Eskişehirspor yeni sezona yalnızca bir futbol takımı olarak değil, geleceğini yeniden inşa etmek zorunda olan bir kulüp kimliğiyle girecek. Çünkü Türk futbolunda artık sadece saha içi sonuçlar değil; ekonomik sürdürülebilirlik, yaş planlaması, oyuncu üretimi ve profesyonel yapılanma da belirleyici hale geliyor.
***
Türkiye Futbol Federasyonu’nun 2026-2027 sezonu için açıkladığı statü aslında Türk futbolunda geçen sezon başlayan dönüşümün devamı niteliğinde. Federasyon özellikle TFF 3. Lig’de uyguladığı yaş kriterinden geri adım atmadı ve sistemi kalıcı hale getireceğinin sinyallerini verdi.
***
Kulüpler bu sezon da geçen yıl olduğu gibi 25 kişilik kadrolarında en fazla 5 adet 25 yaş üstü futbolcu bulundurabilecek. Geri kalan yapının ise genç oyunculardan oluşması gerekecek. Federasyon böylece özellikle alt liglerde maliyetleri düşürmeyi, genç oyuncu üretimini artırmayı ve kulüpleri daha sürdürülebilir bir modele zorlamayı hedefliyor
***
Ancak işin Eskişehirspor tarafı çok daha hassas…
Çünkü Kırmızı Şimşekler yıllardır transfer yasağı, ekonomik darboğaz ve geçmişte uygulanan yanlış futbol politikalarının oluşturduğu ağır tabloyla mücadele ediyor. Süper Lig’den Bölgesel Amatör Lig’e kadar yaşanan düşüş yalnızca sportif başarısızlık değildi; aynı zamanda günü kurtarmaya dayalı yönetim anlayışının da ağır sonucuydu.
***
Şimdi ise kulübün önünde çok daha kritik bir süreç var.
Federasyon bu sezon da geçen yıl olduğu gibi amatör futbolcuların oynatılmasına izin veriyor. Yani kulüpler, profesyonel olması gereken oyuncuları amatöre çevirerek sistem içinde değerlendirebilecek. Eskişehirspor da transfer yasağı nedeniyle bu modeli kullanan kulüplerin başında geliyor.
Ancak bu uygulama sonsuza kadar devam etmeyecek.
***
Federasyonun açıkladığı düzenlemeye göre 2027-2028 sezonundan itibaren amatör futbolcuların A takım listelerinde yer alabilmesi sona erecek. Başka bir ifadeyle; bugün amatör statüde oynatılabilen futbolcuların tamamı gelecek sezondan itibaren profesyonel sözleşmeli olmak zorunda kalacak.
***
Yani ister 2. Lig’de olun, ister 3. Lig’de mücadele edin…
Kulüpler artık tamamen profesyonel futbolcu yapılanmasına geçmek zorunda olacak.
Bu da özellikle ekonomik anlamda kırılgan durumda bulunan Anadolu kulüpleri için çok ciddi bir değişim anlamına geliyor.
***
Bu nedenle artık günü kurtaran çözümler yeterli olmayacak.
Bir futbolcuyu amatöre çevirip, transfer yasağını engelini kaldırabilme dönemi de sona erecek. Bu nedenle Eskişehirspor için bu belki de son şans olacak. Kulüp ya futbol ekonomisini doğru yönetecek ya da çok daha büyük krizlerle karşı karşıya kalacak.
***
İşte Eskişehirspor açısından asıl kritik nokta tam da burada başlıyor.
Çünkü kulüp yalnızca bu sezonun kadrosunu değil, önümüzdeki birkaç yılın profesyonel futbol yapılanmasını da planlamak zorunda. Bugün atılacak her yanlış adım gelecekte daha ağır maliyet oluşturacak.
***
Mevcut kadroda yaş kontenjanına takılan 9 oyuncu bulunuyor. Yönetmelik ise yalnızca 5 futbolcuya izin veriyor. Bu durum yönetim ve teknik heyetin önüne zorlu kararlar koyuyor.
Kimlerle devam edilecek?
Kimler gönderilecek?
Kimler geleceğin profesyonel yapılanmasının temelini oluşturacak?
Bu soruların cevabı yalnızca yeni sezonu değil, kulübün yakın geleceğini de belirleyecek.
Üstelik Eskişehirspor’un artık hata yapma lüksü de yok.
***
Bayram sonrası süreçte önce yönetimsel tablo netleşecek. Teknik Direktör Hakan Şapçı ile prensipte anlaşıldı ve imzalar atılacak. Sonrasında ise iç transfer, yaş kontenjanı düzenlemeleri, yeni sezon yapılanması ve mali genel kurul süreci başlayacak.
Fakat bu kez yapılacak planlama yalnızca bir sezonluk olmamalı.
Çünkü federasyonun getirdiği sistem artık kulüpleri uzun vadeli düşünmeye zorluyor.
Genç oyuncu oynatmak yetmeyecek…
Oyuncu geliştirmek gerekecek.
Profesyonel yapı kurmak gerekecek.
Ekonomik disiplin oluşturmak gerekecek.
Aksi halde büyük taraftar desteği, köklü geçmiş ve güçlü camia kültürü bile tek başına yeterli olmayacak.
***
Öte yandan TFF 3. Lig’de takım sayısının azaltılması ve grup sayısının düşürülmesi de rekabeti çok daha sert hale getirecek. Daha yoğun deplasman trafiği, artan maliyetler ve daralan hata payı kulüpleri ciddi baskı altına sokacak.
Yani artık yalnızca sahaya takım çıkarmak değil, doğru futbol organizasyonu kurmak kazanacak.
***
Bugün Eskişehirspor’un önünde tarihi bir yol ayrımı bulunuyor.
Ya geçmişin alışkanlıklarıyla günü kurtaran çözümler üretilecek…
Ya da federasyonun oluşturduğu yeni futbol düzeni doğru okunup, geleceği taşıyacak gerçek bir yapılanma kurulacak.
Çünkü artık mesele yalnızca bir sezonu geçirmek değil…
Mesele, Eskişehirspor’un gelecekte nasıl bir kulüp olarak var olacağıdır.
***
Bütün bu teknik ve ekonomik dönüşümün yanında Eskişehir futbolunun çözmesi gereken çok daha büyük bir problem var!
Kaybettiği futbol kültürü…
Hafta sonu amatör maçta yaşanan gerginlikler, tribünlerde yükselen nefret dili ve saha çevresindeki çirkin görüntüler futbolun özünden ne kadar uzaklaşıldığını bir kez daha gösterdi.
Çünkü futbol yalnızca skor değildir.
Futbol bir şehrin ortak hafızasıdır.
Bir kültürdür.
Bir aidiyet duygusudur.
Eğer insanlar amatör maçlarda bile birbirine düşman gibi davranıyorsa, o şehirde kazanılan başarıların da anlamı azalır.
Çünkü gerçek başarı yalnızca kupalarla değil, o kupaları hangi ruhla kazandığınızla ölçülür.
Futbolun içinde saygı yoksa, tribünde vicdan kalmamışsa ve insanlar farklı renklere bakıp birbirinden nefret ediyorsa; geriye sadece oynanan bir oyun kalır.
Oynarsın ama yaşandığın futbol değildir…
