20 Temmuz 2019 Cumartesi 561 Okunma

AK Parti’de görev çok isteyene verilmiyor işte…

AK Parti il başkanı Zihni Çalışkan şöyle bir laf etti:
“Bazı arkadaşlarımız haddini aşarak belki hak etmedikleri halde bazı görevlere talip oluyorlar”
Tepki gördü bu sözü…
AK Parti içinden bile “Herkesin aday olma hakkı vardır. Kimin aday olup olmayacağını Zihni bey’e mi soracağız” eleştirileri geldi.

Hâlbuki…
Söylediği, AK parti’de yapılan siyaset anlayışı göz önüne alındığında son derece doğru sözler…
Çünkü bugüne kadar AK parti’deki uygulamalara bakıldığında, görevlerin tamamı çok isteyenden ziyade, genel merkezin istediği kişilere veriliyor.
Örneğin, Nabi Avcı’dan Harun Karacan’a kadar aday olmadan aday yapılarak görev verilen birçok isim sayılabilir AK Parti’de…
Hatta bunlara, bugüne kadar il başkanlığı yapmış isimleri de rahatlıkla ekleyebiliriz.
Hiçbirinin “İlla ki il başkanı olacağım” diye bir çabasına tanık olmadık.
Bu görevi istediler-istemediler bilemiyoruz ama en azından ve alenen “ben bu partiye il başkanı olacağım.” diye ortaya çıktıklarına şahit olmadık.

Buna karşın…
Aday olmak için partide yıllarca çırpınıp, yine de aday yapılmayan birçok isimin olduğunu biliyoruz.
Yazıyı buraya kadar okuduktan sonra bize yakın geçmişi hatırlatıp, “Tek tük de olsa aday olmayı çok isteyen ve aday olanlar da var”  diyeceksiniz…
Doğru, tek tük de olsa aday olmaya can atıp, sonunda aday olmayı başaranlar var…
Ama gelin görün ki onlara da görevi seçmen vermedi Eskişehir’de.
Netice itibarıyla…
AK parti il başkanı Zihni Çalışkan’ın “Bazı arkadaşlarımız haddini aşarak belki hak etmedikleri halde bazı görevlere talip oluyorlar.” sözü başka bir partide edilmiş olsa, buna herkes karşı çıkar.
Fakat söz konusu parti AK parti olduğunda bu söz öyle karşılığı olmayan bir söz değil…

Zira…
Yukarıda da söylediğimiz gibi AK partide görev bunu çok isteyen kişilere değil, istenilen ve tercih edilen kişilere veriliyor…


.....


Nüfus Müdürlüklerinde çalışanlara da yazık arkadaş!


Bir sebepten ötürü nüfus kimlik kartı ve sürücü belgemizi değiştirmek hasıl oldu.
“Nasıl bir yol izlememiz gerekiyor” diye internet üzerinden bir araştırma yaptık.
İster Alo 199, isterse internet üzerinden randevu alınıyor.
Ardından değiştirme bedeli ve bağış tutarı ilgili bankalara yatırılıp, makbuzları alınıyor.
Son altı ay içinde çekilmiş biometrik fotoğraf ve eski nüfus kimliği ile gidiliyor nüfus müdürlüğüne.
Sürücü belgesi değişikliği için ekstradan, aile hekiminden alınmış sağlık raporu götürülüyor.
Randevu günü nüfus müdürlüğüne geldiğinizde, kapıdan sıra numarası alıyorsunuz.
Numaranız çıktığında ise bu evraklarla birlikte ilgili bankoya gidiyorsunuz.
Bankodaki görevli parmak izlerinizi alma dahil 15-20 dakikada bitiriyor işleminizi.
-“yeni kimlik kartı ve sürücü belgeleriniz bir hafta içinde adresinize gelecek” diye uğurluyor sizi.
Buraya kadar anlattıklarımızla iş ne kadar basit görünüyor değil mi?
Aslında sistem hızlı ve basit işlesin diye her şey yapılmış.
Ama gelin görün ki hiç de öyle değil.
Çünkü sistemi oluşturanlar, insanların da üzerine düşeni yerine getirmesi halinde sistemin işleyeceğini hesap etmişler.
Nüfus Müdürlüğünün kapısından içeriye girdiğinizde müthiş bir kalabalığın içeride olduğunu görüyorsunuz.
İçeride bulunan kalabalığın neredeyse yarısı, sistemin nasıl işlediğini araştırma gereği bile duymadan ve randevu almadan gelmiş oraya.
Bazıları sadece eski nüfus kimlik kartını kapıp soluğu müdürlükte almış.
En önemlisi de…
Basında çıkan “şu tarihe kadar değiştirmeyenler yandı! Kimlik ve ehliyetlerini değiştirmeyene ceza var!” gibi aslı astarı olmayan haberler, normalin 3-4 katı fazla insanın müdürlüğe akın etmesine neden olmuş.
Çalışanlar, sabah mesai başladığında oturduğu bankolarından en zaruri ihtiyaçlarını gidermek için dahi kalkamaz hale gelmişler.
Buna rağmen son derece nazik davranıp, bir kişinin daha işini yapmak için gayret gösteriyorlar.
Neticede işleri olsa da insan o manzarayı gördüğünde “bu çalışan insanlara da yazık” demeden edemiyor.
Öğrendiğimize göre diğer nüfus müdürlüklerinde de durum farklı değilmiş.
Sonuç olarak söyleyeceğimiz şu:
Eğer nüfus kimlik kartı ve sürücü belgesi değiştirecekseniz, öncelikle “Şu tarihe kadar doluyor. Yoksa ceza var” gibi haberlere aldırış etmeyin. Çünkü bu haberler doğru değil.
Sonra mutlaka randevuyu alın. Randevu almadan nüfus müdürlüğüne gitmeyin…
İşinizin görülmesini istiyor, başkasının işine engel olmak istemiyorsanız, sistemin işlemesi için gereken kuralları yerine getirin ki, orada çalışan insanları da fuzuli yere oyalamamış olun…
Biden söylemesi…


.....


Bir defa ortak bir
iş yapın da
dişimizi kıralım...


Eskişehir’in acil çözüm bekleyen sorun ve ihtiyaçları var.
Bunların bir kısmı hükümet imkânlarıyla, bir kısmı da belediyeler eliyle yapılacak işler.
Ancak…
Bazıları ise hem hükümet hem de belediyelerin ortaklaşa yapması gereken işler kapsamında.
Örneğin Küçük Sanayi Sitesi’nin taşınması meselesi…
Hem hükümeti ilgilendiriyor hem de belediyeyi…
Hükümeti ilgilendiriyor çünkü burası afet riskli alan ilan edildi ve yetkiyi bakanlık aldı.
Belediye’yi ilgilendiriyor çünkü taşınma ve boşalan alana proje yapmam belediyenin işi.
Bakanlık yetki kendisine olmasına rağmen herhangi bir tasarrufta bulunmuyor.
Yetkiyi Odunpazarı belediyesine de vermiyor.
Yetki alamayınca Odunpazarı belediyesi elindeki hazır projeyi de uygulamaya koyamıyor.
Eskişehir’in neredeyse tamamı küçük sanayi sitesinin bulunduğu yerden taşınmasını istiyor ama hükümet ile belediye birlikte iş yapamayınca taşınma bir türlü gerçekleşemiyor.
Kısacası…
Birlikte iş yapamama para ve zaman kaybı yaratıyor.
Vatandaşın çektiği çile de cabası oluyor.
Birlikte hareket ederek anında çözülecek işler, siyaset penceresinden bakılarak çözümsüz hale geldikçe insanın “Şu şehirde birlikte tek bir iş yapın, vallahi dişimizi kıracağız” diyesi geliyor.