20 Şubat 2017 Pazartesi, 04:48

 5-Mustafa KANTARCI (GÖZLEM)

DEPREM DEĞİL İHMAL ÖLDÜRÜR

245

Çanakkale'nin, Ayvacık ilçesinde, 6 Şubat'tan itibaren, üçü 5,3, biri 5,2 olmak üzere çeşitli büyüklüklerde, 749 sarsıntı meydana geldi. Can kaybının olmadığı depremlerde, bazı köylerdeki evler zarar gördü. Büyük bir depremin de beklenildiği söyleniyor.
Nitekim Anadolu Üniversitesi Yer ve Uzay Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Yrd. Sayın Doç. Dr. Muammer Tün, Çanakkale'de, meydana gelen depremlerle alakalı açıklamalarda bulunarak," Uzmanların araştırmaları sonucunda, Çanakkale’de meydana gelen depremlerin artarak, 7 büyüklüğüne çıkabileceğinin üzerinde durulduğunu " söyledi
Çanakkale çevresinde, 7 şiddetinde deprem olur mu bilinmez ama bugüne kadar olan depremlerden, ders alınmadığı gibi, her depremden sonra gündeme gelen, öneri ve görüşler ve kararlar, sürekli, kalıcı ve sonuç olmuyor.
17 Ağustos 1999 tarihinde, Marmara Bölgesi'nde meydana gelen ve 17 bin kişinin ölümüne neden olan, 7.4 büyüklüğündeki depremden sonra da ülke genelinde ve Eskişehir’de, depremle ilgili önlemler, sürekli gündemde oldu. Ancak bir müddet sonra unutuldu.
Yıllardır da Anadolu Üniversitesi, öğretim üyesi, Sayın Prof. Dr. Can Ayday, Eskişehir’in, deprem tehdidi altında olduğunu, sürekli hatırlatıyor ve ilgilleri de uyarıyor. Kentin,  her zaman depreme hazırlıklı bir kent olması gerektiğini, aksi halde bir depremde Eskişehir’in, hasar görebileceğinin söylüyor.
Bu tehdidin, bir türlü dikkate alınmadığını belirten, Sayın Prof. Dr. Ayday, resmi kurumların, konuya ilgisiz kaldığını, hatta Valilik tarafından konuyla ilgili çalışma yapılmasına rağmen, diğer kurum/kuruluşların, bu çalışmalara, duyarsızlığından sürekli müşteki oldu.             
Oysa depreme, hazırlıklı olma kavramı, sürekli, kalıcı ve çok geniş kapsamlıdır; bireyden, devlete kadar çeşitli kurum ve kuruluşların, görev ve sorumluluklarını içerir; geniş bir alanda uzman katkısı gerektirir.
Depreme, hazırlıklı olmanın reçete niteliğinde, basit bir çözümü de yoktur. Ancak deprem öncesi çalışmalar, zamanında, yerinde, yeterli, sürekli ve bilimsel temele dayalı olarak doğru ve iyi yapılırsa, deprem sonrası, mal ve can kaybı, o denli az olur ve depremin yıkıcı etkisi en aza indirgenir.              
17 Ağustos depreminden sonra, TBMM'de grubu bulunan, siyasi partiler,deprem felaketiyle ilgili alınan ve alınması gereken tedbirler konusunda, meclis araştırması açılması  ile ilgili Önerge de, "Afet riski yüksek olan bölgelerden başlamak üzere, mevcut yapı ve altyapıların afetler olmadan önce güçlendirilmesi ve yenilenmesi çalışmalarına, kamu binalarından başlayarak, önem ve öncelik verilmelidir Bu amaç için yeterli, iç ve dış kaynaklar bulunarak, özel bir uygulama projesi hazırlanmalıdır. " ifadesi yer almıştı.  Bugüne kadar bu ifadeler, ne ülke bazında, ne de Eskişehir’de, yeteri kadar hayata geçirildi.
Ayrıca aynı önergede, ülkemizde, sağlıklı yapılaşma için, yeterli sayıda mimar, mühendis ve teknik eleman bulunmaktadır. İnşatlarda, mimar, mühendis, tekniker kalifiye usta-işçisinin istihdamını sağlayacak, yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Bağımsız ve uzman bir meslek kuruluşu olarak, İnşaat Müteahhitleri Odası kurulmalı ve müteahhitler meslek ilkeleri açısından denetlenmelidir. Müteahhitlik sistemi, değiştirilerek, yetki ve sorumlulukların belirleneceği bir hukuki sisteme kavuşturulmalıdır. "ifadeleri de yer almıştı.
Eskişehir’de,  !7 Ağustos Depremi’nden sonra, gündeme gelen, yeni yerleşme alanlarının belirlenmesi, yeni yatırımların yapılacağı alanlar ve altyapı tesislerinin güzergâhları gibi, konularda, görüş ve öneriler yapıldı ama dikkate alınmadı. 
Oysa depremler, ihmale gelmez. O nedenle de Eskişehir’de,   Sivil Savunma ve İl Acil Yardım Ekipleri ve Sivil Savunma yükümlülerinin eğitimleri, sürekli olarak yapılmalı ve eğitimler tatbikatlarla pekiştirilmelidir.
Sivil Savunma depoları kurularak, gerekli araç-gereç ve malzeme stokları yapılmalı ve kent düzeyinde etkin bir "Haber Alma ve İkaz Sistemleri", ilgili sivil ve resmi kuruluşlar ile koordine edilerek kurulmalıdır. Belediyelerdeki, itfaiye teşkilâtları, bir afet anında kurtarma ve ilk yardım yapacak şekilde yeniden örgütlenmeli, donatılmalı ve eğitilmelidir.               
Eskişehir, depremle ile ilgili hayata geçirilen kararları bile koruyamadı.Nitekim  Eskişehir’de, 17 Ağustos sonrası,  Mamuca da gerçekleştirilen, 55500 m2 çadır kentte, TOKİ tarafından ev yapıldı. Şahin tepesindeki çadır kent sahası ise Alp Yapı Kooperatifine tahsis edilerek ortadan kaldırılmıştır. Zincirlikuyu Mahallesinde gerçekleştirilen, 62500 m2,  çadır kent ise ne halde bilinmiyor. Oysa bu çadır kent sahalarının, her an hazır olacak şekilde, muhafaza edilmesi gerekirdi. Çünkü depremlerde, en büyük sorun iskânda yaşanıyor.
Ayrıca Eskişehir’de, depremin doğurabileceği zararların, azaltılması konusunda, toplumun bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi amacıyla, sürekli ve etkili eğitim programları
düzenlenmeli ve depremle ilgili alınan önlemlerde, sürekli, kalıcı ve sonuç alıcı bir şekilde gündemde tutulmalıdır. Çünkü ünlü Japon Fizikçi TERAD’ ın söylediği gibi, "Doğal afet unutulduğu zaman gelir."

  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar