Eskişehir’de kış iyiden iyiye bir iki gündür kendini göstermeye başladı. Havalar soğudu, o meşhur kuru ayaz kapıya dayandı. Hani insanın yüzünü kesen, iliklerine kadar işleyen cinsten olur Eskişehir’in kuru ayazı. Bilenler bilir… Şimdi önümüzde uzun bir kış, bir de bu kışı nasıl geçireceğini düşünen binlerce insan var.
Eskişehir’in yazı kısa, kışı uzun olur. Bunu bu şehirde yaşayan herkes bilir. Ama artık mesele yalnızca soğukla mücadele etmek değil. Asıl mesele, ısınabilmenin bedelini ödeyebilmek.
Doğalgaz faturaları daha şimdiden kara kara düşündürüyor insanı. Kombinin derecesini biraz yükseltsen fatura kabarıyor, kıssan ev soğuyor. Bir yanda üşüyen bedenler, diğer yanda ay sonunu getirmeye çalışan cüzdanlar… İnsan ne yapacağını şaşırıyor.
Hele bir de emekliyseniz… Yıllarca çalışmış, didinmiş, ömür tüketmiş… Bugün geldiğiniz noktada aldığınız maaşla hem karnınızı doyuracak hem evinizi ısıtacak hem de diğer ihtiyaçlarınızı karşılayacaksınız. Peki, nasıl? Market alışverişi ayrı dert, kira ayrı dert, faturalar ayrı dert… Kış geldiğinde bütün bu dertlere bir de doğalgaz ekleniyor.
Çocuk okutan aileleri bir düşünün. Servis parası, okul masrafı, beslenme çantası, kırtasiye, giyim kuşam… Çocukların ihtiyaçları bitmiyor, hayatın masrafları eksilmiyor. Anne baba, bir yandan evladının geleceği için çırpınırken diğer yandan evin mutfağını nasıl döndüreceğini hesaplıyor. Hangi birine yetişsin?
İnsan artık evinde rahatça oturup ısınırken bile hesabını yapmak zorunda kalıyor. Oysa sıcak bir ev, lüks değil; en temel ihtiyaçlardan biri. Hele çocukların, yaşlıların, emeklilerin soğukta kalma endişesiyle yaşaması hiç kimsenin içine sinmemeli.
Elbette kış gelecek, havalar soğuyacak. Bizim derdimiz, kışın yükünün vatandaşın omuzlarına bu kadar ağır binmesi. Çünkü soğuk hava herkesi üşütür ama geçim sıkıntısı herkesi aynı ölçüde vurmaz. Dar gelirliyi, emekliyi, asgari ücretliyi ve çocuğunun geleceği için mücadele eden aileleri çok daha fazla yakar.
Dilerim bu kış kimse ısınmakla, karnını doyurmak arasında tercih yapmak zorunda kalmaz. Dilerim emekli, aldığı maaşla ay sonunu getirebilir; anne baba, çocuğunun ihtiyacını karşılarken kendi temel ihtiyaçlarından vazgeçmez. Çünkü kış uzun, hayat pahalı, sabır ise herkesin cebinde sınırsız değil… Unutmayalım; bir evin ocağını tüttürmek kadar, o evin içindeki insanları sıcak tutabilmek de önemlidir. Eskişehir’in ayazı zaten yeterince sert. Bir de geçim derdiyle kimsenin içi üşümesin!