7 Nisan 2020 Salı 806 Okunma

İMAR PLANLARI VE TARIM ALANLARI

Tarım alanları ile ilgili bir yazımızdan sonra bir okuyucumuz” …Eskişehir’ de, imar planları, yasalara ve bilime göre değil, arsa sahiplerinin veya elit gruplarının isteğine göre şekilendirildi. Sonuçta da bugünkü, tablo meydana geldi. Karagözler ve Sazova Mahaleleri sınırlar içerisindeki 326.17 ha  büyüklüğündeki  alan da geçmişte yaşanan, bu yönteme göre imara açılacaktır ama sizinde söylediğiniz gibi, gelecek nesilleri de açlığa mahkum edecektir..” ifadelerinde  sonra, bazı açıklamalarda da bulundu.


             Elbette Karagözler ve Sazova Mahaleleri sınırlar içerisindeki yaklaşık 326.17 ha  büyüklüğündeki  tarım alanı, ne amaçla imara açılacak, bilinmez ama tarım alanlarının imara açılmasının, ne kabul edilir, ne mazereti vardır.


              Çünkü toprak yaşamdır. Toprak varsa, yaşam vardır.


              Corona virüsü, salgını nedeniyle, birçok sektörde üretim neredeyse, durma noktasına geldi.   Oysa salgın, ne kadar yayılırsa yayılsın, tarımda üretimin devam etmesi gerekiyor. Çünkü insanların, hayatta kalması için, tarladan sofraya uzanan zincirin, her bir halkasını, daha da sağlamlaştırmak büyük önem taşıyor.


              Aslında Eskişehir’ de, yapılan imar hataları nedeniyle, Türkiye’ nin, en verimli Eskişehir ovası yok olurken, İmarla ilgili pekçok sorunu da beraberinde getirdi. Özellikle de tarım alanları ile ilgili olumsuz gelişmelere, kenti ziyaret eden uzmanlarda tepki gösteriyor.


           Geçmiş yılarda, Eskişehir’ i, ziyaret eden,  Ege Üniversite Ziraat Fakültesi, Tarım makineleri Bölüm Başkanlarında,  Sayın Prof Dr. Ediz ULUSOY ve Eşi Ziraat Yük. Müh. Renan ULUSOY’ la, Eskişehir ve Türk tarımı, üzerinde sohbet  etmiştik
              ULUSOY Ailesi, Eskişehir’den övgü ile söz ettiler. Özellikle de demografik yapısına ve porsuk düzenlemesine, Atlı Han’daki el işlerine, Lüle Taşına, Büyük Şehir tiyatro ve opera binasına hayran kaldılar. Osmangazi ve Anadolu Üniversiteleri de beğendiler. Ancak Eskişehir’ de, tarım alanı olan, Eskişehir Ovasının, yok edilerek, beton yığını haline dönüştürülmesine de birlikte üzülmüştük.


              Eskişehir’ de,  İmarla ilgili sorunlar, beklenen gelişmelerdir. Çünkü geçmiş yıllarda,  Eskişehir’de, imar planları, makro düşünülmediği ve mücavir alanların dar tutulması nedeniyle, mahallerin, büyük bir bölümü, kendi halinde gelişti.


             Bu ihmal, bugün belediyeleri sıkıntıya sokarken, tarım alanlarını da yok etti. Oysa mücavir alanlar geniş tutulup, bu mahallerin, imar planları gerçekleştirilmiş sürekli ve kalıcı olarak da uygulamada tutulmuş olsa idi. Kent daha sağlıklı gelişecek, Bu gün arzu edilmeyen tablo ve görüntü, daha çağdaş olacak, belediyelere de sorun yaratmayacaktı.


          Hâlbuki imar planlarında, temel amaç, insan, aile ve toplum hayatını, yakından etkileyen, fiziki çevreyi, sağlıklı bir yapıya kavuşturmak ve bu yönde gelişmesini sağlamaktır. Bununla ilişki olarak, yatırımların yer seçimlerini belirleyip; gelişme eğilimini yönlendirmek yanında, toprağın korunmasını ve en rasyonel biçimde kullanılmasını sağlamaktır.


             Gel gör ki, Eskişehir’de, imar planları, bilimsel gerçek ve yasalara göre değil de “POLİTİK” ve “ELİT” güçlerin, istek ve arzusuna ve de belediye yönetimlerin keyfine göre   yapıldı. Yapılan imar planlarında da, ,aynı güçlerin isteği üzerine değişiklikler gerçekleştirildi. Maalesef bu değişikliklerden, en çok zararı, kamuya ait alanlar gördü. Sonuçta da yeşil alan yoksulu, bir Eskişehir ortaya çıktı.


            Oysa İmar planlarındaki, sosyal ve teknik alt yapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri, zorunlu olmadıkça yapılamaz. Zorunlu hallerde ise böyle bir değişikliğin yapılabilmesi de belli şartlara ve kurallara bağlıdır.


            İmar planlarında, yapılacak olan sosyal ve teknik alt yapı alanının kaldırılabilmesi için, ilgili yatırımcı Bakanlık ve kuruluşun görüşünün alınması zorunludur. Ayıca  İmar planlarındaki, bir sosyal ve teknik alt yapının kaldırılabilmesi, ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde, eşdeğere, yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılır.


              Hülasa Eskişehir’ de, imar planlarıyla ilgili mevzuat hükümleri, hiçbir dönem yeteri kadar dikkate alınmadığı gibi, politik ve elit güçler tarafından da sürekli değişikliğe uğratılmıştır.              


             Anakente Belediye Başkanı Sayın Prof. Dr. Büyükerşen, Eskişehir`in, kent tarihinde ilk kez, imar planına esas olacak kapsam ve detayda bilimsel çalışmalara dayanılarak hazırlanan jeolojik ve jeoteknik etüt raporlarıyla, haritalara kavuştuğunu müjdelemiş ve bunun Türkiye’ de, bir ilk olduğunu da ifade etmişti.


             O günler de bir yazımda, “Anakent Belediyesi’ nin, hazırlamış olduğu imar planı, kent gündeminde, sürekli ve kalıcı olur mu zaman içinde görülecektir.”  demiştik. Ama Eskişehir merkezindeki, Batı kent, fabrikalar bölgesi, Sögüt önü, Vişne Evleri arasında kalan 75,ha.alanlar imara açıldı. Bugünde, Karagözler ve Sazova Mahaleleri, sınırlar içerisindeki 326.17 ha büyüklüğündeki alan, imara açılıyor.


              Oysa imar planlarını, gereksiz yere değiştirmek, özellikle de tarım alanlarını imara açmak,  gelecek nesillerimize, yapılacak, en büyük ve telafisi de olmayan bir yanlışlıktır. Nitekim Cumhurbaşkanı, Sayın Recep Tayyip Erdoğan da çiftçilerle, bir  buluşmasında, 'Her tarım alanına, beton yığınını dikersek, bu vatana ihanet ederiz' diyerek tarım alanlarının, önemine vurgu yapmıştı.