2 Haziran 2020 Salı 1288 Okunma

NORMALLEŞME HAYALİ

 


Bu yılı hiç yaşayamadık. Hiç kullanılmamış paketinde tertemiz duran koca bir yıl gibi görüyorum. Oysaki 2019’un son akşamını en özenli halimle uğurluyor, büyük bir heyecanla da 2020yi bekliyordum. Nereden bilebilirdik ki 2020 nin her geçen yıldan daha kötü bir yıl olacağını?


Bu virüsle birlikte hepimizde korkuyla birlikte mesafe var. Eskiden olsa sarılıp öpüşmeyen, tokalaşmayanlara egolu derdik. Şimdi ego kavramı da kalmadı. Sağlığımız için sosyal mesafe…


Ee tabi bunun bir de normalleşme süreci olacak. Kapanan mekânlar yeniden hizmet verecek. Yeniden özgürce çıkmaya başladığımız da ikinci dalga gelecek mi tabi kafalarda soru işareti. Zaten sürekli kontroller yapılacak. Mekânlara kapasite kısıtlaması geldi bile. Kurallara uyulmazsa tıpkı sigara cezaları gibi cezalar gelecek. Kurallara ne kadar uyacağız tabi hep birlikte göreceğiz bakalım. Ama şuana kadar gördüğüm şey, herkes evden o kadar sıkıldı ki bir an önce normal hayata dönmenin hayalini kuruyor. Mekânların açılacağı günü dört gözle bekleyenler var.


Ne yalan söyleyelim hepimiz bunun hayalini kurar olduk. Acaba ne zaman gerçekten ülke normal sürece geçecek de eskisi gibi arkadaşlarımızla oturacağız?


Bu süreçte özgürce sokaklarda yürümenin bile kıymetini anlamış olduk. Meğer kıymetini bilmediğimiz ne kadar çok şey varmış. Düşündüren, kendinle baş başa kalmanı sağlayan bu sürece teşekkür de etmek lazım. Bazı göremediğimiz şeyleri, kıymetini anlayamadığımız her şeyin kıymetli oluşunu bize gösterdiği için.


Şehrin her köşesinin, soluduğumuz havanın, sarılmanın kucaklaşmanın, dokunmanın ne kadar önemli ve kıymetli olduğunu gösterdiği için; çok teşekkürler.


Aslında teşekkür edeceğimiz birçok konu oldu. Kalbimizle de yüzleştik. Şimdi oturup baktığımızda geçmişte yaşananlara keşke demek yerine iyi ki diyebiliyoruz. İyi ki kötü şeyler yaşanmış da iyi şeyleri görme şansımız olmuş. Korona, gerçekten sevdiklerimizi gösterdi. Kimi, neyi, ne kadar sevdiğimizi; kimin bizi ne kadar sevdiğini de…


Bu yüzden bu kadar düşünmemize fırsatlar sunan şu günlere her şeye rağmen milyon kere teşekkürler.


Artık biliyorum..


Kimi neden beklediğimi;


Kimi ne kadar sevdiğimi, kime değer verdiğimi, yanlışlarımın doğruyu bulmak için var olduğunu biliyorum.


Biliyorum ki, her şey gerçekten normalleştiğinde, tüm keşkelerim iyi kilere dönüştüğünde, yıllarca beklediğim ve beklemeye devam edeceğim o “en mutlu” günler gelecek… Hangi yıllarda” beklediğim o en mutlu gün geldi”, başlıklı makalemi kaleme alacağım kim bilir..


Ama dilerim gerçekten kıymetini bildiğimiz bir ülkede, birbirimizin de kıymetini bilerek özgürce yaşamaya devam eder; içimizde, kalbimizde netleşebildiğimiz anda tıpkı ilk başta da bahsettiğim gibi, 2020 senesini paketinden çıkarıp özenle kullanma başlarız.


Ee bu seneyi yaşamayı hepimiz hak ettik artık.


Sağlıkla,huzurla,aşkla…


EMİNE GİRGİN