15 Ağustos 2020 Cumartesi 524 Okunma

“Siyasetçi” deyince…

Çocuklar sokakta, ellerinde bir top, bağıra çağıra konuşuyor, tartışıyorlarmış.
Yoldan geçen bir siyasetçi sormuş;
-“Ne var? Ne oluyor?, Neden birbirinize avazınızın çıktığı kadar bağırıyorsunuz?”
Çocuklardan biri öne atılmış;
-“Amca bir top bulduk. Aramızda bir iddiaya girdik. Kim en büyük yalanı söylerse, bulduğumuz top onun olacak.”
Politikacı kızmış çocuklara…
-“Hiç utanmıyor musunuz siz? Ben sizin yaşınızdayken yalan nedir bilmezdim. Hala da bilmem. Yalan kötüdür. Hele bu yaşta yalan ile ilgili iddiaya girmeniz çok fena. Derhal bırakın bu oyunu”
Çocuklar bir süre düşünmüşler.
Sonra önlerindeki topa bakmışlar.
Aralarından biri topu almış ve siyasetçiye uzatmış,
-“Tamam amca! Sen kazandın. Top senindir!”
***

Şu son süreçte, siyasette yaşananlar inanılır gibi değil…
MHP lideri daha dün dış güçlerin güdümünde olduğunu söylediği Meral Akşener’i “Yerli Milli” ilan edip, partisine çağırıyor.
Erdoğan, daha dün en ağır eleştiriler yönelttiği Meral Akşener’e, Bahçeli tarafından yapılan bu çağrıya destek veriyor.
Seçim gecesi ortadan kaybolan Muharrem İnce, kendisini Cumhurbaşkanı adayı yapmış partisine verip veriştiriyor.
AK Partililer, kendilerinden ayrılıp parti kuran Davutoğlu ve Babacan’a “hain” derken, CHP’den ayrılıp parti kuraması gündeme gelen Muharrem İnce’ye “Parti kurmak en doğal hakkıdır” diyor.
Cumhurbaşkanı CHP ve CHP lideri hakkında ağır eleştirilerde bulunuyor, CHP lideri ve CHP’liler buna cevap vermek yerine muharrem İnce’ye laf yetiştiriyor.
AK partililer Meral Akşener’e “Evine dön” derken, Muharrem İnce’ye “Evini terk et” diyor.

***

Anlayacağınız…
Dünkü yalanlar bugünün doğruları oluvermiş.
Ya da…
Dünün Doğruları bugün yalan haline gelmiş.
Ne diyelim…
Yukarıda anlattığımız hikaye misali, hepsine birer top veresimiz var…
Çünkü…
En iyi yalanı hep onlar söylüyor!


.....


CHP, Muharrem İnce’li ya da İnce’siz


Muharrem İnce’nin şu son çıkışını eleştirmek adına;
-“şimdi sırası mıydı? Ülke bu kadar sıkıntı içindeyken. İktidar yıpranıyorken bu yapılır mıydı?” diyenler haklıdır…
-“Bu parti seni hem milletvekili, hem grup başkanvekili, hem de Cumhurbaşkanı adayı yaptı. Şimdi senin bu yaptığın oldu mu?” diyenler de haklıdır.
-“Mücadele parti içinde verilir. Sen daha CHP’liliğin ne olduğunu anlayamamışsın” diyenler de haklıdır.
-“Niyeti partiyi bölmek. Böylece sözde intikam alacak. Bu resmen ben olamıyorsam parti de olmasın demektir. Bu Muharrem ince’ye yakışmadı” diyenler de haklıdır.
-“Böyle yapmakla iktidarın değirmenine su taşıyacak” diyenler de son derece haklıdır.
-“İnce’nin yaptığının Bahçeli’nin yaptığıyla hiçbir farkı yok. Bahçeli alenen iktidarı destekliyor, ince bu hareketiyle dolaylı yoldan iktidara destek oluyor” diyenler de haklıdır.
Ama… Fakat… Ancak… Lakin…
CHP sanki iktidardaymış da, Muharrem İnce’nin bu çıkışıyla iktidardan düşmesi gündeme gelmiş gibi davrananlar…
Muharrem İnce’nin bu çıkışıyla, CHP’nin iktidar olmasını engelliyormuş havasını yaşayanların söylediklerinde hiçbir haklılık payı yok…
Zira…
CHP, Muharrem İnce’li ya da Muharrem İnce’siz yıllardır iktidar olamıyor.
CHP’nin, Muharrem İnce’li ya da Muharrem İnce’siz iktidara geleceği de gözükmüyor…


.....


Bizdekiler daha fazla valla!


-Adam kullandığı aracı yol üzerinde öyle bir yere koyuyor ki, koca yolun trafiğe kapanıyor olması umurunda bile değil…
-Adam kullandığı araçla kaldırımda yürüyen insanların yanından öylesine hızlı geçiyor ki, kaldırım kenarında biriken suyu sıçratarak, insanları tepeden tırnağa ıslatması derdi bile değil.
-Adam kullandığı araçla yaya geçidine öyle bir hızla geliyor ki, geçitten karşıya geçmeye çalışan yaya canını zor kurtarıyor. Bir de üstüne üstlük okkalı bir küfür yiyor.
-Adam kullandığı aracı AVM otoparkının kapısına yakın olsun diye göz göre göre getirip, engelliler için ayrılan yere bir güzel koyuyor. Uyardığınızda neredeyse “Ne olacak canım. Onlar da biraz yürüyüversin” diyecek.
-Adam öküzlüğe öyle alışmış ki, e ışık yanar yanmaz önünde araç olmasa dahi varmış gibi kornaya basıyor uzun uzun.
-Adam sicim gibi yağmurun yağdığı bir ortamda kavşağa öyle bir geliyor ki, bırakın o yağmurda karşıya geçmeye çalışan çoluk çocuk ve kadınlara yol vermeyi, neredeyse vatan haini ilan edecek.
-Adam kullandığı aracını kaldırım üzerine park edip gidiyor.
-Adam bisiklet ve motosikletini yaya yolu üzerindeki en yakın ağaca bağlayıp, yaptığı gayet normalmiş gibi davranıyor.
-Adam tramvay yolunu kendine ayrılmış yol gibi kullanıyor.
-Adam kullandığı araçla kırmızı ışık nedir bilmiyor.
-Adam ters yola giriyor, bu yetmezmiş gibi düz yoldan gelene “Geri gitsene kardeşim!” diye bağırıyor.
“Adam” diyoruz ama yukarıda saydıklarımızı yapanların adamlık ile alakası yok.
Hani zaman zaman “Cadde ve sokaklar Hindistan trafiği gibi” benzetmesi yapılıyor ya…
Aslında Hindistan’ın gözünü seveyim.
Zira…
Bizim Cadde ve sokaklarımızda Hindistan’dakilerden daha fazla öküz geziyor…


.....


BİRAZDA GÜLMEK LAZIM


Kadının biri, yanında 10 tane çocukla anaokuluna gitmiş. Çocuklarını anaokuluna yazdıracakmış. Müdire hanım şaşırmış ve çocuklarının isimlerini sormuş. Kadın da, "Ahmet" demiş. Okul müdürü bayan yine şaşırmış:
– "Yani hepsinin ismi Ahmet mi? Nasıl zor olmuyor mu hepsi tek isim?" Kadın zor olmadığını mamafih işinin daha kolay olduğunu söyler. Hatta şöyle bir örnek verir:
– "Ahmet yemeğe gel diyorum, hepsi geliyor. Ahmet hadi çıkıyoruz diyorum, hepsi benimle dışarı çıkıyor." Müdüre hanım şaşkınlık içinde, "Peki bir tanesine özel birşey yapsan nasıl çağırıyorsun, karışmıyor mu?" diye sormuş. Kadın da:
– "O tür durumlarda soy isimleriyle sesleniyorum."