16 Temmuz 2018 Pazartesi, 03:43

 5-Mustafa KANTARCI (GÖZLEM)

Yeni dönem ve Atatürk

1336

CNN’de, “ Türkiye'nin Gündemi” nde programın konuklarından, AKP, MKYK üyesi Ayhan Oğan, “Şimdi biz, yeni bir devlet kuruyoruz, beğenin beğenmeyin, bu yeni devletin kurucu lideri, Tayyip Erdoğan’dır.” demişti. Tepki de almıştı.
AKP, yeni dönemin ilk grup toplantısında, Binali Yıldırım, AKP Grup Başkanı olarak, son yaptığı konuşmada, Erdoğan için, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ‘kurucu cumhurbaşkanı’ ifadesini kullandı.
Bu ifadeler, toplumda tartışma yaratmıştı. Ancak Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’de, yemin etmesinin ardından, Anıtkabir’i, ziyaret etti. Atatürk'ün mozolesine çelenk bıraktı. Anıtkabir Özel Defteri' ne “…Zatıâlinizin ve arkadaşlarınızın, kurduğu, gelecek nesillerin bize emaneti Cumhuriyeti,  100'üncü kuruluş yıl dönümünde, hedefleriyle buluşturmakta kararlıyız. Allah bizleri mahcup etmesin. Ruhun şad olsun." İfadeleri ile de “Yeni devlet” ve “ Kurucu Cumhurbaşkanı” söylentilerine de cevap vererek, bu alandaki tartışmaları bitirdi..
Hiç şüphesiz, Türkiye Cumhuriyeti’ nin, kurucusu, Mustafa Kemal Atatürk’ dür. Atatürk aynı zaman da bütün dünyanın takdir ettiği bir lider ve dahidir.
Ayrıca Atatürk, halkı ile birlikte, Kurtuluş savaşını yaparak, sömürgeci devletleri topraklarından atan Türkiye, diğer sömürge altında olan, mazlum milletlere, örnek teşkil etmiştir. Hem bağımsızlığı kazanmada, hem de yapılan inkılâplarda diğer mazlum milletler ülkemizi örnek almıştır.
Büyük Britanya İmparatorluğu Parlamentosunda, muhalefetteki İşçi Partisi, Hükümet hakkında, gensoru önergesinde, “Almanya ve Avusturya- Macaristan İmparatorluğu ile birlikteyken yendiğimiz, Türklere, yalnız başına iken nasıl yeniliriz?
Üstelik karşımızda, Türklerin hepsi de yoktu. Müslümanların, Kutsal Halifesi Padişah ve ona bağlı olan asıl güçler bizim yanımızdaydı. Karşımızda, sadece, ellerinde hiçbir şey olmayan, bir avuç eşkıya vardı.” derler.
Eleştirileri yanıtlamak üzere söz alan, Başbakan Lloyd George,“Yapılan tüm eleştiriler haklı” der. “Doğrudur. Karşımızda, ellerinde hiçbir şeyleri olmayan bir avuç eşkıya vardı. Ancak hesapta olmayan bir şeyle karşılaştık. Büyük dahiler, dünyaya 100 yılda bir, nadiren gelir. Ne yazık ki yüzyılımızda, bunu Allah Türk Milletine nasip etti. Bu nedenle yenildik.”der ve sorumluluğun kendisine ait olduğunu kabul ederek,“istifa ettiğini” bildirip, kürsüden iner.
Cumhuriyetimizin özü Lozan da son yıllarda, tartışma konusu yapıldı. Oysa Lozan, bizim devletimizin ve Cumhuriyetimizin mayası, hatta tapusudur. Türkiye, Kurtuluş Savaşı ve Lozan'da, çok büyük mücadele vermiştir. Lozan’la, Türkiye, egemenliğini, eşitliğini dünyaya kabul ettirmiştir. Cumhuriyet, bunun üzerine kurulmuştur.
Nitekim Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, Lozan Barış Antlaşması'na ilişkin yaptığı resmi açıklamasında ise  "Bu anlaşma, yeni kurulan devletimizin, tapusu niteliğindedir." ifadelerini kullanmıştı.
Başta büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Lozan üzerinde, büyük titizlik gösterildi. O kadar ki, Lozan Anlaşmasına, bir müddet ara verilmiş ve anlaşmanın birinci bölümü başarısızlıkla sonuçlanmıştı.
Türkiye, hedeflerini elde etmek için, yeni bir savaşa hazır olduğunu ilan etmiş, derhal seferberlik hazırlıklarına başlamıştı. Çünkü batı ülkeleri, Türkiye'yi egemen ve eşit bir devlet yapmak istemiyorlardı. Ancak Türkiye, kararlı tutumu sayesinde, sonunda istediğini aldı.       
Lozan'da, kurduğumuz devletle, bugün vardığımız nokta arasında çok önemli bir fark var. Lozan'da, Türkiye, kendi kararını, kendisi veren, bir devlet olduğunu kabul ettirmişti. Cumhuriyetimizi kuranlar, Türkiye'yi karar veren, bir ülke haline getirmişlerdi. Bugün ise Türkiye, başkalarının aldığı kararları uygulayan, bir devlet haline getirildi.
Yine ATATÜRK, “Osmanlı hükümdarları ve çevresindeki yakınları, debdebe ve gösteriş içinde yaşayabilmek için, memleket ve milletin bütün servet kaynaklarını kuruttuktan başka, milletin her türlü çıkarlarını, feda etmek, devletin haysiyet ve şerefini ayaklar altına almak suretiyle, birçok dış borçlar yapmışlardı. O kadar ki, devlet bu borçların faizlerini bile ödeyemeyecek duruma gelmiş, dünya gözünde "müflis" sayılmıştı.” demiştir.
Cumhuriyeti kuranlar, Osmanlı devleti’ nin, son zamanlarındaki borç tablosunu ve Türk milletinin önüne konan faturaları, çok iyi bildikleri için de dış borç almadan devleti idare ettiler. Onlarca yatırıma rağmen de 150 ton altın bırakıldı. Dış ticaret açığı olmadan, enflasyona başvurulmadan, dengeli ve istikrarlı bir kalkınma sağlanmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti,  büyük fedakârlıklar yapılarak, Atatürk, arkadaşları ve Türk Halkı tarafından kurulmuştur. Ebediyen de, Türkiye cumhuriyetinin, Kurucu Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ATATÜRK’ dür.
Yeni dönem, vatanımıza ve milletimize hayırlı olsun…

  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar