28 Ekim 2020 Çarşamba 529 Okunma

Bir türlü tutmayan iddia

Yıl 2004...
Mahalli seçimlerin hemen öncesi...
Dönemin AK Parti il başkanı ve yine dönemin AK Parti Milletvekilleri seçimlerde iddialı olduklarını açıklayıp şu iddiada bulunuyor:
- “Seçimlerde Büyükşehir dahil tüm ilçe belediyelerini kazanacağız”
Seçimler yapılıyor.
AK Parti tüm ilçeleri kazanıyor kazanmasına da Büyükşehir Belediyesini kaybediyor.

***
Yıl 2009.
Mahalli seçimlerin hemen öncesi.
Dönemin AK Parti il başkanı ile yine dönemin AK Parti Milletvekilleri seçimlerde iddialı olduklarını açıklayıp şu iddiada bulunuyor:
- “Seçimlerde Büyükşehir dahil tüm ilçe belediyelerini kazanacağız”
Seçimler yapılıyor.,
AK Parti Büyükşehir Belediyesini kazanamadığı gibi elindeki Tepebaşı Belediyesini de kaybediyor.

***
Yıl 2014...
Mahalli seçimlerin hemen öncesi.
Dönemin AK Parti il başkanı ile yine dönemin AK Parti Milletvekilleri seçimlerde iddialı olduklarını açıklayıp şu iddiada bulunuyor:
-”Seçimlerde Büyükşehir dahil tüm ilçe belediyelerini kazanacağız”
Seçimler yapılıyor.
AK Parti Büyükşehir ve Tepebaşı belediyelerini  yine kazanamadığı gibi elindeki Odunpazarı işle Han ve Mahmudiye Belediyelerini de kaybediyor.

***
Yıl 2019.
Mahalli seçimlerin hemen öncesi.
Dönemin AK Parti il başkanı ile yine dönemin AK Parti Milletvekilleri seçimlerde iddialı olduklarını açıklayıp şu iddiada bulunuyor;
- “Seçimlerde Büyükşehir dahil tüm ilçe belediyelerini kaxanacağız”
Seçimler yapılıyor.
AK Parti Büyükşehir, Tepebaşı, Odunpazarı, Han ve Mahmudiye belediyelerini yine kazanamazken, elindeki Alpa ve Seyitgazi belediyelerinden oldu.

***
Sonuç olarak;
AK Partililer her seçim öncesi aynı iddiada bulundu ama her seçimde kaybettiği belediyelere yenileri eklendi.
Geçtiğimiz hafta sonu AK Parti Tepebaşı ilçe kongresi vardı
Kongre salonunda  il başkanı Zihni Çalışkan'ın  yaptığı konuşmada “2024 mahalli seçimlerinde Büyükşehir dahil bütün ilçe belediyelerini alacağız” demesi aklımıza getirdi yukarıdaki tarihsel süreci.
Süreci 2004 yılından bu yana gözden geçirdiğimizde, Ziğhni Çalışkan'ın her seçim öncesi tekrarlanan ama bir türlü tutmayan “Büyükşehir dahil tüm ilçeleri kazanacağız” iddiası yerine, “Elimizde bulunan belediyeleri koruyacağız” iddiasında bulunsa sanki daha gerçekçi olurdu gibi...


....


Ülke şartlarında kendileri için gelecek
göremeyen gençler


Sosyal Medya sayfaları üzerinde sık sık önünüze düşen videolar oluyor.
Muhakkak her gün, hemen her konuda yüzlercesini görüyor, onlarcasını da izliyorsunuzdur.
Bu videolar arasında, izlemesiniz de mutlaka dikkatinizi çektiğini düşündüğümüz yabancı ülkelerde eğitim ve iş olanaklarına ilişkin videolar mevcut...
İngiltere'de iş olanakları.
Kanada'da eğitim fırsatları.
Avrupa ülkelerinde oturma izinlerinin nasıl alındığı.
ABD'de çalışma belgesinin alınma şartları gibi bilgiler içeren videolar bunlar.
Söz konusu videoların altındaki izlenme oranlarına baktığınızda, her birinin milyonlarca kez izlendiği görülüyor.
Sözünü ettiğimiz bu videoların bu kadar izlenmiş olması ve izleyen milyonların da tamamının gençler olduğu düşünüldüğünde, bunun tek açıklaması olduğu çıkıyor ortaya.
Yani...
Gençlerin ülkeden bir şekilde ve bir yolunu bulmak suretiyle kaçmak istemeleri.
Bir anlamda, ülke şartlarında kendileri için parlak bir gelecek görememeleri olsa gerek.


.....


    İyi de şimdi bizim suçumuz ne?


Fransa Türk malları için boykot başlattı.,
Bunun üzerine Camharbaşkanı Erdoğan da haklı olarak “Madem öyle Fransız mallarını boykot çağrısında bulunuyorum” dedi.
Dün bir işdamı ile denk geldik.
Yaptığı iş: Fransız markasının Eskişehir'deki bayiliği...
Tam 55 kişi çalıştırıyor yanında...
Zaten salgın nedeniyle 8-9 aydır işlerin kötü olduğunu söylüyor.
Ardından lafı boykot meselesine getirip “Elbette Fransa'nın boykot çağrısına ülkemiz de aynı şekilde cevap verecek. Ancak bizim suçumuz ne? Elbette ülke çıkarları ve hakları her şeyin üstündedir ama bu işte bütün olan bize olacak. Benim gibi Fransız markaları ile ticaret yapan bir sürü iş adamı ve ticarethane  var ve buralarda çalışan ve evine ekmek götüren binlerce çalışan var.” diyor...
Bir an kendimi onun yerine koydum...
- “Haklı mı haklı valla” dedim.
Sonra düşündüm ki; “Niye ciddiye alıyoruz ki bu olayı? Nasıl olsa daha öncekiler gibi bugün söylenir, yarın unutulur. Maksat milletin gazını almak değil mi?” dedim kendi kendime...


.....


BİRAZDA GÜLMEK LAZIM


Adamın birinin yolda otomobili bozulmuş, dağ başında ortada kalmış. Açmış motor kapağını, arızanın nerede olduğunu anlamaya çalışıyor, birdenbire arkasından bir ses gelmiş: – Platine bak meme yapmıştır! Dönmüş bakmış bir eşek; Başka da kimseler yok, afallamış. Şaşkın şaşkın bakarken eşek tekrarlamış: – Aptal aptal suratıma bakacağına, platine bak diyorum sana, meme yapmıştır. Adam bir eşeğin konuşabileceğine akıl erdiremediğinden dehşete düşmüş ve kaçmaya başlamış... Deliler gibi koşarken köylünün biri yolunu kesmiş: – Hayrola hemşerim, peşine ayı mı düştü? – Ne ayısı yahu arabam bozuldu... – Eeee? – Bir eşek gelip konuştu. – Ne dedi? – Arıza platindendir, platin meme yapmıştır, dedi. Köylü başını sallayarak: – Dinleme sen onun lafını... O, otomobil motorundan değil, traktör motorundan anlar! Ukalalık yapmış...