Bu hasat döneminde topraktan bereket fışkırıyor.

Akla gelen hemen her üründe bolluk var.

Doğalında üreticilerin yüzlerinin gülmesi gerekir.

Ama ne gezer?

Üreticilerin yüzlerinin güldüğü falan yok.

Tam aksine ‘’kan ağlıyorlar’’ dense yeridir.

Nedeni belli…

Ürünler para etmiyor.

Belirlenen para çok düşük…

Para kazanılması şöyle dursun masraflar bile karşılanmıyor.

‘’Toplamaya değmez’’ dense yeridir.

Üreticiler de ürünlerini toplamıyor zaten…

Yaş sebzeler tarlalarda meyveler ağaçlarda kaldı.

Daha önce hububat üreticileri tam anlamıyla hayal kırıklığına uğradı. Pancar üreticilerinin durumu da aynı oldu.

Şimdi de yaş sebze ve meyve üreticileri perişan halde…

Tüm üreticiler kara kara düşünüyor.

Bulabildikleri çare de belli…

Üretimden vazgeçmek…

Her yıl ‘’ürettiğine pişman olmak’’ yerine üretmemeyi tercih ediyorlar.

Üretici sayısı her yıl azalıyor.

Gençler ‘’tarımsal üretim yapmayı’’ akıllarının ucundan bile geçirmiyor.

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Selma Güder’in açıkladığı veriler var.

‘’Çiftçilerin yaş ortalaması erkeklerde 58, kadınlarda ise 61. Üreticilerin yüzde 35’i 50-64 yaş aralığında bulunuyor. 18-32 yaş grubundaki genç çiftçilerin oranını ise yalnızca yüzde 5.’’

Veriler de gösteriyor ki, tarımsal üretimden kaçış var.

Bunun yaratacağı sonuçlar belli…

Kırsaldan şehirlere göç daha da hızlanacak. İşsizlik daha büyük boyutlara ulaşacak.

Tüketicinin gıdaya ulaşımı çok daha zorlaşacak. Fiyatlar inanılmaz artışlar gösterecek.

Bu gidişle olacak olan bu…

Elbette ki ‘’kaçınılmaz’’ değil…

Bu gidiş önlenebilir.

Nasıl önleneceği de belli… Kısaca ‘’üretene destek’’ denilebilir.

Ziraat Mühendisleri Odası’nı bu konuda önerileri var.

"- 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesi uygulanmalı; tarımsal desteklere ayrılan kaynak yasal hedef doğrultusunda artırılmalıdır.

- Destekler, üreticinin artan girdi maliyetlerini ve enflasyon karşısındaki kayıplarını dikkate alacak biçimde düzenlenmelidir.

- Destekleme ödemeleri üretim takvimine uygun, zamanında ve öngörülebilir biçimde yapılmalıdır.

- Küçük ve orta ölçekli üreticiler, genç çiftçiler ve kırsalda üretimi sürdürmeye çalışan kesimler özel olarak desteklenmelidir.

- İklim krizine uyum, su ve toprak kaynaklarının korunması, sürdürülebilir üretim ve tarımsal araştırma-yayım faaliyetleri destekleme politikasının temel unsurları olmalıdır.

- Üretim planlaması, tarımsal desteklerin planlanması ve uygulanmasında bilimsel veriler, meslek odaları, üretici örgütleri ve kooperatiflerin görüşleri dikkate alınmalıdır."

6 madde halinde sıralanan öneriler böyle…

‘’Abartılı’’ demek olanaksız…

Öneriler gerçekleştirilebilir.

Gerçekleştirilmelidir de…

Tarımsal üretimdeki sorunlardan, üreticiler doğruda etkileniyor. Ancak etkilenen yalnızca onlar değil… Toplumun tamamı doğrudan etkileniyor.

Onun için öneriler yaşama geçirilmelidir.

Yaşama geçirilmeleri zor da değil…

İthalat ile yabancı ülkelerin üreticilerine sağlanan desten kendi üreticilerimize kaydırılsa yeter.

Bu kadar basit…

Yeter ki niyet edilsin…

Bugüne kadar ne yazı ki gereken yapılmadı. Umarız ki artık yapılır.

Yoksa gidiş kötü ki kötü…