17 Kasım 2017 Cuma, 20:42

 1-Murat TAŞKIN (BİZDEN SÖYLEMESİ)

Kimsenin "Ben haksızlığa uğradım" deme hakkı yok. Bugünden söylyelim!

358

 


Partiler adaylarını iki yöntem ile belirler.
Biri önseçim yöntemidir ki, en demokratik yöntemdir bu.
Zira…
Aday için tüm parti üyelerinin katıldığı bir seçim yapılır ve yapılan seçim hakim gözetiminde olduğu için de, kimsenin itiraz etme hakkı yoktur.
Önseçim ile belirlenen ismin adaylığına parti genel merkezi dahi müdahalede bulunamaz.
Diğeri ise; Merkez yoklaması yöntemidir.
Bu, tamamen "Genel Merkez belirleyecektir" anlamı taşır.
Genel merkez ister anket yapar, ister temayül yoklaması bilinmez.
Bazen hiçbir şey yapmayıp, masa başında karar verilir adayın kim olacağına.
Bazen de, birilerinin istediği isim aday ilan edilir.
Bu anlattıklarımızın tümü "Merkez yoklaması" adı altında yapılan aday belirleme yöntemidir.
Bu yöntem uygulanarak belirlenen aday isimleri hep tartışma konusu olmuştur.
Çünkü…
Bu yöntem ile belirlenen adaylar, genelde partililerin isteğini yansıtmayan isimler olur.
Her ki yöntem de partilerin tüzüklerinde yer aldığı için, her iki aday belirleme yöntemi de yasaldır.
Sadece…
Önseçim yöntemi daha demokratik, merkez yoklaması yöntemi ise parti içi demokrasiden tamamen yoksun bir yöntemdir.
Önümüzde Milletvekili Genel seçimleri ile mahalli seçimler var.
Partilerin tamamı Eskişehir’de adaylarını "merkez yoklaması yöntemi" ile belirleyecek.
Sonuç olarak…
Yöntemi kabullenen ve buna rağmen aday adayı olanların aday yapılmadıklarında itiraz etme hakkı yok.


“Haksızlığa uğradım” diye bağırıp çağırma hakları da yok.
Çünkü…
Demokratik olmayan bir sürecin sonucunda demokrasi falan çıkmaz…


Daha bu günden söyleyelim istedik…
.....


 


Bir darbe fıkrası…


 



Evin çatısında fare varmış.
Ev sahibi "kahyayı" çağırmış:
- Bu sorunu hallet.
- Baş üstüne beyim.
Kahya çatıya "fare zehri" koymuş. Sonuç alamamış.
"Fare kapanı" koymuş. Yine sonuç yok. Kedi almış, tavana bırakmış. Ama fare hâlâ tavandaymış.
Ev sahibi "aceleciymiş."
Kahyayı sıkıştırmış:
- Fare sorununu hemen çöz.
Kahya ertesi gün "tekmil" vermiş:
- Çözdüm... Farenin kökünü kuruttum.
- Nasıl başardın?
- Siz yokken evi yaktım.

***
Bu fıkra Darbelerden sonra anlatılırdı. Ve artık "darbe döneminin sona erdiği, bu fıkranın hiç gündeme gelmeyeceği" konuşulurdu.


Yukarıdaki yazı Yavuz Donat'a ait.
Bundan 9 yıl önce yani 2008 yılında kaleme almış olduğu bir yazı bu.
Yaşadığımız süreci bilmeden kaleme aldığı bir yazı…


Doğrusu, 12 Eylül darbesi sonrasında biz de Türkiye’de darbeler döneminin kapandığını düşünüyorduk.


Ardından 15 Temmuz darbe girişimini yaşadık.


Meğer bu ülkede ev yakmaya meraklı olanlar hep varmış…


.....


 


Sempozyumun açılış gecesini kaçıranlar adına gerçekten üzüldük.


 


Eskişehir’in adeta kimlik kartı haline gelen Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu başladı.


Tepebaşı Belediyesi tarafından bu yıl 11’ncisi düzenlenen sempozyumu başladığı günden bu yana takip ederiz.


11 Sempozyumun da açılışında bulunmuşluğumuz vardır.


Her yıl yapılan ve geleneksel hale gelen sempozyumları her defasında, bir öncekinden daha renkli, daha gelişmiş ve daha zenginleşmiş bulduğumuz olmuştur.


Ancak…


Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun 11’ncisinin gerçekleştirileceği, önceki günkü açılış gecesi, bugüne kadar yapılan tüm sempozyum açılış törenlerini adeta gölgede bırakır cinstendi.


İki kelime ile özetlersek:


Kalabalığın ve coşkunun muhteşem, sanatçı Alpay’ın ise muhteşem ötesi olduğu bir gecesi yaşadık Eskişehir pişmiş toprak Sempozyumu açılışında.


Açılış törenin olduğu alanı dolduran ve alanda coştukça coşan genci-yaşlısı, kapalısı-açığı, çoluğu-çocuğu’dan mı bahsedelim…


Yoksa…


85 yaşında olmasına rağmen sahnede 2,5 saat süreyle aralıksız o harika şarkılarını seslendiren sanatçı Alpay’ın muhteşem performansından mı? Bilemedik…


Kolay kolay hafızalardan silinmeyecek bir gece yaşadı Eskişehirli; önceki gün yapılan Pişmiş Toprak Sempozyumu açılışında.


Kaçıranlar için gerçekten üzüldük.


Not: Bu güzel geceyi yaşamayanlar daha da fazla üzülmek istemiyorsa, sempozyum alanı olan eski ETİ fabrikası her akşam uğrasın. Çünkü sempozyum boyunca o alanda hemen her akşam bir sanatçı ve mutlaka görmeniz gereken bir hayli fazla etkinlik var.


.....


Ne kadar dikkate alınacak?


15 Temmuz Darbe Girişimi davası kapsamında görülen Tuzla Piyade Okulu davası için Silivri'ye gelen AK Partili eski bakan Nabi Avcı, “Cumhuriyet gazetesi ile bu davayı birlikte anmak bana çok doğru gelmiyor. Gazetecilerle ilgili davanın terör olaylarına ve kalkışmaya karışmış kişilerle karışmasını terör örgütü çok istiyor onu biliyorum. Buna zemin hazırlamamak gerekir” diyerek bir uyarıda bulunmuş.


Uyarısının hem partisine, hem hükümetine hem de yargıya yönelik olduğunu söylemek mümkün.


Söylediklerine katılmamak mümkün değil.


Ancak merak ettiğimiz…


Mantık çerçevesinde de son derece doğru bulduğumuz bu uyarının iktidar partisi, hükümet ve yargı tarafından ne kadar dikkate alınacağıdır…


 


 

  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar