12 Aralık 2017 Salı, 15:05

 5-Mustafa KANTARCI (GÖZLEM)

EĞİTİMDE SINIFTA KALDIK

202

 


Çağlar boyu, eğitimin önemi artarak devam etmiştir. Artmaya da devam edecektir. Çünkü globalleşen ve sınırların kalktığı dünyada, bireylerin bilgiye ulaşabilmesi, sağlıklı toplumsal ilişkiler kurabilmesi ve iyi bir kariyer elde edebilmesi için, eğitim çağımızın en önemli ihtiyaçlarındandır.
 Bir toplumun, gelişmişlik düzeyi, eğitim düzeyi ile eşdeğerdir. Bilimde, ekonomide, kültürel açıdan, bir adım öne geçmek isteyen toplumlar, mutlaka eğitim alanında, başarılı olmak zorundadır. Eğitim; kişilerin karakterlerini geliştirir, onları erdemli insan yapar; özgüveni, sorumluluğu, dürüstlüğü ve diğer doğru davranışları kazandırır. Eğitilmiş ve bu nitelikleri kazanmış insanların oluşturduğu toplumlar, her alanda başarılı olurlar. Bilim ve teknolojinin baş döndürücü hızla ilerlediği, bir dünyada, gelişmelere ayak uydurabilmek, maddi ve manevi doyuma ulaşabilmek, analitik düşünüp, fikirler üretebilmek ancak eğitimle mümkündür. Dolayısıyla, kişi/kişiler, doğumdan, ölüme kadar eğitimini sürdürmelidir. CHP Milletvekili ve Milli Eğitim Komisyonu Üyesi,  Sayın Prof. Dr. Gaye USLUER’ i, ULUSAL TV’ deki programda, izlerken, eğitimimizin, geçmişini, bugününü ve geleceğini değerlendirme fırsatı da bulduk. Sayı Prof. Dr. USLUER, programda, Çağdaş eğitimin, üç şartı olarak, Bilimsellik, Laiklik ve Adalet olarak belirledi. Çünkü hayat boyu öğrenen, öğrendiklerini sorgulayabilen, kendini gerçekleştiren, özgüveni yüksek bireyler, bu üç unsurun eğitime, hakim olması ile mümkündür. Sayın Prof. Dr. USLUER, Programda, “AKP son 15 yılda, Millî Eğitim Bakanlığı’nda tam 12 kez yeni düzenleme yaptı. 6 kez bakan değiştirdi. Gelinen noktada eğitim tam anlamıyla yamalı bohçaya çevrildi” dedi. TBMM Eğitim Komisyonu üyesi, CHP Eskişehir Milletvekili Sayın Prof Dr USLUER, “. Bugün bazı vakıf ve dernekler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın, politikasını belirler hale geldi. Eğitimin planlanması, başta TÜRGEV olmak üzere, İlim Yayma Cemiyeti, ÖNDER, Zehra Vakfı, Ensar ve Birlik vakıflarının, güdümüne ve yönlendirmelerine bırakıldı. Bu vakıflar adeta MEB’ nin alternatif kurumlar haline geldiler.” Sözleri ile de bir gerçeği de kamuoyu ile paylaştı. Türkiye, çağdaş, laik, demokratik ve adaletli bir eğitimi ve yasalarımızdaki, “Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı, Türk milletinin milli, ahlaki ve manevi, tarihi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, bir eğitimi hayata geçirmek zorundadır. Yine ülkemiz ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı, görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaş olarak yetiştirmek halkımızın orta arzusudur. 16 yıllık, AKP iktidarı döneminde, eğitim, ciddi bir şekilde geriletilmiştir. Eğitim sisteminde yapılan köklü değişiklikler, 4+4+4 eğitim sistemiyle, eğitime vurulan darbe, birçok yerde okulların dönüştürülmesi, bütün liselerin Anadolu lisesi yapılması, siyasi kadrolaşma, idareci atanmalarındaki hatalar, eğitimin dini referanslara göre şekillendirilmesi, yönündeki çabalar, eğitimi yapboz tahtasında çevirdi, başarısızlığın da nedeni oldu. Nitekim Cumhurbaşkanı Sayın ERDOĞAN, yapmış olduğu öz eleştiride, bütçeden en büyük payın eğitime ayrılmasına rağmen, eğitim konusunda başarının yakalanamadığını dile getirmişti. Cumhurbaşkanı, eğitim ve kültür konusunda bir kez daha öz eleştiri getirerek ilgili Bakanlıklara mesaj verdi. Bu sözleri ile de Cumhurbaşkanı, Eğitim ve Kültür konusunda sınıfta kaldığımızı itiraf etti. Dünya ekonomik forumunun, dünya ekonomilerini incelediği, dünya rekabet edebilirlik, 2016-2017’ raporunda, ülkelerin, eğitim sistemlerinin niteliğinin ele alındığı sıralamada, Türkiye 138 ülke arasında 104. Sırada yer alıyor. OECD’nin, üç yılda bir yayınladığı, PISA gibi, değerlendirmelerde, Türkiye ile genellikle, yakın sıralarda yer alan, Rusya ve Polonya gibi, ülkeler ilk 100 içinde yer alırken Türkiye, birçok gelişmemiş, Afrika ülkesinin de gerisine düştü. Eğitimde, başarılı olmak için, hedef, teknolojik değişimlere uygun, çok yönlü bireyler yetiştirmenin yanında,  toplumda, birlikte yaşama kültürü ile donanmış; Kendini tanıyan ve yeteneklerini keşfetmiş. yaratıcı, özgüvenli, bilimsel düşünen ve sanatsal bakabilen, demokrasi ve insan haklarını özümsemiş, duyarlı, ulusal ve evrensel değerleri benimsemiş, genel kültür ve dili ile dünyaya, kolay entegre olabilen, bireyler yetiştirmek olmalıdır.. Bu da adaletli, demokratik, çağdaş ve laik bir eğitimle mümkündür.

  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar