Odunpazarı Belediyesi’nin Tarihi Kurşunlu Külliyesi’ni tahliye işlemi “şimdilik” durduruldu. Henüz net bir karar olmasa da en azından mahkeme kararının beklenmesine karar verildi.
Köşe yazımı yazarken tam bu cümleyi kuruyordum ki, Odunpazarı Belediyesi’nden şöyle bir mail geldi: “30 Ekim'de mahkemenin kararını beklemek üzere tahliyeyi durduran Kaymakamlık, 2 Kasım'da yeni bir yazıyla Kurşunlu Külliyesi'nin 3 Kasım saat 11.00'de Vakıflar Bölge Müdürlüğüne teslim edilmesini istedi.”
Süreç içinde herkes bir şeyler söylerken, AK Partinin önceki dönem İl Başkanlarından Dündar Ünlü, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı. “Eski” demiyorum. Çünkü Dündar Ünlü, bu ifadeyi pek sevmez.
Ünlü, “Şehrimizde vatandaşların hizmetine sunulan, kamu kurumlarına ve vakıflara ait işletmelerin, altyapısı daha uygun olan belediyeler tarafından işletilmesi vatandaşlarımızın menfaatinedir. Bu bağlamda, Kurşunlu Külliyesi’yle ilgili mevcut pürüzlerin giderilerek işletmenin Odunpazarı Belediyesi tarafından yürütülmeye devam edilmesi hem vatandaşlarımız hem de bölge açısından daha olumlu sonuçlar doğuracaktır” dedi ve bazı AK Partililerin hıncına maruz kaldı. Öyle ki “YENİ Parti’ye mi geçecek?” gibi sorular soruldu. Oysa Dündar Ünlü’yü az çok tanıyanlar bunun mümkün olmadığını bilir.
Siyasi partilerde, kurumlarda, insan ilişkilerinde herkes herkesle ya da bir kişiyle aynı fikirde olmaya o kadar alışmış ki, bir kişi çıkıp farklı bir cümle kurduğunda, başına gelmedik iş kalmıyor. Başıma geldi, oradan biliyorum. Bu cümle-ler aklı selim bile olsa fark etmiyor. Öyle bir tahammülsüzlük oluşmuş ki insanlar arasında anlamaya çalışmak, acaba demek vs imkânsız olmuş.
Bu yakın zamanda AK Parti Eskişehir Teşkilatı içinde Dündar Ünlü’nün başına gelmiş olsa bile diğer siyasi partiler için de durum pek farklı değil. Aynı fikirde olmak ve katılmak zorundasınız. Nokta! AK Partili iseniz muhalefet belediyeleriyle ilgili olumlu bir cümle kuramazsınız ya da tam tersi muhalefet belediyesiyseniz iktidardan herhangi biriyle bir araya gelemezsiniz.
Zamanında Gürhan Albayrak ve Ayşe Ünlüce, Kurtuluş Kapalı Pazar Yeri için birlikte hareket etmiş ve şehrin menfaatine bir sonuç ortaya çıkmıştı. O dönemde Albayrak, tabiri caizse kendi partililerinden dayak yemiş, Ayşe Ünlüce için de “AK Parti’ye geçiyor” diye yorumlar yapılmıştı. Gelin görün ki Ayşe Ünlüce, o gün nasıl AK Parti’ye katılmadıysa, bugün de Dündar Ünlü YENİ Parti’ye katılmıyor, katılmaz da.
Dündar Ünlü, vakti zamanında da Hatboyu Projesi için bazı eleştirilerde bulunmuştu. Yıllar sonra Hatboyu’nun geldiği durum ortada. Belki o dönemlerde Ankara’dakiler, “Eskişehirli” bir siyasetçi olan Dündar Ünlü’nün çıkışlarına kulak verselerdi, bugün bambaşka bir Hatboyu görüyor olabilirdik. Ama maalesef siyasetteki “tek seslilik” o dönemde de ağır bastı.
Bundan sonra Dündar Ünlü, AK Parti’ye küser mi? Tabi ki hayır. İl başkanlığı sürecinden tanıdığımız kadarıyla doğru bildiğini söylemeye, Eskişehir’in seslerinden biri olmaya devam eder.
Bugün siyasette 'ben böyle düşünmüyorum' diyebilmenin zorlaştığı bir dönemde, Dündar Ünlü’nün ki sıradan olması gerekirken, iddialı bir çıkışa dönüştü. Öyle gözüküyor ki, bundan sonra siyaset, fikirlerin tartışıldığı bir arena olmaktan çıkıp, kimin daha yüksek sesle aynı şeyi söyleyeceğinin test edildiği bir sadakat korosu olmaya devam edecek.