17 Ağustos 2019 Cumartesi 485 Okunma

Kazım Kurt’un söylediği çıktı…

Seçimlerin öncesindeki süreci şöyle bir hatırlayın…
Özellikle AK Parti cephesinde, seçimler adeta Odunpazarı ilçesinden ibaretmişçesine bir hava hakimdi.
Artık kazanılması mümkün olmadığından mıdır yoksa başka bir nedenden ötürü mü bilemiyoruz ama AK Parti içinde ne Büyükşehir ne de Tepebaşı için bir yarış göze yaşanmazken, Odunpazarı seçimleri oldukça revaçtaydı.
Hemen her gün AK Partili bir ismin Odunpazarı adaylığına niyetlendiği çıkıyordu ortaya.
Odunpazarı bölgesinin revaçta olması sadece AK Parti için de geçerli değildi hani…
Cumhur İttifakının ortağı MHP’de bu ilçede aday göstermeyi açık açık isterken, İYİ Parti de yine Odunpazarı’nda aday çıkartmaya niyetli olduğunu her fırsatta gösteriyordu.
Nitekim İYİ parti ittifaka rağmen Odunpazarı’nda aday çıkarttı.
Sonuç olarak tüm bu anlattıklarımız, seçime yönelik tüm dikkatleri ister istemez Odunpazarı’na çevirdi.
Bu durum, Odunpazarı seçimlerinin müthiş bir yarışa sahne olacağının da adeta habercisiydi.
İşte o dönemde, yani AK parti’de Odunpazarı aday adayı enflasyonunun yaşandığı dönemde CHP’nin adayı Kazım Kurt’a sormuştuk bunun nedenini…
-“Sizi zayıf bir aday olarak gördükleri için mi? yoksa, kazanabilecekleri bir tek Odunpazarı olduğu için mi, AK Partide bu kadar çok aday ismi geçiyor? Niçin bütün partilerin gözü Odunpazarı’nda” diye…
Önce gülümsemiş, ardından da “Valla o bizde değil de karşı tarafta, yani AK Parti cephesinde bir sıkıntı olduğunu ortaya koyuyor. Göreceksiniz bu sıkıntı Odunpazarı’nı kaybettiklerinde de yaşanmaya devam edecek.” demişti.
Dediği çıktı iyi mi?
Odunpazarı’nda CHP ve Kazım Kurt seçimi kazandı.
Seçimlerin üzerinden 2 ayı aşkın bir zaman geçti.
Bu gün hala AK parti’de Odunpazarı seçimlerinin kaybedilme nedenleri konuşuluyor.
Partililer, adaydan tutun da seçim sürecinde yapılan yanlışlara kadar kendi aralarında özeleştiriler yapıyor.
Aynı AK partililer, “İYİ Parti Odunpazarı’nda aday çıkartmasaymış, biz ciddi fark yermişiz” diyor.
MHP’liler “Odunpazarı’nda AK Parti yerine biz aday çıkartsaydık, seçimi kazanma ihtimalimiz olurdu” şeklinde değerlendirmeler yapıyor.
Görünen o ki;  AK parti’de Odunpazarı’nın kaybının yarattığı travma kolay kolay unutulacak gibi değil…


.....


Onlar yapar biz yakarız…


Arjantin’de kitaplar el yapımı olmaya başlamış.
Kitabın her sayfasına Jacararnda ağacının tohumları yerleştiriliyormuş.
Ast içermeyen ve parçalanabilir mürekkeple hazırlanan kitaplar okunduktan sonra her sayfası toprağa gömülüyor, üzerine su döküldükten bir müddet sonra söz konusu ağacın fidanları çıkmaya başlıyormuş.
Bu sayede ülkenin binlerce ağaca kavuşacağı hesap edilmiş.
***
 Japonya’nın en çok okunan gazetelerinden biri de buna benzer bir uygulama ile hazırlanıyormuş.
Mainicichi gazetesi okunduktan sonra toprağa gömüldüğünde çiçek açmaya başlıyormuş.
Mürekkebi sebze kaynaklı olan gazete, aynı zamanda çiçek tohumları için gübre vazifesi görüyormuş.
Bu sayede Japonya’nın hemen her yeri çiçeklerle kaplanmış.
***
Bu iki haberi okuyunca ister istemez ülkemizde hemen her gün gelen orman yangınları haberlerini anımsadık.
Çoğu cahillik ve ihmalden çıkan, bazıları da imara açılması için kasıtlı çıkartılan yangınlar geldi akılımıza…
Adamlar hem okuyor hem de okuduktan sonra ülkelerini ağaçlar ve çiçeklerle kaplıyor.
Biz okumuyor üstelik bildiğiniz yakıyoruz…
Ne diyelim…
Onlar yapıyor biz ise yakıyoruz…


.....


Eskidenmiş o siyaset!


Eskiden: Partiler adaylarını hakim huzurunda önseçim ile belirlerdi…
Şimdi: Genel merkezlerde ve torpille belirleniyor.
***
Eskiden: Önseçimde parti üyeleri ve delegeler aday belirlemede söz sahibi olurdu.
Şimdi: partili olmasa bile genel başkana yakın olanlar rica ve tehdit ile aday belirliyor.

***
Eskiden: Milletvekili Genel Başkana kafa tutar "Beni partili seçti" derdi.
Şimdi: Milletvekili genel başkanın emir erinden farksız durumda.
***
Eskiden: Parti yöneticileri şehrin önemli insanlarına ‘Gel hizmet için aday ol’ baskısı yapılırdı.
Şimdi: Şehrin en önemsiz adamları bile parti yöneticilerine "Ben olayım" diye baskı yapabiliyor.

***
Eskiden: Aday olmayı düşünenler üye ve delegeyi ikna etmek zorundaydı.
Şimdi: Genel merkez yöneticilerini ikna etmek için uğraşıyor.

***
Eskiden: Parti delegeleri partinin en önemli isimleriydi,.
Şimdi: Parti delegelerinin kedi kadar yolu yok.

***
Eskiden: Partiler, üye ve delegelerine sonuna kadar güvenirdi.
Şimdi: Anketlere ve kamuoyu yoklamalarına daha çok güvenilir oldu.

HHH
Eskiden: Üye ve delegenin tercihi ile ilgili hiçbir itiraz olmazdı.
Şimdi: Genel Başkanın tercihi ile ilgili hiçbir itiraz olmuyor.

***
Eskiden: Aday olmanın kriterleri arasında “Haddini bilmek" vardı.
Şimdi: Haddinin farkında olmayanlar bile adaylık hayali kurar oldu.

***
Eskiden: Politika yapanlar hizmet etme uğruna parasını pulunu harcardı.
Şimdi: Politika yapanlar para pul sahibi olmak için gayret sarf eder oldu.

***
Eskiden: Şehrin tanımadığı insanların aday olma şansı yoktu…
Şimdi: Şehri temsil edenlerin yarısı dışarıdan geliyor.
HHH
Eskiden: politikanın okulu olmadığı için siyaset dışarıda yapılırdı.
Şimdi: Her parti siyaset okulu açtı ama, siyaseti adam gibi yapan kalmadı.

***
Eskiden: Ocak’lar, Bucak’lar vardı siyasetçi yetiştiren.
Şimdi: birilerinin kucağında ve kanadının altında yetişmeye başladı insanlar.

***
Eskiden: Meclis üyeleri, konusunda uzman teknik adam özelliği taşıyan insanlardan seçilirdi.
Şimdi: iki günlük eğitim, 500 Tl para ve siyaset Akademisi derslerine girmek yeterli haline geldi.

***

Eskiden: Partiler, parti binasından yönetilirdi.
Şimdi: Ya Belediye Binasından, ya da Vakıf ya da dernek binalarından yönetilir oldu.