13 Ağustos 2020 Perşembe 2374 Okunma

DEPREM KAPIDA

 


              Deprem ülkesi Türkiye'nin, batısında büyük İstanbul depremi kapıdayken, doğusunda da son zamanlarda, meydana gelen depremlerde, can kayıpları yaşandı. Türkiye'nin,  deprem gerçeğinin, boyutlarını değerlendiren, Yerbilimci Prof. Dr. GÖRÜR, "İstanbul depremi için, son zaman dilimindeyiz, artık deprem, ne zaman olacak diye sormaya gerek yok" dedi.


              Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü, Sayın Prof. Dr. Hasan SÖZBİLİR’in, “30 yıl denilen süre, 10 yıla düştü. İstanbul için, zaman geçtikçe daralıyor.” Uyarısı, depremin kapıda olduğunu, bir kez daha hatırlattı.


               İstanbul depremi, Eskişehir’i de etkileyecek. Nitekim Prof. Dr. Şükrü Ersoy göre: "Marmara Bölgesi'ndeki Eskişehir’ inde içinde bulunduğu, 11 ili etkileyecek. Bu illerde 25 milyon insan yaşıyor. 6 milyon konut var. Dolayısıyla tablo vahim.” dedi ama Eskişehir ve bu kentlerde, depremle ilgili yeteri kadar önlem alınmıyor. 


                 16 milyon kişinin, yaşadığı İstanbul’da, yapıların durumu ise tehlikenin, boyutunu büyütüyor. Deprem Güçlendirme Derneği Başkanı Sayın  Sinan Türkkan ise  İstanbul’da 2000 ve öncesi yapılan bina sayısının, 817 bin 339 olduğunu belirtti.


               Bilim insanlarımıza göre, İstanbul’da 40 yaş üstü, yani yapım yılı 1980 ve öncesi olan bina sayısı 262 bin 665. Yapım yılı 1980 ve öncesi olan binalarda 3.5 milyon insan yaşıyor. Vahim olan, bu binaların yalnızda yüzde 5’lik kısmına, güçlendirme desteği yapılmış.


              İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İMAMOĞLU, İstanbul’un, en büyük sorununun, şu an deprem olduğunu dile getirdi. Hükümetin, yanlış kentsel dönüşüm politikaları yüzünde, sağlıklı bir dönüşüm sürecinin yapılamadığını belirtti.


               Kentsel dönüşümde, yapılan hatalar nedeniyle ülkemizde, Kentsel dönüşüm kavramının, toplumda itibarı çok düşük.  Nitekin Sayın EKREMOĞLU “Biz, bir mahalleye gidelim; buraya kentsel dönüşüm getireceğiz diyelim, o gece milletin uykuları kaçıyor.  Çünkü bir yerlerde, büyük yanlışlar yapılmış. “ dedi.


             Eskişehir’ inde, İstanbul’dan hiçbir farkı yok 1980 öncesi, Eskişehir’ de, küçümsenmeyecek sayıda, bina vardır. Ayıca Mustafa kemal, Yunus Emre, Ziya Pasa, gibi caddelede, Gölçük depremin de hasar gören binalar da mevcuttur. 


              Nitekim yaşanan büyük Elazığ Depreminin ardından, Büyükşehir Belediye Başkan Sayın Prof. Dr.BÜYÜKERŞEN, bakanlar kurulu tarafından alınan ve Eskişehir’in, Porsuk’a yakın 8 mahallesini kapsayan, afet riskli alan planlarının,  mahkemeye verilerek iptal ettirildiğini belirterek; “Allah korusun Eskişehir’de, muhtemel bir deprem yaşanırsa, bunun sorumluluğunun, kime ait olacağının takdirini, halkıma bırakıyorum” dedi


              Boğaziçi Üniversitesi, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü SayınProf. Dr. Haluk ÖZENER ise,” Kentsel dönüşüm, çok önemli. Kentsel dönüşüm de bir binayı yıkıp, yerine yenisinin yapılması değil, transfer alanlarının yapılması, kötü zemin ve kötü bina stoku olan yerlerin tamamen yıkılıp, yerine güncel teknolojilerle bina yapılması veya oraları tamamen terk edip, farklı yerlere yapı yaparak yerleşmemiz lazım." dedi.


               Ülkemizde ve Eskişehir’de,  bu yapılarda deprem güçlendirmesi dışında sigorta yaptırılmasıyla ilgili dahi yeterli bilinç oluşmamış durumda.  O nedenle de Türkiye’de, hem zorunlu deprem sigortası yapılması, hem de riskli konutların, güçlendirilmesi konusunda faaliyetlere, hız verilmeli ve daha fazla aksiyon alınmalıdır.


              17 Ağustos 1999'da gerçekleşen, büyük depremin ardından, İstanbul’ da toplanma alanlarına, alışveriş merkezleri yapılması ve yurttaşların olası bir büyük depremde, nereye gideceklerini bilmemesi, hâlâ depremden, ders alınmadığını gösteriyor.


                Eskişehir’ in de İstanbul’ dan bir farkı yoktur. Çünkü Eskişehir’de, 17 Ağustos sonrası Zincirlikuyu Mahallesinde gerçekleştirilen 62500 m2 çadır kent bölgesi belediye tarafından yok edildi.  Mamuca da gerçekleştirilen 55500 m2 çadır TOKİ tarafında binalar yapılarak ve  Şahin Tepesin’deki çadır kent sahası da, maalesef Alp Yapı Kooperatifine tahsis edilerek ortadan kaldırılmıştır.


             Eskişehir’ de, deprem toplanma yerleri yeniden belenmeli ve Çadır Kentler de mutlaka altp-yapısı bitirilerek gerçekleştirilmelidir. Ayrıca depremlerde kullanılacak olan araç ve gerçlerde bu mahallerde muhafa edilmeldir.


              Eskişehir’ de, belediyelerde, bir afet planlaması ve yönetim birimi oluşturulmalı ve yeni yerleşme alanlarının belirlenmesi, yeni yatırımların yapılacağı alanlar ve altyapı tesislerinin güzergâhları gibi, konularda, bu birimin görüş ve önerileri esas alınmalıdır


             Bu amaç doğrultusunda, Mekezi idare tarafında, belediyeler, hem teknik kadro hem de malî açıdan, takviye edilmelidir.


                 Ayrıca Eskişehir’de, depremin doğurabileceği zararların azaltılması konusunda toplumun bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi amacıyla sürekli, etkili eğitim programları yapılmalı ve alınan önlemlerde, sürekli gündemde tutulmalıdır.


                 Vilayet ve Belediylerin, işbirliği ile Eskişehir’ deki binaların tümü uzmanlarca incelenmeli, her binaların, depreme dayanıklılığı, ne yapmaları gerektiği de mülk sahiplerinde söylenmelidir.


                Çünkü Eskişehir’ de binalarda, ikamatgah eden sakinlerin, büyük çoğunluğu, binaların depreme karşı dayanıklılığı hususunda, yeterli bilgi sahibi değildir.


                İncelemeler sonucu depremde zarar görecek binalar, ya güçlendirilecek, ya da yıkılarak yenileri yapılacak veya depreme dayanıksız binalarda, oturan sakinler, sağlam binalarda, kirada oturacaktır.


                Çünkü deprem kapıda, deprem de ihmale edilecek bir felaket değildir