14 Temmuz 2020 Salı 416 Okunma

CHP’nin “iktidar örgütlenmesi” toplantısı!

Milattan Önce Aristo’nun ortaya attığı bir yöntem var…
İsmi; Ad Homınen…
Sistem, Tezin yerine kişinin eleştirilmesini öngörüyor.
Söz konusu sistemin 2 büyük etkisi var.
1-Kutuplaştırmayı arttırmak.
2-Ne söylendiğinden çok kimin söylediğine göre kanaat oluşturmak.
Söz konusu sistemi uyguladığınızda, Ad Homınen’e maruz kalan seçmen bir süre sonra duyarsızlaşıyor.
Bir müddet sonra da kendini diğer taraftan gelen iyi ya da kötü her türlü söyleme kapatıyor.
Böylece…
Sözünü ettiğimiz seçmen adeta ulaşılmaz, erişilmez oluyor.
Sonuç olarak…
Erişilemeyen seçmen aynı zamanda ikna edilemez seçmen kategorisini oluşturuyor.
***
İşte AK parti iktidarının kurulduğu günden bu yana CHP’ye karşı yürüttüğü sistem aşağı yukarı böyle bir sistemdir…
Tez yerine kişinin eleştirilmesinden yola çıkarak, CHP ve CHP’nin fikirleri yerine Kılıçdaroğlu’nun eleştirilmesini, bunu yaparken de bilerek ve isteyerek kutuplaştırmayı başardı.
AK parti böylece, süreç içinde seçmenini duyarsızlaştırdı.
Seçmenin, diğer taraftan gelen iyi-kötü her türlü söyleme kapatarak, erişilir olmaktan çıkarttı.
İşte bu yüzden duyarsızlaşan seçmen CHP’den ve Kılıçdaroğlu’ndan gelen iyi söylem ve davranışlara bile tepki vermiyor.
Söylediği doğrular bile bu seçmenin nazarında kıymeti olmuyor.
Erişilmez hale gelen seçmen CHP tarafından bir türlü ikna da edilemiyor.
Çünkü…
Yukarıda da söylediğimiz gibi sözünü ettiğimiz seçmen CHP’den gelecek her türlü söylem ve eyleme kendini kapatmış bir vaziyete gelmiş durumda.
***

Ortada bir sistem varsa, o sistem ile mücadele yöntemi de mutlaka vardır.
Ancak…
CHP’nin bugüne kadar AK parti’nin kendisine karşı yürütmüş olduğu sisteme karşı bir mücadele yöntemi geliştiremedi.
Dün CHP “İktidar Örgütlenmesi” adıyla bir toplantı düzenlemiş.
Toplantıda İl başkanı Recep Taşel’in konuşmasını okudum haber metinlerinden.
Taşel “Sokağa çıkarak Eskişehir’i ayağa kaldıracağız” demiş.
Öncelikle şunu söylemekte yarar var,
Sokağa çıkmanın çok da seçim kazandıracağını tahmin etmiyorum.
Zira…
Bugüne kadar mahalli seçimlerin haricindeki her genel seçimi kaybeden CHP bu seçim yenilgilerini sokağa çıkmadığı için almadı ki…
Aksine…
Her seçim öncesi sokağa çıktığı fakat insanları ikna edemediği için kaybetti.
O halde CHP’nin bugün yapması gereken ve ihtiyacı olan şey  “İktidar örgütlenmesi” toplantısından çok, kendisini CHP’ye kapatan,  erişilmez ve ikna edilmez hale gelen seçmeni bir şekilde çözecek yöntemleri araştırıp bulmak olmalı sanki…
İktidara örgütlü bir halde gelmek iyidir ama önce iktidarın yolunu açmak olmalı…
Bunun da yolu kendisini CHP’ye kapatan ve hem erişilmez hem de ikna edilmez olan seçmeni çözecek anahtarı keşfetmekten geçiyor.


.....


Sultan bir elma kopartırsa…


Komutan asker’i çağırıp “Bu parayı al da, git bana  bir top dosya kağıdı al” diye emir vermiş…
Asker ise komutana “Helva alsak olmaz mı komutanım?” diye sormuş.
Dosya kağıdını ucundan kıyısından tırtıklayamayacak ya!
Yerine almayı önerdiği helvanın en azından kıyısını gelene kadar yiyecek.
***
Sultan bir bağa girip elma kopartırsa, bundan yüz bulan adamları ağaçları kökünden söker…
Komutan 5 tane yumurtayı parasız alırsa, ordunun içinde tavuğun 5 bini birden kızartılmaya başlanır.
Zalim sonunda ölür gider de, lanetle anılan adı Dünya’da kalır.
Ne güzel söylemiş değil mi Şadi Şirazi…
Yıllar öncesinden adeta bu günü işaret etmiş.
Devletin kurumlarından, Odalara-Derneklere kadar her şey tepede başlıyor.
Zincirleme olarak aşağıya kadar iniyor.
Öyle şeyler oluyor ki, bir kurumda, bir odada bir dernekte, herkes konumuna, pozisyonuna, gücüne göre yiyor.


.....


Acilen kanun çıkartılmalı…


Dün “Heybeliada’da yangın çıkmış” dediğimiz hemen herkes şu aynı tahminde bulundu;
-“Kesin Otel yapmak için yakmışlardır abi”
Söz konusu yangın kazayla ya da kendiliğinden çıkmış olsa bile insanların tamamına yakını durup dururken yangın çıkmayacağına inanıyor.
Dahası…
Çıkan her yangının; birilerinin otel ve benzeri turistik tesis yapmak için kasıtlı olarak yaktığına, devlet kurumlarının da buna çanak tuttuğuna inanıyor.
Şimdi;
İnsanlar durup dururken niçin böyle düşünsün?
Öyle ya… Yangın bu…
Ağaçlar arasına atılan bir boş cam şişesinden de çıkar, piknik yapanların dikkatsizliğinden de çıkar, avcıların ya da oradan geçen birinin attığı sigaradan da…
Ama öyle değil işte!
Daha önce sayısız örneği olduğu için insanlar yangınların çıkmadğına, çıkartıldığına ve özellikle de Otel yapmak için ormanların kasıtlı olarak yakıldığına inanıyor.
O halde yapılması gereken tek şey var…
Hemen bir kanun çıkartılacak ve bu kanunda “Yanan ormanlık alanlara kesinlikle bir tesis kurulamaz” maddesi eklenecek.
Böyle bir kanun çıkartılır ve sonuna kadar uygulanırsa, insanlar ancak yangınların kasıtlı çıkartılmadığına, kendiliğinden çıktığına inanır.
Aksi takdirde…
Çıkan her Orman yangınının “Otel yapmak için kasıtlı çıktığına” bundan sonra da herkes inanmaya devam eder.
Not- Ben de orman yangınlarının, hele hele turizm merkezleri içindeyse kasıtlı ve Otel yapımı için çıkartıldığını düşünüyorum…


.....


BİRAZDA GÜLMEK LAZIM


Bir adamla karısı evliliklerinin 25'inci yılını kutlarken, bir anda ortaya çıkan "Evlilik Perisi" demiş ki:
- Sizler 25 yıl evli kaldığınız için ödülü hak ettiniz. Her ikinizin de birer dileğini yerine getireceğim. Haydi bakalım bana dileklerinizi söyleyin.
Kocası daha ağzını açmadan kadın atılmış:
- Biz evliliğimiz boyunca hep fakir yaşadık ve çok sıkıntı çektik. Ne olur bizi zengin yap!..
Elindeki sihirli sopayı sallar sallamaz, evin içindeki her yeri parayla dolduran Evlilik Perisi, bu defa erkeğe sormuş:
- Ya senin dileğin nedir?
Adam, uzun uzun karısına baktıktan sonra dileğini söylemiş:
- Kendimden 30 yaş küçük bir kadınla evli olmak istiyorum!..
Evlilik Perisi elindeki sopayı tekrar sallamış.
Dileği yerine gelen adam artık 70 yaşındaymış!..