti yalnızca Hasan Kaya’ya yazmak ise eksik olur.
İnanılmaz gol kaçırsa da Kerem Baykuş merkezde oyunun aklını taşıdı. Baskı geldiğinde stoperlere yaklaştı, pas istasyonu oldu; baskı kırıldığında yüzünü kaleye dönerek oyunu ileri taşıdı. Günü iki asistle tamamladı.
Beykan Şimşek, önceki maçlara göre iç koridorları daha fazla kullandı. Beklerin çizgide verdiği genişlikle birlikte rakip savunmanın dengesini bozdu.
Mehmet Bağlı ise görünmeyen işlerin adamıydı.
İkinci toplarda rakibinden önce davrandı, top kazandı, taşıdı, mücadele etti. Ozan İsmail Koç ile top kaybı sonrası yaptığı ilk baskıyla Akşehirspor’un hızlı çıkışlarının önünü kesti.
Savunmada Arda Okumuş ile Ertuğrul Kurtuluş da önemli bir denge oluşturdu.
Evet, zaman zaman pozisyon verildi.
Ancak bu, skorun getirdiği rahatlığın ve öne çıkan savunma hattının doğal sonucuydu.
Önemli olan şu…
Eskişehirspor artık ne yaptığını daha iyi biliyor.
ŞAPÇI’NIN ŞABLONU OTURUYOR
Balıkesirspor maçıyla başlayan özgüven, Akşehir deplasmanında başka bir boyuta taşındı.
Hakan Şapçı’nın kafasındaki oyun şablonu artık daha belirgin.
Oyuncular nerede duracağını, ne zaman koşacağını, ne zaman baskı yapacağını daha iyi biliyor.
Son iki haftada atılan 10 gol, yenilen yalnızca 1 gol bunun rakamsal karşılığı.
Ama futbol yalnızca rakamlardan ibaret değil.
Bazen rakibinizi değil, kendi korkunuzu yenersiniz.
Eskişehirspor Akşehir’de biraz da bunu yaptı.
ASIL SINAV ETİMESGUT
Şimdi kupa maçı var.
Bu karşılaşma, az süre alan oyuncular için önemli bir vitrin olmalı. Çünkü uzun bir sezonu yalnızca 11 oyuncuyla götüremezsiniz.
Forma rekabeti ne kadar artarsa takım o kadar güçlenir.
Ancak rotasyonda oyunun omurgası da korunmalı. Kupa, hem oyuncu kazanma hem de farklı oyun senaryolarını deneme fırsatı olarak kullanılmalı.
Asıl sınav ise ligde.
Etimesgutspor.
Çünkü Akşehir ile Etimesgut aynı hikayeyi yazmayacak.
Etimesgutspor daha disiplinli, daha kompakt ve daha kontrollü bir takım. Merkezi kapatıp Eskişehirspor’u kenarlara yönlendirmeye çalışacaktır.
Topu kazandığında ise özellikle beklerin arkasına ve orta saha-savunma arasındaki boşluklara hızlı çıkmak isteyecektir.
Yani bu kez Eskişehirspor’un karşısında yalnızca kalite farkıyla çözülebilecek bir rakip olmayacak.
Asıl soru burada başlıyor:
Kapanan ve disiplinli bir rakibi de çözebilecek misin?
Bu yüzden pazar günkü maç şampiyonluk yarışındaki gerçek seviyeyi gösterecek.
Kerem’in yalnızca top almak değil, rakip orta saha çizgisinin arkasına sarkmak için de doğru anı kollaması…
Beykan’ın içe kat ettiği anlarda bekin çizgiyi kullanması…
Hasan’ın tek bir hatta sabit kalmak yerine stoperleri farklı yönlere sürüklemesi…
Ve en önemlisi;
Erken gol gelmediğinde panik yapmamak.
Topun yönünü değiştirmek, sabırlı kalmak, ikinci topları toplamak ve duran topları daha etkili kullanmak…
Çünkü şampiyonluk yarışında bazen en büyük meziyet, hız değil sabırdır.
ÜÇ MAÇ, ÜÇ MESAJ
Balıkesirspor maçı kırılmaydı.
Akşehir deplasmanı deplasman zincirinin sonuydu.
Etimesgutspor ise başka bir şeyin cevabı olacak…
Eskişehirspor gerçekten şampiyonluk seviyesinde mi?
Çünkü şampiyonluk sadece farklı kazandığınız maçlarda gelmez.
Zorlandığınızda çözüm üretebiliyorsanız gelirsiniz.
Öne geçtiğinizde oyunu kontrol edebiliyorsanız…
Geriye düştüğünüzde panik yapmadan reaksiyon gösterebiliyorsanız…
Kilitlenen maçlarda sabırla doğru kapıyı açabiliyorsanız…
İşte o zaman takım olmaktan çıkıp şampiyonluk takımı olursunuz.
Eskişehirspor artık kendi oyununu buluyor.
Şimdi mesele o oyunu her rakibe, her skora ve her senaryoya kabul ettirebilmek.
Çünkü kalite umut verir, oyun inandırır.
Ama şampiyonluğu getiren şey, zor anlarda gösterilen karakterdir.
Eskişehirspor artık yalnızca kazanmayı değil, kazanmanın nasıl olması gerektiğini öğreniyor.
Önemli olan bunu sezonun sonuna kadar sürdürebilmekte.
Çünkü şampiyonluk, kazanırken en çok bağıranın değil; en zor anda sesini kaybetmeyenin olur.
Şimdi Etimesgut karşısında şampiyonluk için ses ver Es-Es’im…