Eskişehir’in siyasi gündemi partilerin listelerinin açıklanması ile başladı. Önce CHP’nin yönetim kurulu açıklandı, daha sonra da YENİ Parti’nin yönetimi açıklandı…

Ama listelerde bir terslik vardı…
Yadırgadığımı ya da yanlış bulduğumu söylemiyorum. Bir tespit yapıyorum…
CHP yönetiminin tamamı “yeni” isimlerden oluşuyor. CHP üyeleri ama kamuoyunda pek öne çıkan isimler değillerdi. Milletvekilliğine, belediye başkanlığına, il ve ilçe yöneticiliğine, belediye meclis üyeliğine aday olmamışlardı…

Eski parti diyebileceğimiz CHP’de yeni isimler vardı…
YENİ Parti’de ise Talat Yalaz, vefalı davranmış ve eski il yönetimini olduğu gibi korumuş, eski isimlerin ağırlıkta olduğu bir yönetim olmuş. Yalaz, sadece 7 isimde değişikliğe gitmiş.
Kısacası eski partide yeni isimler varken, yeni partide eski isimler yer almış…
Yalaz, şu mesajı vermiş:
-Kaldığımız yerden devam ediyoruz!
Yalaz, haklı görülebilir!
Ancak…
Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar’ın “Yeni partide” de ilçe başkanı olması, epey eleştirildi.
9 yıl boyunca CHP Odunpazarı İlçe başkanı olarak görev yaptıktan sonra “Yeni partide” yeni bir başlangıç yapması “yeniler” arasında tepki topluyor…
BAĞIŞTA SON DURUM!
Yeni Parti, dayanışma kampanyası düzenledi.
Herkes, ne kadar bağış yapıldığını merak ediyordu. Partinin Genel başkan yardımcısı Utku Çakırözer açıkladı:
-YENİ Partimizin dayanışma kampanyasına 5’inci gününde 240 milyon 305 bin 252 TL bağışta bulunan 113 bin 678 vatandaşımıza yürekten teşekkür ediyoruz.
113 bin kişi bağış kampanyasına katılmış…
240 milyon bağışta bulunmuş. Bağış miktarı yüksek ve önemli! Ancak kampanyaya katılan kişi sayısı oldukça yüksek!
EN PAHALI TÜRK RESMİ!
Osman Hamdi Bey…
Türklerin en ünlü ressamlarından biri…
Birçoğumuz onu “Kaplumbağa terbiyecisi” resmiyle tanıyoruz. Bu resim 5 milyon TL’ye alıcı bulmuştu…
Osman Hamdi Bey’in satılan son tablosu Kur’an Okuyan Kız’dı…
1880 yılında yapılmıştı…
6.3 milyon sterline, alıcı buldu. Bir Türk ressama ait en pahalı resim ünvanını kazandı…
Müthiş bir rakam!
Resimde kimsenin dikkat etmediği bir ayrıntı var! Resimde “Kuran okuyan kız”ın başörtüsü! Türban değil! Saçının bir kısmı gözüküyor! Osmanlı döneminde başörtüsünün şekli, günümüzdeki türbandan çok farklıymış!
KARAR ANI!
Profesör elinde bir Fare ve kutu ile salona girdi. Öğrencilerin şaşkın bakışları arasında fareyi kutunun içine koydu ve kutuyu kapattı.
Salona dönerek:
-Bu kutuya iki gün kimse dokunmasın! dedi ve salondan çıkıp gitti. Salondaki öğrenciler olaya bir anlam verememişlerdi. Ne olacağını merak ederek iki gün beklediler. İki gün sonunda profesör salona girdi ve kutuya yaklaşarak açtı. Kutunun içindeki fare ölmüştü. Sınıfa dönerek farenin neden ölmüş olabileceğini sordu.
- Havasızlıktan…
- Açlıktan…
- Susuzluktan...
Her öğrenci olabilecek ihtimalleri saymıştı. Profesör kutuyu havaya kaldırıp içini öğrencilere gösterdi. Kutunun her tarafı kemirilmiş vaziyetteydi...
- Görüyorsunuz değil mi? Fare anlaşılan çıkmak için çok mücadele etmiş. Bunu kutunun içindeki vaziyetten anlıyoruz. Şu var ki fareyi sizin dediğiniz gibi ne havasızlık nede açlık öldürdü.
Fareyi asıl kararsızlık öldürdü!
Fare kutunun her yerini parçalayıp çıkacağına sadece bir köşesini parçalasaydı ve bunda da kararlı olsaydı çıkıp kurtulacaktı. Kararsızlar için yazılmış bir hikaye...
Zaman zaman hepimiz kararsızlığa düşeriz. Doğru veya yanlış tercih değildir önemli olan.
Tercih yapmakta geç kalınca, eldeki tüm zamanı tüketip bitiriyoruz...
İNSANIN UÇURUMU!
İnsan, uçurumun kenarına varmadan kanatlanamaz.
Ancak uçurumun kenarında uçar!
Ve
Dostoyevsk şöyle diyor:
İnsanlara saygın sonsuz, fakat sabrın sınırlı olsun.
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ!
1910'lu yıllarda Eskişehir köprübaşı Göksu köprüsü yanı. Sağda görülen iki katlı binanın yerinde günümüzde sağlık il müdürlüğü çay bahçesi ve binası bulunuyor…
41 YAŞINA GİRENLER!
Dante, "İlahi Komedya" adlı yapıtını 41 yaşında bitirdi.
Kristof Kolomb, Amerika’ya 41 yaşında vardı.
Einstein, "İzafiyet Teorisi"yle Nobel ödülünü 41 yaşında kazandı.
Benjamin Franklin, paratoneri 41 yaşında keşfetti.
41 yaşında olanlara 41 kere mmaşallah!
SAYFANIN SÖZÜ!
Büyüklük, zekâdan değil, karakterden gelir. Karakter, zeki insanlarda değil, acı çekmiş insanlarda bulunur. -Nvidia CEO’su Jensen Huang


