19 Ekim 2017 Perşembe, 15:38

 1-Murat TAŞKIN (BİZDEN SÖYLEMESİ)

Yapılmayan seçimlerin sonuçları için bugünden niyet okumamak lazım…

250

 


-Belediye seçimleri öne alınır mı?


-Seçimler öne alındığında ismi CHP’nin Cumhurbaşkanlığı adaylığında ismi geçen Yılmaz Büyükerşen 5 nci dönem için aday olur mu?


-Aday olması halinde tüm yetkiyi de eline alacak olan Büyükerşen, ilçe belediye adaylarının belirlenmesinde, isimler üzerinde nasıl bir yöntem uygular?


-Aday olması halinde Büyükerşen, genel merkeze “Ben ilçe belediyelerinde bu isimleri istiyorum” ya da “Ben ilçe belediyelerinde bu isimleri istemiyorum” baskısında bulunur mu?


-Büyükerşen aday olursa Ahmet Ataç’ın tavrı ne olur? Tepebaşı ile devam mı eder? Yoksa başka bir yol mu izler?


-Büyükerşen aday olmazsa, CHP’nin Büyükşehir adayı kim olur? İhtimali en yüksek isim olan Ahmet Ataç mı? Yoksa başka bir isim mi?


-Büyükerşen’in aday olmaması halinde Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ne yapar? “Büyükşehir adaylığı için ben de varım” mı der? Yoksa Odunpazarı ile devam etmek mi ister. Ya da kulvar değiştirip, yine Milletvekilliğini mi dener?


-Yılmaz Büyükerşen’in aday olmaması halinde CHP’de çadır karışır mı? Büyükşehir adaylığı konusunda var olan Ataç ve Kurt’un dışında sürpriz isimler ortaya çıkar ya da çıkartılır mı?


-Belediye seçimleri erkene alındığı takdirde, AK Parti Eskişehir’de nasıl bir aday profili ile ortaya çıkar?


-Büyükşehir adayı 2014’de olduğu gibi yine Harun Karacan mı olur?


-Karacan’ın genel başkan yardımcısı olması ve kulvar değiştirmesi nedeniyle aday olmaması halinde, AK Partinin Eskişehir büyükşehir adaylığını hangi isim üstlenir?


-Böyle bir durumda AK Parti Eskişehir’e büyükşehir adayı olarak dışarıdan tanınmış ve bilinen bir isim gönderebilir mi?


-Harun Karacan AK Partinin büyükşehir adayı olmaması halinde , aday gösterilecek ismin belirlenmesi konusunda tek yetkili isim olur mu?


-Kulislerde konuşulduğu üzere, AK Partinin büyükşehir adayı olarak Nabi Avcı mı gösterilir?


-AK Parti büyükşehir adayı gösterilmesi halinde Nabi Avcı’nın Büyükerşen karşısında şansı ne olur?


-Büyükerşen’in aday olmaması halinde aynı Nabi Avcı’nın, muhtemel CHP büyükşehir adayı olarak gösterilecek Ahmet Ataç, Kazım Kurt ya da sürpriz bir isim karşısında şansı artar mı?


-AK Parti Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerinde belediye başkan adayı olarak hangi isimleri gösterir?


-Odunpazarı’nda adaylığı neredeyse kesin gibi olan Volkan Doğan’ın, sol seçmen ağırlıklı bölgede seçimi almaya gücü yeter mi?


-Tepebaşı bölgesinde gösterilecek aday Dündar Ünlü mü olur?


-Seçimlerin öne alınması halinde MHP’nin Eskişehir’de tavrı ne olur?


-Eskişehir’deki MHP seçmeni kendi adaylarına mı yönelir? Yoksa bu güne kadar olduğu gibi CHP ve AKP adaylarına mı?


-MHP’den ayrılan ve Meral Akşener’in partisine katılan grup, belediye seçimlerinde nasıl bir yol izler?


Bunun gibi yüzlerce soru var 2019 seçimlerine yönelik cevap bekleyen.


Bu soruların cevapları süreç içinde ortaya çıktıkça, Eskişehir’de “erken” ya da “zamanında” yapılacak olan seçimlerin de sonuçları yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlayacak.


O yüzden…


Bu günden erkene alınıp alınmayacağı dahi belli olmayan seçimlerin sonuçlarını tahmin etmek, galipten sesler duymaktan, niyet okumaktan ve doğmamış çocuğa don biçmekten öteye gitmeyecektir…


Zira…


Nereden baksanız, seçimlere 1 yıl civarında bir süre var.


Bu süre, her şeyin tepetaklak olmasına yeter de artar bile…


Bizden söylemesi…


.....


 


Eskiye özlem…


 


Haller gençlik merkezini her gördüğümde o binanın Sebze Hal’i olduğu günleri hatırlıyorum…


İbis Otel’in her önünden geçtiğimde o binanın TMO görevi gördüğü yıllara gidiyor zihnim.


Özdilek Sanat Merkezi’nin he zaman yanından geçsem, o binanın MİT binası olarak kullanıldığı yılları ve o bina içinde neler yaşandığı geçiyor aklımdan.


Çukurçarşı’nın bu günkü hali, önünden her geçişte eski halini hatırlatıyor insana.


Büyük park’ın olduğu yerde Muttalıp mezarlığının varlığını hissediyorum.


Porsuk’daki Gondollar, sandalları hatırlatıyor ister istemez…


Her ne kadar dönüşseler ve yenilenmiş olsalar da üzerlerinde hala eski anıları saklıyor ve koruyor bu saydıklarımız…


Ama-Fakat-Lakin…


Bir de dönüşüp yenilenerek, hafızalardan tamamen silinenler var bu şehirde…


Örneğin…


Badem ağaçlarının olmadığı bir Bademlik, Vişne ağaçlarının olmadığı bir Vişnelik kaldı elimizde.


Yeni görüntüleriyle eski anılarınızı getiremiyor ne yazık ki…


Anadolu Üniversitesi’nin ilk kurulduğu, sonrasında yıllarca İşçi Bulma Kurumu olarak görev yapmış o binanın önünden geçerken hiçbir şey hissetmiyor insan.


Yarın yıkıldığında Atatürk stadyumu da, önünden geçtiğimizde hiçbir şey hissettirmeyecek.


Çünkü…


Eskiden bu güne taşıyacak hiçbir izi kalmayacak.


İnsan yaşı ne olursa olsun, hangi zamanda yaşarsa yaşasın eskiye özlem duyuyor…


.....


 


Kazım Kurt’un sözleri…


 


Bir kurumun başına gelen kişi, işe kendinden önce görev yapan yöneticinin izlerini silmekle başlar.


Onun başlattığı projeleri durdurur, onun aldığı kararları bozar ve onun yaptıklarını yıkarak ortadan kaldırır.


Böylece…


O kurumda her şeyin kendisiyle başladığı ve kendisiyle de sonsuza kadar devam edeceğini düşünür.


Halbuki…


O nasıl kendinden önce görev yapan yöneticinin izlerini silip atıyorsa, kendinden sonra gelecek yöneticinin de aynı şekilde davranarak, kendisine ait izlerin o kurumdan sileceğini hiç düşünmez.


Sırf bu yüzden kurumlarda yapılan pek çok olumlu iş sona erdirilmiştir.


Sırf kendinden önceki yönetici tarafından alındığı için pek çok olumlu uygulamaya son verilmiştir.


Sırf bu yüzdendir ki eski yöneticilerin yaptırdığı binalar yeni yönetici tarafından yıktırılmıştır.


Hiçbir yönetici “Benden öncekiler böylesine doğru işler yapmışlar” diyerek, geçmişe şükran duymaz.


Hiçbir yeni yönetici “İyi ki benden önceki yönetim böyle isabetli uygulamalar başlatmış” demez.


Ve hiçbir yeni yönetici, yaptığı iyi ve isabetli çalışmalardan dolayı önceki yönetimlere teşekkür etmez.


Dedik ya; her gelen yönetici, geldiği yende her şeyin kendisiyle başladığını düşünür.


O’na göre, o kurumda, o göreve gelmeden önce hiçbir şey yapılmamıştır.


İşte bu çerçevede, Cam Festivalinin AK Partili Belediye Başkanı Burhan Sakallı döneminde başlatılan bir etkinlik olduğunu belirten ve “Bizden önce başlamış bir festival olduğunun altını çizerek söylemek istiyorum. Burhan Bey zamanında Türkiye’nin en ciddi yatırımlarından biri yapılmış. Kendisine teşekkür ediyorum. Ben hiçbir zaman devr-i sabık olsun, insanlar hesap sorsun gibi davrananlardan değilim. Bu işte bir devamlılık vardır, doğru bir iş yapılmışsa bunu büyüterek sürdürmek lazım. Daha da iyileştirmek lazım” diyen Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un sözleri son derece anlamlıdır…


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 

  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar